s

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev: Azerbaycan için bir numaralı konu Türkiye

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev, İsrail’in Türkiye’yi kışkırtmak için sözde Ermeni soykırımını tanıma girişimini nasıl ortadan kaldırdıklarını anlattı. Bunu bir borç olarak gördüklerini belirten Hikmet Hacıyev, “Bunun için teşekkür beklemeyiz; bu bizim kardeşlik görevimizdir” diye konuştu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, İsrail’in Türkiye’yi kışkırtma amaçlı Ermeni soykırımını tanıma girişimini nasıl ortadan kaldırdıklarını Türkiye’den bir grup gazeteciye anlattı. “Birçok konuda Ankara ile istişare ettiğimiz hâlde, bu konuda Ankara ile konuşmadan adım attık. Çünkü ‘bir millet, iki devlet’ ilkesi de bunu gerektirir” ifadesini kullanan Hacıyev, “İsrail’e ‘Yaptığınız iş doğru değil. Eğer bu konuyla Türkiye’yi rahatsız edeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz’ dedik” dedi. Bunu bir borç olarak gördüklerini belirten Hacıyev, “Bunun için teşekkür beklemeyiz; bu bizim kardeşlik görevimizdir” diye konuştu. Ermenistan ile barış sürecinde ciddi bir engel görmediklerini belirten Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, “Ermenistan kendi gelişimi için Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu kabul etmiş durumda” görüşünü dile getirdi.

Aralarında Milliyet’in de bulunduğu bir grup gazeteci Türkiye Azerbaycan Dostluk ve İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ve Kültürlerarası Ağ Derneği tarafından düzenlenen “Barışın Coğrafyası Karabağ” programı çerçevesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev ile bir araya geldi. Hacıyev özetle şunları söyledi:

TÜRKİYE’NİN ÇIKARI, AZERBAYCAN’IN İLKESİ: Azerbaycan dış politikasında, iç politikasında ve devlet düşüncesinde bir numaralı konu Türkiye’dir. Türkiye söz konusu olduğunda bu bizim için bir müzakere meselesi değildir. Türkiye’nin çıkarlarına, kimden gelirse gelsin zarar verebilecek herhangi bir konu varsa Azerbaycan’ın orada ilkeli bir tutumu vardır.

İsrail’e ne söylediler?

ESKİ PROPAGANDA KONUSU: İsrail’de Ermeni soykırımı iddiaları gündeme geldiğinde bunu en sert şekilde kınayan ilk ülke olduk. Bizim açımızdan herhangi bir soru işareti yoktur, olamaz. Bu bizim için kırmızı çizgidir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatı oldu ve İsrail’i aradık, kendilerine şunu söyledik: “Yaptığınız iş doğru değil. Eğer bu konuyla Türkiye’yi rahatsız edeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Türkiye için bu mesele artık eski bir propaganda konusudur; 1950’lerde, 60’larda, 70’lerde Batı’nın Türkiye’ye karşı kullandığı bir söylemdi. Bu adımla Türkiye-İsrail ilişkilerine daha fazla zarar verirsiniz. Azerbaycan-İsrail ilişkilerine ve Azerbaycan kamuoyunda İsrail’e bakışa da zarar verebilirsiniz. Sonuçta size hiçbir şey kazandırmayacak. Bu nedenle bunu geri çekmeniz daha akıllıca olur.” Bunun doğru bir karar olmadığını kabul ettiler ve kısa sürede geri çekilmesinin önemli olduğunu anladılar. Bu bizim borcumuzdur. Bunun için teşekkür beklemeyiz; bu bizim kardeşlik görevimizdir.

ANKARA İLE KONUŞMADAN ADIM ATTIK: Birçok konuda Ankara ile istişare ettiğimiz hâlde, bu konuda Ankara ile konuşmadan adım attık. Çünkü “bir millet, iki devlet” ilkesi de bunu gerektirir. Şuşa Beyannamesi’nin felsefesi de budur. Eğer masada Türkiye olmayacaksa Azerbaycan vardır; biz de sözümüzü söyledik.

AZERBAYCAN’IN FİLİSTİN TUTUMU: Bu konuda zaman zaman kirli bir propagandanın yürütüldüğünü görüyoruz. Azerbaycan’ın Filistin konusunda ilkeli bir tutumu vardır: İki devletli çözüm ilkesi. Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız bir Filistin devletinin kurulması bu yaklaşımın esasıdır. Azerbaycan’ın Ramallah’ta diplomatik temsilciliği vardır. Azerbaycan, Filistin’i bir devlet olarak tanır ve bu tutumunu sürdürür. Filistin Başbakanı Azerbaycan’da bulundu ve kendisini dinledik. Bize ilettikleri bazı talepler oldu. Biz de bunları İsrail tarafına aktardık.

‘Mitler oluşturulmuş’

SOCAR’A DÖNÜK İDDİALAR: Bu durum bizim kalbimizi incitiyor. SOCAR hem Azerbaycan’ın hem de Türkiye’nin şirketi. Gururumuzdur, ortak geçmişimizin parçasıdır. SOCAR’ın karşısına bazı kişiler çıkıp protesto düzenliyor. SOCAR aracılığıyla Azerbaycan, Türkiye’ye 20 milyar dolar yatırım yaptı ve daha fazlasını da yapma niyetinde. Biz bunu bir kardeşlik borcu olarak görüyoruz. SOCAR, Türkiye’nin enerji güvenliğinin sağlanmasında Türkiye ile birlikte çalışıyor. Ama Türkiye sosyal medyasında sanki SOCAR İsrail’in bütün petrolünü sağlıyormuş, soykırımda eli varmış gibi söylentiler dolaşıyor. İsrail-Azerbaycan ilişkileri hakkında bazı mitler oluşturulmuş. Evet, Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkileri var. İnkâr etmiyoruz. Bu bir gerçekliktir. Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkilerinin olması, bir konuda kısa bir telefon görüşmesiyle meseleyi çözmemize imkân verdi. Propaganda yapanlar Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın düşmanlarıdır, vatan hainidir.

‘İran’ı biz kardeş ülke sayarız’

KİRLİ PROPAGANDA: Jeopolitik açıdan bölgemizde durum çok zor. Bakü’nün 200 km güneyinde İran, ABD ve İsrail arasında savaş yaşanıyor. 200 km kuzeye gittiğinizde ise Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor. İran’ı da biz kardeş ülke sayarız. Çünkü sınırın öte tarafında, Aras Nehri’nin diğer yakasında da bizim kardeşlerimiz yaşıyor. (Azerbaycan topraklarının Mossad’a kullandırıldığı iddiası) Birincisi, bizim için topraklarımızın özgürlüğü, egemenliğimiz temel ilkedir. İkincisi, Azerbaycan hiçbir zaman kendi topraklarından bir komşu ülkeye karşı müdahaleye izin veremez. Üçüncüsü, bizim orada vefa borcumuz da var. Sınırın öte tarafında yaşayan insanlar, dediğim gibi milleti ve dini ne olursa olsun bizim kardeşlerimizdir. Biz buna nasıl izin verebiliriz? Dördüncüsü, bu teknik olarak nasıl mümkün olabilir? İsrail’den buraya nasıl gelecek? Türkiye üzerinden gelmesi gerekir. Türkiye de buna izin vermez, Azerbaycan da. Bu nasıl olacak? Burada kirli propaganda unsurları da var.

KIVILCIM SIÇRAYABİLİRDİ: Sevindirici olan şu ki, Güney Kafkasya’da barış var. Çok şükür Ermenistan-Azerbaycan savaşı devam etmiş olsaydı, komşularımızda çıkan bu yangınlardan kıvılcımlar buraya da sıçrayabilirdi. Kafkaslarda barış vardır ve bu barış kalıcı bir barıştır. Ermenistan-Azerbaycan barış süreci yalnızca kâğıt üzerindeki bir beyanattan ibaret değildir. Azerbaycan bunu fiilen de kanıtlamıştır.

‘Barış sürecinde artık bir engel görmüyoruz’

NİYETİMİZ YALNIZCA BARIŞ: Azerbaycan’ın girişimiyle 2023’ten 2025’e kadar olan dönemde yalnızca iki yıl içinde barışa ulaştık. Avrupa’da, Brüksel’de herkes barıştan söz etmeyi çok sever. Fransa ile Almanya, II. Dünya Savaşı’nın 1945’te bitmesine rağmen Elysee Barış Anlaşması’nı 1963’te imzaladılar. 17-18 yıl sonra. Biz ise iki yıl sonra barış anlaşmasını imzaladık. Ermenistan’ın bize karşı soykırım yapmış olmasına rağmen niyetimizin yalnızca barış olduğunu gösterdik.

ANAYASAYA TAŞINMASINI BEKLİYORUZ: Takdir ediyoruz ki Ermenistan’ın mevcut yönetimi “gerçek Ermenistan” konseptini temel bir yaklaşım olarak kabul etmiştir. Bunun Anayasası’na taşınmasını bekliyoruz. Seçimler bittikten sonra Ermenistan’ın iç işlerine karışma niyetimiz yok. Yeni anayasa kabul edeceklerine dair beyanları ve açıklamaları var. Kabul edilmesinden sonra barış anlaşmasının imzalanmasında bir sorun yok. Amacımız Azerbaycan-Ermenistan ve Türkiye-Ermenistan barış süreçlerini paralel şekilde yürüterek sonuca ulaştırmak.

YENİ GERÇEKLİK KABUL EDİLDİ: Barış sürecinde karşımızda artık ciddi bir engel görmüyoruz. Ermenistan tarafının da yeni jeopolitik gerçekliği kabul ederek yeni bir politika yürüttüğünün farkındayız. Onlar da gerçekleri ve işgalin aslında yıllarca kendilerini esir aldığını kabul etmişler; bunun yanlış olduğunu da anlamışlardır. Ermenistan kendi gelişimi için Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu kabul etmiş durumda.

ZENZEGUR ORTAK ÇIKAR: Zengezur Koridoru’nun açılması ise bize göre artık yeni jeopolitik gerçekliğin parçasıdır. Bizim çıkarlarımıza cevap verdiği kadar Ermenistan’ın çıkarlarına da cevap veriyor. Çünkü Ermenistan da bölgede transit imkânlara sahip olması gerektiğini anlıyor.

BU YAZ TAMAMLANACAK: Barış anlaşmasının metni, artık parafladığımız ve kesinleşmiş metindir. ABD ile Ermenistan arasında imzalanan ortak beyannamede, Trump Koridoru olarak adlandırılan koridor konusunda artık bir mutabakat var. Amerikalıların bize söylediğine göre fizibilite çalışması bu yaz tamamlanacak ve sonra hızlı şekilde inşaat işlerine başlayacaklar. Azerbaycan ve Türkiye olarak bugün kendi işlerimizi zaten bölgede kurmuş durumdayız. Bağlantı kopukluğu sorunumuz yok. Bakü-Tiflis-Kars bugün işler hâlde. TANAP’ımız var, TAP var. Ermenistan da bu bölgesel altyapı projelerinin bir parçası olmak istiyorsa buyursun.

TRUMP KORİDORU: ABD’nin de bu konuda yer alması çok önemliydi. Barış için garantör rolünde olacak. Zengezur Koridoru’nda da bir garantör olacak. Çok fazla ayrıntıya giremiyorum.

BARIŞSEVER OLMALARINI SAĞLADIK: Ermenistan’ın şimdiki yönetimi her zaman barışsever miydi? Bence hayır. Biz kendi eylemlerimizle onların barışsever olmasını sağladık ve onlar da barıştan başka yolları olmadığını anladılar. Şimdi “gerçek Ermenistan” kurmak istiyorlarsa kursunlar. Ermenistan sınırları içinde kendi iç işlerini kendileri bilirler. Ama artık bizim topraklarımızda gözleri olmasın; bundan sonra da olmayacağına inanıyorum.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.