s

Kariyer mi, performans mı?

Elbette bir oyuncunun ya da teknik adamın kariyerine bakar, buna göre öngörülerimizi paylaşırız. Beğenir ya da beğenmezsiniz, bu tamamen siz değerli okuyucularımızın takdirine kalır. Görünen o ki Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, sezon boyuncu kaleyi kime teslim edeceği konusunda tatlı bir ikilem yaşayacak.

Kariyer açısından bakıldığında Ederson bir adım önde... Ayağını çok iyi kullanıyor, oyun kurma becerisi üst seviyede ve tecrübesi en büyük artısı...

Ancak iş performansa geldiğinden tablo biraz değişiyor. Bugünkü form durumuna baktığımızda Mert Günok benim kantarımda daha ağır basıyor. Refleksleri, kritik kurtarışları ve liderlik özellikleriyle güven veren bir eldivendir benim penceremden.

Son kararı elbette İsmail Kartal verecek. Ancak Ederson’un geçen sezonki performansına baktığımızda, yaptığı hatalar ve inişli çıkışlı görüntüsü nedeniyle Fenerbahçe’ye beklenin katkıyı verdiğini söylemek çok zor.

Demem o ki, Fenerbahçe kalesinde bu sezon çok ciddi bir rekabet yaşanacak. Bu rekabetin en büyük kazananı ise kuşkusuz İsmail Kartal olacak.

Turun favorisi Beşiktaş

Süper Lig için geri sayım başlarken, gözümüz kulağımız Avrupa’da ülkemizi temsil eden Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un üzerinde olacak.

UEFA Avrupa Ligi için mücadele eden Beşiktaş, Midtjylland gibi güçlü ve fizik kalitesi yüksek bir takımı eledi ve moral depoladı. Nereye varmak istiyorum?

Kartal, 3.eleme turunda Hradec Kralove ile oynayacak. İlk maç bugün deplasmanda, rövanşı ise 13 Ağustos’ta İstanbul’da oynanacak. Kartal tur şansı mı? Bence yüzde 70-75... Böylesi iddialı konuşmamın temelinde Beşiktaş’ın kadro kalitesinin yüksek olması yatıyor. Artı, rövanş İstanbul’da... Bu da büyük avantajdır. Hradec Kralove ise mücadeleci ve disiplinli bir ekip, kendi sahasında Kartal’a kafa tutabilir.

Ya rövanş? Her hafta büyük bir gelişme gösteren Beşiktaş, o muhteşem taraftarının enerjisiyle tura en yakın takımdır, inşallah yanılmam!

Sınırı aştınız, utanın!

Özellikle bizim kulvarda; fikri olmayan, sözü tükenenlerin sığındığı ilk liman ne yazık ki hakarettir. Oysa demokratik ortamda herkes herkesi eleştirebilir. Ama eleştiri yaparken ölçüyü kaçırmayın, ağacı kökünden sökmeyin!

Aziz Yıldırım elbette eleştirilebilir. Ancak 13 yaşındaki kızı Yaz Yıldırım’a hakaretler etmek neyin nesidir: Bunun taraftarlıkla, rekabetle, fikir özgürlüğüyle hiçbir ilgisi yoktur.

O küçücük çocuktan ne istiyorsunuz? Bir çocuğu hedef almak, hangi vicdana sığar? Sporun da, insanlığın da kırmızı çizgisi çocuklardır. Böylesi bir anlayış ne taraftarlıktır ne de insanlıktır. Bu çirkinliği yapanlar önce aynaya baksın. Gerçekten yazık... Utanın! Tabi utanacak yüzünüz varsa!

Categories: Kariyer mi, performans mı?

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.