s

‘Kanser aşısı’: Neler biliyoruz?

Merck ve Moderna 19 Ağustos’ta bir basın bülteni yayınladı. Buna göre kişiselleştirilmiş mRNA kanser tedavisinin, Faz 3 çalışmasında melanomun nüks etme ve yayılma riskini azalttığı görüldü. İnsanlığın kanserden büyük çok az sorunu mevcut ve bununla travma yaşamamış da çok az kişi var. O yüzden de bu hafta biraz bu konunun bazı açılarına soru cevap şeklinde bakmak istiyorum.

Merck ve Moderna 19 Ağustos’ta bir basın bülteni yayınladı. Buna göre kişiselleştirilmiş mRNA kanser tedavisinin, Faz 3 çalışmasında melanomun nüks etme ve yayılma riskini azalttığı görüldü. İnsanlığın kanserden büyük çok az sorunu mevcut ve bununla travma yaşamamış da çok az kişi var. O yüzden de bu hafta biraz bu konunun bazı açılarına soru cevap şeklinde bakmak istiyorum.

Aşı mı, tedavi mi?

Bu bir aşı değil. Biliyorsunuz, aşı deyince aklımıza hastalığı önlemek geliyor. Söz konusu tedavi ise operasyonla tümörü tamamen alınmış hastalara uygulanıyor. Bir başka deyişle ortada temizlenmiş bir alan var, ama geride mikroskobik hücreler kalmış olabiliyor. İşte onlara karşı bağışıklık sistemine bir istikamet veriliyor: "Bu hücreleri gördüğün yerde tanı.”

Şirketlerin resmi tanımı da aşı değil. Doğru ifade, bireyselleştirilmiş neoantijen tedavisi. Ancak bu manşetlerde yeterince ‘tıklanabilir’ durmuyor.

Ne kadar işe yaradı?

Bilmiyoruz. Bültende şu var: Tedavi, nüksü geciktirme ve yayılmayı önleme hedeflerinin ikisini de tutturdu. Sonuç hem istatistiksel hem de klinik açıdan anlamlı. Ancak bunu destekleyen bir rakam ortada yok. Ne kadar geciktirdi, kaç hastada işe yaradı? Belli değil. Ekim sonunda verilerin açıklanması bekleniyor. Halihazırda açıklanan sonuçlar ise önceden planlanmış bir ara analize ait.

Hisseler neden fırladı?

Net veriler yoktu ama piyasalar bunu çok önemsemedi. Moderna hissesi o gün yüzde 177 yükseldi. Peki Merck ve Moderna ellerinde net rakamlar yokken neden bülten yayınladı? Zorundaydılar. Amerikan borsa mevzuatı, bir şirketin böyle bir bilgiyi analistlere ya da büyük yatırımcılara özel olarak fısıldamasını yasaklıyor: Birine söylüyorsan herkese söyleyeceksin. Bu tür çok kritik bilgiler de sızmadan durmuyor.

Tedavi nasıl çalışıyor?

Ameliyatla alınan tümörün içindeki yüzlerce mutasyon taranıyor ve yazılım bağışıklık sistemine göstermek üzere bunlardan en fazla 34 tanesini seçiyor. Sonra da o hedefleri kodlayan, vücudunuza ne öğretileceğine karar veren mRNA üretiliyor. Ve bu tahminler genelde tutmuyor. Üretilen "en iyi" hedef adaylarını toplayıp tek tek test eden uluslararası bir çalışmada doğrulanan oran yüzde 6 çıktı. Ancak tedavi yine de sonuç veriyor çünkü modelin haklı olması gerekmiyor. Daraltmış olması yetiyor. Yüzlerce mutasyondan 34'e inmek, bağışıklık sisteminin altından kalkabileceği bir sayı demek.

Algoritma bu kez ‘iyi’ tarafta mı?

Burada kişiselleştirilmiş bir tedaviden bahsediyoruz. Yani herkes için farklı bir modelleme yapılıyor. Kişiselleştirme kavramını başka nereden hatırlıyoruz? Evet, reklamcılıktan. Orada da isabet oranı çok yüksek değil, çünkü amaç 12’den vurmak değil; daraltmak, gruplamak, örüntü yakalamak. Ancak kullanıcı olarak başımızın belası olan algoritmalar hasta olarak yanımızda olabilir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.