s

Süper Lig, dünyanın ‘yeni Suudi Ligi’ olur mu… olur!

Furyayı en baştan bir hatırlayalım… Önce Katar… 2000’lerin başı… Arjantinli Batistuta, Hollandalı Frank de Boer, Fransız Desailly… Hatta ve hatta günümüz futbolunu değiştiren isim olan Pep Guardiola bile Katar Ligi’nde top koşturdu. Sonra ABD… Beckham, Thierry Henry, Robbie Keane, MLS takımlarına transfer oldu büyük paralara… Bir dönemki Rusya furyası nasıldı? Zenit, Kazan, Dinamo Moskova, bütün ünlü isimleri toplamıyor muydu? Sonra sahneye Çin çıktı. Burak Yılmaz’ın o efsane anısını hatırlayalım. Hani o, İngiliz Westham’a gidecekken, Çırağan Sarayı’nda kendisine yapılan çılgın teklif üzere ‘hiç düşünmeden’ Çin Ligi’ne gitmeyi kabul ettiğini açıkladığı röportajını… Çinli kulüp başkanının Yılmaz’a sarf ettiği cümle çok önemliydi: “Westham olmaz, ben devlete söz verdim, seni almadan gitmem.” Çin Ligi’nin kalkınması işte öyle bir devlet politikasıydı.

Son lig, Süper Lig!

Furyanın son durağı Suudi Arabistan oldu. Veliaht Prens’in 2030 vizyonu çerçevesinde, İngilizler Suudi Ligi’nin yöneticiliğine, Portekizli menajerler de lige ‘topçu ve hoca taşıma’ işine soyundu. Milyarlar saçıldı ve Suudi Ligi bir anda ‘gözde lig’ oldu. Ancaaak… Geçtiğimiz salı yazmıştım: Suudi Ligi’nde en çok para alan 5 futbolcunun (Ronaldo, Benzema, Mahrez, Mane, Koulibaly) sözleşmesi Mayıs 2027’de sona eriyor. Büyük ihtimal, evlerine dönecekler. Peki bu furyanın yeni bayrak taşıyıcısı kim olacak? O yazımdan bir gün sonra İngiliz Guardian gazetesinde bir köşe yazısı yayımlandı. Osimhen, Lukaku, Vlahovic, Kante, Greenwood ve Muhammed Salah transferlerine dikkat çekilen o yazıda, “Yeni zengin ligler, Avrupa futbolunun eski zengin merkezlerine önemli bir nakit akışı sağlıyor. Süper Lig muhtemelen Avrupa’nın dev kulüpleri için bir kurtarma fonu haline gelecek son lig olacak” deniliyordu. Evet, Süper Lig küresel futbolun ‘yeni Suudi Ligi oldu.’ Umarız, kulüplerimiz bu furyayı iyi okur ve finansal olarak açıldıkça açılmazlar…

1 Milyar Dolar: Suudi takımların 2023 yazında transfere harcadığı para

‘Süper Lig bir ara durak’

Tabi hemen, spor ekonomisti Tuğrul Akşar’ı aradım ve konu hakkındaki görüşlerini aldım: “Suudi Ligi’nin mali daralmasıyla Süper Lig yıldızlar için geçici bir alternatife dönüştü. Ancak bu dönüşüm planlı sermayeye değil, kur etkisine dayandığı için Türkiye yeni bir merkez değil, ara durak.” Peki, fiyakalı transferler geçici mi, yoksa kalıcı bir modele dönüşür mü? Cevabı: “Bugünkü transfer furyasının temelinde ekonomik verimlilik değil, bilanço illüzyonu var. Maaş sınırı, bağımsız denetim, gelir paylaşımı ve oyuncu yatırım modeli gibi reformlar yapılmazsa bu süreç de Çin ve Rusya örnekleri gibi sönümlenecektir.

‘Avrupa’nın bilanço temizliğine yardım ediyoruz’

Süper Lig’in yukarıda bahsi geçen liglerden farkını “Köklü kulüpleri, rekabeti ve Avrupa erişimiyle Türkiye gerçek bir futbol ekosistemine sahip. Ancak bu kültür, finansal disiplinsizliği örtmeye yetmez. Yapısal reformlar gerçekleşmezse Türkiye de bayrağı devreden ligler zincirine katılır” diye anlatan Akşar, Süper Lig’in Avrupa’yı finanse etmesi konusunda da şunları söyledi: “Mekanizma açık: Avrupa yüksek maaşlı oyuncuları satıp nakit akışı sağlarken Türkiye bu oyuncuları alıyor. Klasik merkez-çevre ilişkisinde Türkiye değer transfer ederek rakiplerini besliyor ve Avrupa’nın bilanço temizliğine hizmet ediyor.”

Not: “Süper Lig’in finansal anatomisine bakıldığında temel sorun ‘sürdürülebilirlik’ ve ‘birikimli negatif özkaynak’ problemidir” diyen Akşar, “Dört Büyükler”in yüksek gelire rağmen bilanço illüzyonu ve kronik borçlanmayla en riskli grupta olduğuna dikkat çekti.

Haftaya salı görüşürüz

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.