s

Nefreti değil bilmeyi engellemek...

Hafta başında, Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki faşist ELAM üyelerinin, Yunanistan’da organize suç örgütü olduğu gerekçesiyle kapatılan Altın Şafak artığı faşistlerle birlikte Meta platformlarından Facebook ve Instagram’da Türkler’ ve Türkiye’ye karşı nefret dili kullandıklarını Ulaştırma Bakanlığı’nın bu işe müdahale etmesi gerektiğini yazmıştım.

Meta, bu yazıdan sonra harekete geçti ve önlem aldı.

Alınan önlem şu, Yunanca metinler artık Türkçeye çevrilmiyor.

Yani Türkler ve Türkiye için “Tarih boyunca insanlığa faydaları olmadı çöpe atılmaları gerek”’ ile başlayıp günü geldiğinde kan döküleceğini söylemek, “Barbar, aşağılık, pis” gibi nefret dili tanımlamaları kullananlara bir şey olmadı ama Türklerin bunu öğrenme hakkı engellendi. Bunun adı da önlem oldu.

★ ★ ★

Dünya genelinde kabul edilen uygulama tehdit edilenin bilgilendirilmesi ve korunması, tehdit eden, nefret suçu işleyeninse cezalandırılmasıdır.

Meta, Türklerin bu faşist söylemden haberdar olma, tehdidi bilme haklarını ellerinden alırken, ırkçı, nefret söylemine karşı bir yaptırım uygulamadı.

Oysa doğru olan ırkçı bir dil ve nefret söyleminde bulunan hesapların uyarılması, paylaşımlarının gösterim sayısının sınırlandırılması ve nefret dili devam ederse hesabın kapatılmasıdır. Burada Meta’nın kendi koyduğu kurallara da uymadığı çok açık.

Meta’dan istenen şey sansür ya da fikir özgürlüğünü kısıtlaması değil.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, nefret dili ve ırkçılığın engellenmesi gerektiği kararını vereli çok uzun zaman oldu. Bu vakalarda ırkçılığın en dik alası var, farklı bir millet ve farklı bir dine mensup olan herkese yönelik şiddet çağrıları yapılıyor, nefret dili kullanılıyor. Meta; kendi belirlediği düzene uymadığı gibi evrensel hukuk kurallarına da uymuyor ve taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakıyor.

★ ★ ★

Meta; nefret söylemine karşı yapay zekâ ve insan becerisinin birlikte çalıştığı hibrit bir sistem kurmuştu. Bu sistemi değiştirdiler. Artık nefret söylemi değil nefret eylemine bakmaktan söz ediyorlar.

Bu sene Rum Kesimi’nde kaç Türk saldırıya uğradı, önceki sene Güney Kıbrıs’ta 6 Türk gencine saldıran kimlerdi?

Rum faşistlerin nefret söylemini, nefret eylemine döndürdüğünü tüm dünya biliyor, bir Meta fark edemiyor.

Güvenlikle ilgili açıkladıkları prosedürde Meta; nefret söylemini kendisinin engellemeyeceğini, nefret söylemi şikâyet edildiğinde aksiyon alacaklarını ilan etti. Saçmalığa bakar mısınız?

Çeviriyi kaldırarak nefret söyleminden haberdar olmamızı engelleyeceksin sonra da paylaşımların şikâyet edilmesini bekleyeceksin.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın Yedikule Surları içerisinde yaptırdığı cami, 1460’ta açılmış, 1492’de keşfedilmiş kıtandan çıkan şirket, Gazze’deki soykırıma verdiği destek yetmezmiş gibi, Türkleri yok etmekten söz eden paylaşımlara izin veriyor. Bu saçmalıklarını yazınca da faşisti cezalandırmak yerine, faşistin paylaşımını anlamamızı engelliyor.

★ ★ ★

Meta’nın nefret dilinden para kazanma stratejisi bilmediğimiz bir strateji değil.

Arakan Müslümanlarına yönelik şiddetin körüklenmesi rolleri nedeniyle hem ABD hem de İngiltere’de açılmış tazminat davaları var. Tek örnek bu değil, Meta, Etiyopya’daki iç savaştaki rolü nedeniyle 2 milyar dolarlık tazminat talebiyle karşı karşıya. ABD’de de kamu düzenini bozan kuruluş oldukları tespitiyle beraber 942 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm oldular. Sicili bu kadar kirli bir şirket, şimdi Kıbrıs’taki faşistlerin Türkler ve Türkiye’ye karşı nefret söylemine izin veriyor, yarın Terörsüz Türkiye’yi zehirleyecek başka algoritma değişiklikleri de yapabilirler.

★ ★ ★

Türkiye, Meta’nın en büyük para kazandığı ülkelerin başında geliyor.

Bizden her yıl milyarlarca dolar para alıyor.

Ne AB üyesi ülkelerde olduğu gibi rekabet yasalarını ihlalden dev cezalara çarptırılıyor ne de Ortadoğu’daki kimi ülkelerde olduğu gibi sansür baskısı yaşıyor.

Böyle bir durumda Türkiye’nin Meta’dan uluslararası hukuka ve kendi kurallarına uymasını bekleme hakkı sonuna kadar var.

Türk halkının tarihine ve üyelerine karşı nefret söylemini engellemeyen bir platformun artık bu ülkede her istediğini yapmasına izin vermemek gerekiyor.

TBMM; yeni yasama dönemi başlar başlamaz harekete geçmeli, Türkiye’deki ebeveynler de tıpkı ABD’deki ebeveynler gibi çocukları ve gençleri platforma kasten bağımlı hale getirme iddiasıyla dava açabilmeli. Ya da İspanyol Mahkemesi’nin algoritmalar kullanarak İspanyol medyasını yok edecek adımları cezalandırdığı bir süreçte Türk medyası da benzer yasalara kavuşmalı.

Biz, tarihiyle övünen, ülkesini seven, kimsenin toprağında gözü olmayan bir milletiz ama birilerinin tarihimize, ülkemize, milletimize aralıksız saldırması ve bize karşı nefret dilini kullanmasını da sineye çekecek halimiz yok.

Meta, ya o faşist sürüsünün hesapları konusunda gerekenleri yapacak ya da Türkiye’de zorluklarla karşılaşacak. Bu işin başka bir çözümü yok, olmayacak da...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.