s

Galatasaray gol buluyor, peki güven veriyor mu?

Galatasaray, Başakşehir karşısında sahadan 3-2 galip ayrıldı.

Üç puan geldi.

Osimhen gollerine devam etti.

Ama maçın ardından geriye sadece skor kalmadı.

Çünkü Galatasaray’ın sezon başındaki tablosu aslında iki farklı hikâye anlatıyor.

Bir tarafta umut veren başlangıçlar var.

Diğer tarafta ise hâlâ cevap bekleyen sorular.

Batrakov’un başlangıcı bunların başında geliyor.

Sahaya çıktığı ilk andan itibaren oyunun içinde kalmaya çalışan, sorumluluk alan ve hücumu hareketlendiren bir görüntü verdi.

Leao’nun oyuna girdikten sonra yarattığı etki de dikkat çekiciydi.

Henüz yolun çok başında olmasına rağmen kalite farkını hissettirdi.

Yunus Akgün sezona yine enerjik başladı.

Sara da geçen sezon bıraktığı yerden devam ediyor gibi görünüyor.

Topun yönünü değiştiren, oyunun temposunu ayarlayan ve takımın bağlantılarını kuran oyunculardan biri olmayı sürdürüyor.

Osimhen ise artık ayrı bir parantez.

Çünkü onun için iyi başlamak bile haber değeri taşımamaya başladı.

Gol atıyor.

Takımı ileri taşıyor.

Ve Galatasaray’ın hücum gücünün merkezinde yer alıyor.

Ancak tablonun diğer tarafına baktığımızda aynı olumlu görüntüyü görmek zor.

Abdülkerim beklenen seviyesinden uzak başladı.

Davinson Sanchez kendi standardının altında kaldı.

Barış Alper Yılmaz da henüz ritmini bulabilmiş görünmüyor.

Bu isimlerin performansı tek başına eleştirilecek seviyede olmayabilir.

Fakat asıl dikkat çekici olan şey başka.

Galatasaray ligin ilk haftalarında altı gol yedi.

Ve bu artık tesadüf olarak açıklanabilecek bir sayı değil.

Çünkü Galatasaray hücumda üretmeye devam ediyor.

Ama aynı rahatlığı savunmada gösteremiyor.

Bazı anlarda takım boyu uzuyor.

Bazı anlarda geçiş savunmasında problemler yaşanıyor.

Bazı anlarda ise bireysel hatalar rakibe fırsat veriyor.

İşte bu yüzden bugün Galatasaray adına en önemli soru hücumda değil.

Savunmada.

Çünkü Osimhen’in olduğu bir takım gol bulur.

Leao’nun olduğu bir takım pozisyon üretir.

Sara’nın olduğu bir takım oyunu yönlendirir.

Ama büyük hedefler yalnızca hücumla gerçekleşmez.

Özellikle Avrupa’da.

Şimdi gözler Lizbon maçına çevrildi.

Ve belki de Başakşehir karşılaşmasının asıl önemi burada ortaya çıkıyor.

Galatasaray hücumda doğru yolda olduğunu gösterdi.

Ama aynı maç bir uyarı da verdi.

Eğer savunmadaki kırılganlık devam ederse, Türkiye’de kazanılan maçlar Avrupa’da aynı karşılığı bulmayabilir.

Çünkü bazı maçlar size güçlü yönlerinizi gösterir.

Bazıları ise eksiklerinizi.

Başakşehir maçı Galatasaray’a ikisini birden gösterdi.

Şimdi önemli olan, Lizbon karşısında hangisinin daha belirleyici olacağı.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.