6 EYLÜL OLAYI
1955 yılının 6 - 7 Eylül günleri yaşanan olaylar, tarihimizinacı ve utanç sayfalarını oluşturur.
Bu komplo Londra’da süren Kıbrıs görüşmelerinde Türkiye’nin elini güçlendirmek için düzenlenmiştir. Olaylar 6 Eylül 1955 Salı günü, basında çıkan“Selanik’te Atatürk’ün evi bombalandı”yalan haberi ve ‘KıbrısTürktürDerneği’ üyelerinin halkı galeyana getirmesi sonucu başladı. Özellikle Rumları hedef alan yağma ve şiddet olaylarında 4214 ev, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul, 1004 işyeri tahrip edildi. 11 kişi öldürüldü. Rum, Yahudi ve Ermeni mezarlıkları saldırıya uğradı.
Komplonun suçu komünistlerin üzerine yüklendi. AralarındaAziz Nesin, Hasan İzzettin Dinamo, Asım Bezirci, Nihat Sargın, Kemal Tahirgibi yazarların bulunduğu aydınlar tutuklandı... Bu aydınlar suçsuz yere dört ay hapiste kaldılar.
★★★
Bana sorarsanız Osmanlı 1923’te değil 1955 te son buldu...
Evet, Cumhuriyet saltanatı sonlandırdı. Hilafeti kaldırdı. Ancak Türk, Rum, Ermeni, Musevi, Levanten başta olmak üzere Osmanlı’yı oluşturan renkler birlikte yaşamaya devam ediyordu. 6 - 7 Eylül bu birlikteliği noktaladı. 1974’de Yunan uyrukluların İstanbul’u terke mecbur bırakılmasıyla son kuşlar da gitti. Biz bize kaldık.
Bu olay bugün sağ siyasetin yere göğe koyamadığı demokrasi kahramanı!Adnan Menderesve arkadaşlarınınmarifetiydi. Akılları sıra siyasi kurnazlık yapıyorlardı. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar, ülkeyi de rezil ettiler.
Yunanistan bu olayı yıllarca “Türk vahşetine örnek” diye kullandı.
MİGROS TÜRKTÜR!
Aziz Nesin6 Eylül akşamı bir arkadaşıyla Taksim civarında bir lokantada yemektedir. Masada koyu bir sohbet vardır. Dışardan kimi gürültüler gelmekte amaAzizBey ile arkadaşı bunları umursamamaktadır. Yemeğin sonuna doğru “KıbrısTürktür,Türk kalacaktır”diye slogan atan topluluklar o lokantayı da basar. Lokanta patronu kocaman bir Atatürk resmini yukarı kaldırarak kendini korumaya çalışır. Ama başarılı olamaz.Aziz Nesindışarı çıktıklarındarastladıklarıgarip manzaraya bakakalırlar. Sarhoşun biri iki yana sallanarak sloganlara şöyle eşlik etmektedir:
“MigrosTürktür,Türk kalacaktır”
Mizah her yerde mizahtır ve gelir mizahçıyı bulur.
HAFİZE
Eski Merkez Bankası BaşkanıHafizeGaye Erkan, Bodrum’da yaşadığı sitenin yöneticileriyle kavga etmiş, bu arada site yöneticisini:
- Dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, diye tehdit etmiş...
BabaErkantehlikenin farkında mı?
Kızı sıkıştığı anda ona cinayet işlettirip hapse attırabilir!
YILDIZLAR
Milyonlar döktüğümüz futbolda aldığımız sonuçlar ortada.
Diğer sporlarda aşağı yukarı aynı düzeydeyiz.
Bir devoleybolcukızlarımıza bakınız
Işıltıları bütün Avrupa’yı kaplıyor.
Hiçbir sporda benzeri başarımız yok.
Voleyboldanasıl var?
Çünkü çok çalışıyorlar, bilimsel gelişmeleri izliyorlar.
Rakipleri yoruluyor onlar ayakta kalıyor.
Temsil ettikleri değerlerin farkındalar.
Bakın ne diyor kaptan Eda Erdem:
“Biz bugün sadece şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda, Türk kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik. Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar, bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun. Bu kupa hepimizin. Bugün Avrupa’nın başkenti İstanbul! Bu gurur hepimizin.”
Teşekkürler Atatürk’ün kızları...
SİYASET ÜSLUBU
Son yıllarda özellikle muhalefet din motifli sloganları sıkça kullanıyor. Üsküdar seçimi öncesi CHP’li Meclis ÜyesiAmine Cansu Çelik’intutuklanmasına daEkrem İmamoğluşöyle tepki göstermiş:
“Milletten utanmıyorsunuz onu anladık. Allah korkunuz da mı kalmadı?”
İmamoğlu›nun tepki göstermeye elbet hakkı vardır.
Ancak bizim siyasette sıkça kullanılan bu üslup sorunludur.
Çünkü kimsenin inancını ölçemez, bu yüzden yargılayamazsınız.
Kanunlara aykırı davranışın yaptırımı vardır.
Kişinin dinsel inancınadayalı bir yaptırım yoktur.
Allah’tan korkup korkmamak onun meselesidir.
“Allah korkusu” gibi dinî ve soyut bir değeri siyasi tartışmanın hakemliğine çağırdığınızda, farkında olmadan rakiplerinizi dini inancı yüksek kişiler olarak tanımlamış ve siyaseti de dinî bir ölçüye bağlamış olursunuz.
Bunların laik demokraside yeri yoktur.
Sende Yorum yap