s

Doğu Akdeniz’de savaş senaryoları…

Doğu Akdeniz’de savaş lafının çok fazla kullanıldığı bir zaman diliminden geçiyoruz.

Ekim 2026’da İsrail’de, Mayıs 2027’de Yunanistan’da, Şubat 2028’de Kıbrıs Rum Kesimi’nde seçimler yapılacağı ve her üç ülkede de Türkiye üzerinden oy alma çabaları sürdüğü sürece “savaş” gibi sevimsiz bir kelime gereğinden fazla kullanılıyor.

Biz gerçekçi olmak ve hazırlıklarımızı ona göre yapmak zorundayız.

★ ★ ★

Bir süredir Yunanistan’ın, Türkiye-Libya anlaşmasını delebilmek için Girit’in Ege’ye bakmayan Güney ve Batı yönlerinde karasularını 12 deniz miline çıkarma senaryosu konuşuluyor. Atina gayet iyi biliyor ki, Ankara, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve “Mavi Vatan” haklarını gasp edecek böyle bir adımı kabul etmez.

Yunanistan, Fransa ile yaptığı savunma anlaşmasına güvenerek böyle bir adım atamaz.

Nerede biliyorsun diyeceksiniz, söyleyeyim:

■ Manş Denizi’nde, Fransa kıyılarına çok yakın olan ama İngiltere’ye ait olan Jersey ve Guernsey adaları var. Uluslararası Tahkim, bu adaların kara sularını Fransa lehine sınırlandırdı. Paris, kendisi aleyhine emsal teşkil edecek bir topa hele savaşa hiç girmez.

■ Yunanistan’ın uluslararası hukuk diye sunduğu BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne gelince; birincisi Türkiye bu sözleşmede ısrarlı itirazcı bu da Ankara’ya hukuki haklar tanıyor.

■ İkincisi, uluslararası yargı Romanya-Ukrayna arasındaki Yılan Adası, Katar-Bahreyn arasındaki sınır anlaşmazlığı ve Libya-Malta kıta sahanlığı davalarında BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre değil, ülkelerin özel durumlarına göre karar verdi. Ege için de durum tamamen aynı olacaktır. Atina bunu gayet iyi biliyor.

■ Yunanistan’ın Ege’de tek taraflı olarak kara sularını 12 deniz miline çıkarması demek, uluslararası suları yüzde 49’dan 19’a geriletir, Yunanistan kara sularını yüzde 71,5’e çıkartır. Bu sadece Türk donanmasının kendi kıyılarına hapsolmasına neden olmakla kalmaz aynı zamanda Ege’yi ticaret yolu olarak kullanan Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan gibi ülkeleri de rahatsız eder ve tüm küresel aktörleri etkiler. “Hava üstünlüğümüzü mutlaka kullanacağız” cümlelerini çok da ciddiye almamak lazım.

■ Atina’da Türkiye ile askeri hesaplaşmaya sıcak bakan, Yunan Çözümü, NIKI ve Spartalılar gibi küçük aşırı sağ partiler de var, eski Başbakan Samaras ya da Kostas Karamanlis gibi merkez sağdan önemli siyasi figürler de.

Türkiye’de de uzun müzakereler yerine sorunu bir kere de çözmek için Miçotakis yerine bu isimlerin Başbakan ya da aşırı sağın koalisyon ortağı olacağı senaryoların gerçekleşmesini isteyenler var. Savaşsak bile sonunda oturup anlaşmak zorunda kalacağımıza göre, Atina’da savaşmadan anlaşmayı kabul edemeyen zihniyetin Türkiye’yi değil Yunanistan’ı felakete sürüklediğini kimse fark edemiyor.

★ ★ ★

İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ittifakı üzerine kurulan cümlelere gelince:

En çok duyduğum senaryo, bu üçlünün kısa sürecek bir çatışmada üstünlük sağlayıp sonra da uluslararası baskıyla gelecek ateşkes masasına avantajlı oturma niyetinde oldukları.

Bu senaryoya söz konusu başkentlerde de inanan bir devlet yetkilisi olduğunu sanmam.

Karşı tarafın olası üstünlüğüyle sona erecek bir çatışmadan sonra Türkiye’nin duracağını düşünmek deli saçması olur.

Diğer başkentler de biliyorlar ki, Türkiye’nin askeri gücü, içerisinde yer aldığı ittifaklar ve tarihten gelen öğretisi varken Ankara durmaz, duramaz...

★ ★ ★

Doğu Akdeniz’in sinek ikilisi, Kıbrıs Rum Kesimi’ne gelince:

Rum Yönetimi Lideri Hristodulidis, bir proje adamdır. Rum bir çiftçinin çocuğu olarak ABD’de Bizans ve Modern Yunan Çalışmaları Merkezi bursuyla okumuştur. 1974’te kurulan bu merkez Yunan-Kıbrıs lobisinin savunucu yetiştirme merkezidir.

Belli ki eğitim tam da istendiği gibi olmamış zira Hristodulidis, Yunanistan’dan Kıbrıs’a giden devlet adamlarının görüşmeyi kabul etmediği faşist ELAM’ın en büyük destekçisi durumunda. Atina’da karşılığı olan birisi değil.

Geçen Ocak’ta ortaya çıkan yolsuzluk iddialarının ardından eşi Philippa Karsera, Bağımsız Sosyal Destek Ajansı’nın başından, bacanağı Charalambos Charalambous da, Cumhurbaşkanlığı Ofis Direktörlüğü görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Yargı dosyası da henüz kapanmış değil. Hristodulidis ne tek başına savaş çıkarabilir ne de barış yapabilir. Dolayısıyla Doğu Akdeniz senaryolarında üzerinde durulacak birisi değil.

★ ★ ★

Seçim dönemlerinde Atina’dan zorlayıcı mesajlar gelmesi alışkın olmadığımız bir durum değil. Burada sorun zorlayıcı mesajların dili ve tırmandığı nokta.

BugünTürkiye’den iki milyon civarı insan Yunanistan’a gidiyor ama sokaklarda on milyonlarca insan da keşke Miçotakis yerine daha maceraperest birisi iktidara gelse de gereğini yapsak diye düşünüyor. Unutmayalım ki, Türkiye’de de seçimler yapılıyor, Türkiye’de de bir kamuoyu var. O yüzden de ipi, kopmayacak kadar germek lazım.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.