s

Dron kullanarak çobanlık yapıyor! ‘Müzik dinlemek yerine kaval çaldığımızı düşünüyorlar’

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Toprakkale köyünde yaşayan 28 yaşındaki genç çoban İsmail Akkaş, teknolojiyle geleneksel hayvancılığı bir araya getirerek dikkat çekiyor. Dört kardeşin en küçüğü olan, yaklaşık 8 yıldır evli ve iki çocuk babası genç, çocukluğundan bu yana ailesinin mesleği olan hayvancılığın içinde. Ancak onun çobanlığı, yıllar önce büyüklerinden öğrendiği yöntemlerle sınırlı değil. Sarp dağlarda yüzlerce koyunun peşinden kilometrelerce yürümek yerine artık sürüsünü dron ile gökyüzünden takip ediyor.

‘SAKSAĞAN KUŞLARINDAN İLHAM ALIP DRON KULLANMAYA BAŞLADIM’

‘Ata, dede mesleğimiz olduğu için küçük yaştan bu zamana bu işin içindeyiz’ diyen İsmail, “Bu işin içinde büyüdüm ve hala da devam ediyoruz. Çocukluğumdan bu yana bir kuş gibi hep uçmak isterdim. Bir tepeden bir tepeye kolayca gitmek hayalimdi. Etrafı ve koyunlarımı yükseklerden izlemek, görmek isterdim. Dronu bu yüzden kullanmayı çok öncelerden düşünmüştüm aslında. Eşimle koyunları otlatırken çay yapıp bir şeyler yiyeceğimiz zamanlarda, uzaklaşan koyunları birimizin gidip döndürmesi gerekiyordu. Ben de eşime kıyamadığım için hep ben gidip döndürüp gelirdim. Eşime ben gelene kadar ekmek yemesini söylerdim ama her seferinde o da yemez beni beklerdi. Ben de ‘Merak etme bir gün oturduğumuz yerden sürümüzü takip edip döndürebileceğiz diyordum.’ Hayalim gerçek oldu” şeklinde konuştu.

Dron kullanmasının arkasındaki saksağan hikâyesini sorduğumuz İsmail, “Sürümü otlatırken bir yandan da çay demlemiştim. Sürümün bir hayli uzaklaştığını gördüm. Ben de o gün her zamanki günlerden daha çok yorulmuştum. Şimdi onların gittiği yere gidip döneceğim, gitsem, gelsem çayım da soğuyacak, zaten de yorgunum diye düşünüyordum. Ne yapabilirim diye düşünürken koyunlarımın tepenin arka yamacını aşacağı sırada birden saksağan kuşlarının sürümü ürkütüp yönünü değiştirdiğini fark ettim. Ben de dron kullanarak aynı mantıkla sürümü döndürebilir miyim diye aklımdan geçirdim” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni
Van Gölü’nün yüzen treni! 101 yıldır feribottaki rayla geçiliyor: Sudaki 'canavarı' raporladılar


‘İLK KEZ DRON KULLANDIĞIMDA KOYUNLARIN ŞAŞKINLIĞI BENİ ÇOK MUTLU ETMİŞTİ’

‘Dron uçmaya başladığında bizim göremediğimiz veya saatlerce yürüyerek gidemeyeceğimiz yerlere gidip kuş gibi yükseklerden bakıp hayvanı kolaylıkla görebiliyor’ diyen İsmail, “Etrafta olabilecek tehlikeli bir durumunda kuş bakışı yardım alarak ona göre hızlı tedbir alabiliyorum. Büyük ölçüde çobanlığın yükünü azaltıyor. Saatlerce peşinden yürümüyoruz. Tek sorumluluk ve yapmamız gereken dron bataryalarının dolu olmasına özen göstermek” bilgisini paylaştı.

Dronu sürünün üzerinde ilk kez uçurduğunda hayvanların hepsinin şaşkınlıkla baktığını söyleyen İsmail, "Koyunların şaşkınlığı beni ayrıca mutlu etmişti. Bir de dron kullanırken Erzurum’un engebeli, zorlu arazilerini kolaylıkla aşıyoruz. Böylelikle zamandan da tasarruf etmiş oluyoruz. Arazi engebeli olduğu için ve sürüme yakın alçak uçuş yapmam gerekiyor. Her an, inişli çıkışlı olan bir dağa, tepeye veya bir ağaca çarpma ihtimali çok yüksek. Düz arazide dron uçurmak gibi değil. Kullanmak zor ama bizim için önemli” şeklinde konuştu.

‘ÇOBANLIK İŞİNDE TEKONLOJİ OLMAZ DİYENLER ÇOK OLDU’

Dronun eksik hayvanı tespit etme konusunda da kendisine yardımcı olduğuna değinen İsmail, “Genellikle sürü birlikte yayılır ama hasta veya ayağı aksayan, sürünün arkasında kalan bir koyun olup olmadığına da bakmamız gerek. Sürünün peşinde olup olmadığını, bir yerde kalma ihtimalini dron ile kontrol edip, kalmışsa yerini tespit ediyorum. Sonra da gidip koyunumuzu o bölgeden alıp sürümüze katıyoruz. Bu anlamda da bize çok yardımcı oluyor. Ancak etrafımda teknoloji çobanlıkta kullanılmaz diyenler de oldu. Hiç kimse bu mesleğin bu kadar kolaylaşabileceğine inanmıyordu. Diğer çobanlar da ‘Biz çobanız ne işimiz var teknolojiyle’ gibi şeyler söylediler” dedi ve ekledi:

Alıntı Metni


‘İNSANLAR, ÇOBANLARIN MÜZİK DİNLEMEK YERİNE KAVAL ÇALDIĞINI DÜŞÜNÜYOR’

Sosyal medya sayesinde çobanlık mesleğinin insanların gözündeki algısının değiştiğini de söyleyen İsmail, “İnsanlar, çobanlığın en eski usullerle devam etiğini, müzik dinlemek yerine kaval çaldığımızı falan düşünüyorlardı. Ama teknoloji ve sosyal medya sayesinde bunu insanlara gösterebildik. Bu güzel mesleğin daha güzel ve kolay olabileceğini herkes görmüş oldu. Gençlerin de birçoğu artık köylerde kendi işlerinin başında olmak istiyorlar. İşleri kolay şekilde yapmaları için teknolojiden faydalanabileceklerinin farkındalar. Bunda sosyal medyanın da rolü büyük. Orada da bu işlerin daha kolay pratik yapıldığını görüyorlar” ifadelerine yer verdi.

‘Eskiden insan gücü kullanılan şeylerin yerini teknoloji aldı’ diyen İsmail, “Dedelerinden ‘köy hayatı zordur, köyde ne işiniz var’ düşünceleri teknolojinin de ilerlemesiyle artık herkesin yapabileceği bir iş haline geldi. Bunları gören gençlerin de köylerine dönüş yapacağını düşünüyorum. Öyle ki ben de işlerimi daha ileriye taşımak istiyorum. Bir gün ‘akıllı sürü’ sistemi kurmayı hedefliyorum. Çok güzel akıllı sürü sistemi ve bir çok proje var ama tek başıma yapmam imkansız. Yeterli desteği gördüğüm zaman faydalı olacağıma inanıyorum” şeklinde konuştu.

Döner, sucuk ve kıymada yeni kurallar Resmi Gazete'de: Bu içerikler artık kullanılamayacak!

‘TEKNOLOJİ İLERLEDİKÇE ÇOBANLIK MESLEĞİ DE DEĞİŞECEK’

Çobanlık mesleğinin 20 yıl sonra bugünkü halinden ne kadar farklı olabileceğini sorduğumuz İsmail, “Teknoloji ilerledikçe çobanlar, ahırlarının kapılarına bile dokunmadan hayvanlarını otlatacağı meraya gönderip, tehlikesiz bir şekilde belirlediği alanlarda otlatıp tekrar tek tuşla ahıra geri döndürebilecekler bence. Hatta belki koyunları, meraya götürüp otlatıp gerekirse hasta olana İğnesini vuran insansı robotlar bile olabilir. Bu nedenle 20 yıl sonra artık ‘Çoban bulamıyoruz’ lafları da raflara kalkacaktır diye düşünüyorum” bilgisini paylaştı.

‘Çobanların ne olayı ne de anısı biter’ diyen İsmail, “Hiç unutamadığım bir olay var. Hem mutlu olduğum hem de korktuğum bir olaydı. Henüz dron almadığım dönemde, keçim kaybolmuştu. Her yeri aradım ama bir türlü bulamadım. Tepenin bir yamacında keçimin boynuz, kulak ve kafa kısmını gördüm. Çok sevindim, sıcaktan uyuyor diye düşündüm. O kadar acele davrandım ki koşarak yanına gittim. Ama gördüğüm manzara hiç hoş değildi. Çünkü, keçim tepedeki oyuğun önünde duruyor ama maalesef boyun kısmından aşağısı yoktu. Bir kısmı da aşağı oyuğa doğru sarkmıştı. Tam bu sırada köpeklerim beni fark etti ve bana doğru koşmaya başladılar. Keçimin kalan kısmını çekmeye çalıştım ama bir yere takılmış gibi gelmedi. Kulağıma da hafiften mırıltı sesleri geliyor ama bana yaklaşan köpeklerimden geldiğini düşünüyorum. Biraz oyuğa doğru eğildim nereye takılmış gelmiyor diye bakarken koskoca 1 çift gözün bana baktığını gördüm ve onun ayı olduğunu anladım. İlk defa bu kadar yakın bir mesafede karşılaştım ve çok korkmuştum. Belki o gün köpeklerim olmasaydı hayatımda gördüğüm en son şey o bir çift göz olabilirdi” bilgisini paylaştı.

‘UYURKEN İPİN BİR UCUNU KOYUNA, DİĞER UCUNU KOLUMA BAĞLIYORUM’

Teknolojiyi kullanırken bir yandan da geleneksel çobanlık yöntemlerini kullandığını dile getiren İsmail, "Bızbent denilen şeyi kullanıyorum mesela. Bızbent, gece dağlık arazide koyunların yatarken yanında uyuyacağım zaman bir ipin ucunu halka yapıp koyunun boynuna, bir ucunu ise kendi koluma bağlayıp uyuyorum. Eğer sürü gece kalkıp giderse koyun bağladığım iple beni uyandırıyor” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

Alıntı Metni
Tarladan sofraya vurguna operasyon: Ölülere bile makbuz kesmişler
İstanbul’da ‘kira’yı sosyal konut düşürecek

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.