Köyde başlayan hayal, Milano’da gerçeğe dönüştü! ‘Hiçbir bahanenin arkasına sığınmadım’

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr -Gülizar Ermiş, Denizli’de doğdu. Annesi belediye personeli, babası ise önce noter katibi, sonrasında muhtarlık yaptı. Gülizar, hafta sonlarını ve okul tatillerini, Burdur’un Yeşilova ilçesindeki köyde yaşayan dedesi ve babaannesiyle geçiriyordu. Sahne sanatlarına büyük ilgi duyuyor, okul yıllarında düzenlenen pek çok etkinlikte aktif olarak yer alıyordu. İstiklal Marşı yarışmalarına, tiyatro gösterilerine, karaoke etkinliklerine ve münazaralara katılıyor, voleybol oynuyordu. Gezmek, yeni diller öğrenmek ve farklı kültürleri tanımaktan büyük keyif alıyordu. Ancak bunu ailesine maddi bir yük olmadan gerçekleştirmek istiyordu. Bu nedenle hayallerini yüksek tutarken, hedeflerine ulaşabilmek için kendini sürekli geliştirmeye ve yeni şeyler öğrenmeye özen gösterdi.

YURT DIŞINA GİTMENİN YOLLARINI ARAŞTIRDI
İlkokula Denizli’de başlayan Gülizar, okul yıllarında aktivitelere katılmayı ve yabancı dil öğrenmeyi çok seviyordu. Ancak matematik dersinde bir türlü başarılı olamıyordu. İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi’nden mezun olan genç kız, yurt dışına gitmenin yollarını araştırırken, sürdürülebilir projeler geliştirmesi halinde yurt dışındaki eğitim programlarına ve projelere başvurabileceğini öğrendi. Bu süreçte ilk projesini annesinden ilham alarak hazırlayan Gülizar, “Sürdürülebilir bir proje yapmak için annemin evde atık yağları biriktirdiğini ancak bunları nereye bırakacağını bilmediğini gördüm. Bunun üzerine mahallemizde üç farklı toplama noktası belirledim” dedi.
‘100 MİLYON LİTRE SUYUN KİRLENMESİNİ ÖNLEDİM’
Projesini büyüterek Bodrum’da atık yağ toplamaya başlayan Gülizar, “8 ayda 100 litre atık yağ topladım ve bu sayede 100 milyon litre suyun kirlenmesini önledim. Sürdürülebilir projeler kapsamında Amerika’dan metaverse toplantıları da organize ettim. Tarladan domates toplamak gibi farklı projelerde de yer aldım” diye konuştu. Hazırladığı projelerle yurt dışındaki 100’den fazla programa başvurduğunu belirten Gülizar, “100’den fazla yurt dışı projesine başvurdum ancak hep ret mektupları aldım. Ta ki Fransa’dan kabul alana kadar. Lyon’da bir haftalık eğitime kabul edildim. Bu kabulden üç gün sonra da Almanya’dan kabul aldım” ifadelerini kullandı. Köy hayatından Milano gibi dünyanın önemli moda ve tasarım merkezlerinden birine uzanan yolculuğunu anlatan Gülizar, hayallerine ulaşmak için verdiği mücadele için şunları söyledi:

OSCAR SCHİRÈ MODA EVİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Gülizar’ın çocukluğu dedesinin döşeme atölyesinde geçti ancak dedesi ona dikiş öğretme fırsatı bulamadan vefat etti. Gülizar da pandemi döneminde mahalledeki Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kursa katılmaya karar verdi. “Burada, adeta köy enstitülerinde eğitim alıyormuşum gibi hem eğitim gördüm hem de bir meslek öğrendim” diyen Gülizar, “Milano’da ise bir gün bir moda evinin önünden geçerken içeri girip staj imkânı olup olmadığını sormaya karar verdim. Yanımda kendi diktiğim kaban ve hazırladığım videolar vardı. Bunları moda evindekilere gösterdim” diyerek, bu girişimi sayesinde Oscar Schirè adlı moda evinde çalışma fırsatı yakaladığını dile getirdi.
‘KENDİ MARKAMI KURMAK İSTİYORUM’
Kendi parasını kazanarak geçimini sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamaktan mutluluk duyduğunu anlatan Gülizar, Milano’daki yaşamını ve gelecek hedeflerini şöyle anlattı: “Şu anda Milano’da Cattolica del Sacro Cuore Üniversitesi’nde Communication Management okuyorum. Bir yandan moda evinde çalışıyor, diğer yandan rehberlik yaparak şehri geziyorum. Gelecekte kendi markamı kurmak, moda haftalarına katılmak ve televizyonda program sunmak istiyorum. Özellikle hazır kıyafet kombinleri yerine, kıyafet dikimi yarışmaları düzenleyerek dereceye girenlere yurt dışında eğitim bursları vermeyi hayal ediyorum. Medya, pazarlama ve satış alanlarını modayla birleştirmeyi hedefliyorum. Yolun daha başındayım; hikâyem daha yeni başlıyor.”

‘HİÇBİR BAHANENİN ARKASINA SIĞINMADIM’
“Kimseden ‘Hadi kızım, şunu yap, dil öğren, yağ topla, dikiş kursuna git’ gibi komutlar almadım. Her şeyi kendim yapmak istedim” diyen Gülizar, “İzmir’de tıp eğitimi alan bir ağabeyim var. Eğitim, ailemizde her zaman en öncelikli konuydu. Annem ve babam, okuyabilmemiz için ellerinden gelen her türlü fedakârlığı yaptı. Bizi her zaman desteklediler ve önümüzü açtılar. Ben de hiçbir bahanenin arkasına sığınmadım. Yeri geldi, tarlada çapa yaparken bile İspanyolca podcast dinledim. ‘Boşa gidecek zamanımı nasıl değerlendirebilirim?’ farkındalığı ve bir şeyler üretme tutkusu bana en büyük cesareti verdi. İnternetin olduğu her yeri bir öğrenme alanı olarak görmek ve üşenmeden, ‘damlaya damlaya göl olur’ anlayışıyla küçük adımlarla bile olsa sürekli çalışmak, en önemli özelliklerimden biri oldu” diye konuştu.
Sende Yorum yap