BM’nin İsrail utancı!..

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantılarında; İsrail'in güney Suriye’deki askeri faaliyetleri ve işgal ettiği bölgelerdeki varlığı, Suriye’nin egemenliğini ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması (Ateşkes) Anlaşması’nı ihlal eden en büyük dış güvenlik tehdidi olarak nitelendiriliyor... Daha yeni BMGK’nın 17-18 Eylül’deki oturumunda Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, “İsrail köylerimize girdi, halkımızı yerinden etti, tesislerimizi bombaladı” diye dünyaya haykırdı. İsrail’in yalnızca Suriye’ye değil, tüm bölgenin istikrarının karşı karşıya olduğu en büyük tehdit olduğunu söyledi... Aynı oturumda BM Genel Sekreteri Suriye Özel Temsilci Yardımcısı Claudio Cordone de İsrail’in Suriye’nin güneyindeki varlığı ve faaliyetlerinin Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal ettiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik ihlallerinin sona ermesi gerektiğini vurguladı..
Benzer çıkışları farklı tonlarda BMGK’nın her türlü önemli kararını veto hakkı bulunan beş daimi üyesinden üçü de yaptı. Rusya temsilcisi, Suriye’nin istikrarını desteklediklerini ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünü zedeleyen her türlü adımı reddettiklerini söyledi. İsrail’den işgal altındaki Suriye topraklarından çekilmesini ve ülkenin egemenliğini ihlal etmeyi durdurmasını istedi.
İngiltere, Suriye’nin yükümlülüklerini yerine getirme ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdindeki dosyasını kapatma konusundaki kararlılığını memnuniyetle karşıladı. İsrail’e tırmandırıcı adımlarını durdurma ve Suriye topraklarından çekilmek için açık bir takvim belirleme çağrısında bulundu.
Fransa temsilcisi, Suriye’nin egemenliğine saygının müzakere konusu yapılamayacağını vurgulayarak, İsrail’in kara operasyonlarının durdurulmasını istedi.
ABD ve Çin iseSuriye makamlarının insani, siyasi ve ekonomik öncelikler alanında sürdürdüğü ilerlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini söylediler...
Sonuç ne? Hiç...
★ ★ ★
Onun için de İsrail pervasız saldırıları ve açıklamalarıyla Suriye’deki olumlu gidişatı baltalamaya devam ediyor. Kafasına göre uydurduğu bahaneler ve yalanlarla, Golan’ı işgal ettiler, Kuneytra’yı işgal ettiler, Dera’ya ilerleyişlerini sürdürüyorlar, geçtiğimiz günlerde de Şeyh Dağı’na (Hermon) çıkıp tehditler savurdu katil Netanyahu, hâlâ da aynı kafada devam ediyor... İşgal ettikleri yerlerden verdiği fotoğraflarla atıp tutan İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir de gerilimi tırmandırmaktan vazgeçmiyor... İşgali dünyanın gözüne soka soka yapıyorlar yani. Filistin’de, Lübnan’da yaptıkları ve hâlâ devam ettikleri gibi... Neymiş efendim? Tehdit altındalarmış, buna karşı tampon bölge oluşturuyorlarmış!.. Kendileri dışında kimsenin ne saldırma derdi var ne düşüncesi, buna dair tek bir emare kırıntısı bile söz konusu değil. Şam yönetimi istikrarlı bir Suriye istiyor sadece. Ama onlar “Biz önlem alıyoruz” palavrasıyla saldırıyor, işgali meşrulaştırmaya, dünyaya yutturmaya çalışıyorlar... Bu da kurulduklarından beri süregelen bir durum. Saçma sapan bahanelerle saldırmadıkları yer yok, yıllar içerisinde topraklarının nasıl genişlediği de ortada... Öyle hastalıklı kafalar ki; kendi yaptıkları alçaklıkları hiç utanmadan başkalarına atfediyorlar bir de... Türkiye’nin Suriye’de kontrol ettiği bölgeler İsrail’den çok fazla gibi provokatif zırvalarla... Psikolojide buna yansıtma diyorlar. Ruhsal bozukluk hali yani... Yansıtma sürekli hale gelirse de aşırı boyutlarda gerçeklik algısının tamamen bozulmasına yol açıyor. Soykırım suçlusu Netanyahu ve Siyo-Nazi şürekasında olduğu gibi...
★ ★ ★
Bir yanda patolojik vaka İsrail, bir yanda hastalıklı kafalara “yeter artık” demeyen, diyemeyen BM var. Sadece İsrail “işgal ettikleri topraklardan çekilmeli” diyorlar... Samimiysen gereğini yap o zaman... Cılız çıkışlarla ahkâm kesmeyi bırak; yaptırım uygula, İsrail’i çöktüğü başka ülkelerin topraklarından çıkmaya zorla.Hiçbir şey yapamıyorsan da bizzat kendi raporlarınla soykırım yaptığı tescilli, kurulduğu günden bu yana yüzlerce BM ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararını takmayan, hatta BM’yi de doğrudan hasım gibi görüp hedef alan haydut devlet İsrail’i istenmeyen ülke ilan et de, dünya varlığını görsün, hissetsin...
BM olarak sende yaptığı ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle “utanç listesi”ne aldığın İsrail’e söz geçirememe utancından kurtul...
Sende Yorum yap