Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Irak için yeni dönem mesajı: Artık terörü değil huzuru konuşalım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu ABD’nin New York şehrindeki Türkevi’nde gazetecilerle sohbet ederek soruları yanıtladı. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
TRUMP’IN DAVETİYLE KATILDIM: Amerika ve KİK ülkelerini bir araya getiren toplantıya Sayın Trump’ın daveti üzerine iştirak ettim. Sayın Trump’ın da bizimle benzer görüşlere sahip olduğunu biliyor, 2027 yılını Türk-Amerikan münasebetleri açısından bir referans haline getirelim istiyoruz.
BÜTÜN ÜYELERİ KUŞATMALI: (BM reformu) Veto mekanizması kaldırılsın; sadece 5 üyeyi koruyan BM modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve kararlar alsın. Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var.
BM’DE DİMDİK DURUŞ: (BM’de ilk hitabınızdan bugüne kadar yolculuğu nasıl değerlendirirsiniz?) Bu yolculuk dimdik bir duruştan ibarettir. BM Genel Kurulu kürsüsüne ilk çıktığımızda ne söylüyor, nerede duruyorsak, bugün de aynı yerdeyiz. Bölgemizdeki birçok mesele o günlerde atılan yanlış adımlarla büyüdü, kıvılcımlar adeta yangına döndü. BM reformu o yıllarda yapılmış olsaydı, bugün bölgemizde ve dünyadaki çatışmaların ve savaşların önlenmesi işten bile değildi.
TAKOZ KOYMAYA ÇALIŞANLARA FIRSAT VERMEYİZ: ‘Terörsüz Türkiye’ bizim için malum günübirlik bir mesele değil. Bu, Türkiye’nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması meselesidir. Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerekir. Türkiye, inşallah, birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacaktır. Buna takoz koymaya çalışanlar kuşkusuz vardır. Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını tabii ki istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz.
SİNCAR TERÖRDEN ARINDIRILACAK: Türkevi’nde Sayın Ali Zeydi ve arkadaşlarıyla yine bir görüşmemiz oldu. PKK’nın uzun süredir Irak’ta yerleştiği Sincar bölgesinde artık Irak hükümetinin otoritesi hakim olacak. Bugün Irak makamlarıyla bölge terörden arındırıldıktan sonra kontrolünün nasıl olacağını istişare ettik. Ayrıca Başika’nın devri konusunu ele aldık. Komşumuz Irak ile artık terör konularını değil, Kalkınma Yolu’nu, karşılıklı ticaret hacmimizi artırmayı, istikrarı, huzuru ve refahı daha fazla konuşmak istiyoruz. Süreç olumlu ilerliyor. İyi bir ivme yakaladık. İnşallah neticesi de güzel olacak.
GAZZE’Yİ GÜNDEME TAŞIDIK: BM Genel Kurulu’na hitabımızda 5 maddede daha kapsayıcı, daha adil ve etkili bir küresel sisteme duyulan ihtiyacın altını çizdik. Gazzeli kardeşlerimize yönelik zulmü bir kez daha insanlığın gündemine taşıdık. Maruz kaldığımız tehditlerle mücadelede bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımımızı anlattım. Genel Kurul görüşmelerinde iklim eylemi ve adil geçiş konusunun da öne çıktığını görüyoruz. Türkiye olarak COP31’e 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağız. Dünyanın dört bir yanından 100 bin katılımcıyı Antalya’da misafir edeceğiz.
F-35 PROGRAMI: Sayın Trump ile bu konuyu NATO’da da görüşmüştük. Kendisi Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koydu. Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz. Bu konuda temaslarımızı sürdürüyoruz. Netice alacağımıza inanıyorum.
‘MEKKE ANLAŞMASI GÜÇLÜ BİR ADIM’
TUZAĞA DÜŞMEYECEĞİZ: Mekke Savunma Anlaşması doğru yolda atılmış güçlü bir adımdır. Biz, dün kurulmuş bir devlet değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz. Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolumuzda daha güçlü ilerleyeceğimizden şüphem yok. Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek bir zeminin temelleri atılmıştır.
‘HÜRMÜZ AÇILMALI’
MİLYONLARCA İNSANI ETKİLİYOR: Hürmüz’deki tablo bu meselenin artık sadece İran ile Amerika arasındaki bir mesele olmadığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır. Çünkü Hürmüz Boğazı’ndaki her gerilim, sadece bölge ülkelerini değil, Avrupa’yı, Asya’yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinin anahtarı olarak Hürmüz açılmalıdır.
KARADENİZ’DE GÜVENLİK: Karadeniz bu savaşın bir cephesi değildir, asla olmamalı. Yaptığımız görüşmelerde seyrüsefer emniyetinin yeniden sağlanmasının gereğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyoruz.
İSRAİL BARIŞI BALTALIYOR
BASKI YAPILMALI: (Trump ile toplantıdan sonra Gazze’ye ilişkin gelişme olabilir mi?) Gazze’de akan kanı durdurmadan, ateşkesi kalıcı hale getirmeden ve Filistinlilerin kendi topraklarında onurlu bir geleceğe sahip olmasını sağlamadan Orta Doğu’ya kalıcı barış gelmeyecektir. Fakat İsrail, saldırganlığını sürdürmekte, barışı baltalamaktadır. İsrail’e, başta Amerika olmak üzere uluslararası toplum, bu plana uymak zorunda olduğunu öğretmelidir.
‘YUNANİSTAN DÜŞMAN DEĞİL, KOMŞUMUZ’
SULH KORUNMALI: Yunanistan’da seçim olur, hükümet değişir, muhalefet değişir; bunlar bizim meselemiz değil. Bizim meselemiz Türkiye’nin hakları, güvenliği, Ege ve Doğu Akdeniz’de sulhu sükunun korunmasıdır. Türkiye Yunanistan’ın düşmanı değildir, komşusudur, NATO şemsiyesi altında müttefikidir. İki ülke ilişkileri seçim malzemesi yapılmayacak kadar nazik ve mühimdir.
YUNANİSTAN’DA YANKI BULDU
Yunanistan’dan üst düzey bir hükümet yetkilisi, New York’ta gazetecilere yaptığı açıklamada Erdoğan’ın sözlerini değerlendirirken, bunların “yakın geçmişte duyduklarımızdan farklı bir yöne işaret ettiğini” vurguladı. Aynı yetkili şunları da ekledi: “Biz komşuyuz. Coğrafya bizi yan yana yaşamaya mecbur kılmış durumda. Şu an önemli olan, tırmandırmadığımız bu gerilimi düşürmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir'in de olduğu gazetecilere açıklamalarda bulundu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN FON SORUŞTURMASI AÇIKLAMASI: ‘SORUMLULARDAN HESAP SORULACAK’
RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL: (Fon krizi) Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu. Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur. Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız.
Categories: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Irak için yeni dönem mesajı: Artık terörü değil huzuru konuşalım
Sende Yorum yap