Alexandre Martin haklı mı?
28 yaşındaki Alexandre Martin, Greubel Forsey ve Petermann Bédat gibi ünlü imalathanelerde çalıştıktan sonra Şubat 2026’da İsviçre’nin Morges kentinde kendi saat atölyesini açtı. İlk saatine de babasının doğum yılına ithafen “1965” adını verdi.
Saat 38 mm çapında çelik kasada, elle kurmalı ve CYMA 586 kalibresinin yeniden işlenmiş bir versiyonuna dayanıyor. Ana plaka ve dişli takımı özgün kalibreden geliyor, köprüler ve birkaç parça ise yeniden üretilmiş. Saat 6 yönündeki küçük saniye alt kadranı Anita Porchet atölyesinde mineyle işlenmiş. Ağustos 2026’da on iki adetlik ilk serinin 65 bin CHF’den satışa çıkmasıyla tartışmalar da başladı.
Eleştiriler saatin görsel mimarisinde yoğunlaştı. Kasa oranları, 6 yönündeki küçük saniye yerleşimi ve hatta tanıtım fotoğraflarının çekim tarzı bile Kosova doğumlu İsviçreli saatçi Rexhep Rexhepi’nin Chronomètre Contemporain ailesiyle, özellikle CCII ile çarpıcı biçimde benzeşiyordu.
Martin ne diyor?

Martin, kasanın geometrisini dağlarda zirveye bakma deneyiminden, beyaz altın indeksleri havada süzülme hissinden, akrep ve yelkovanı ise dağcılıkta kullanılan buz vidalarından ilham alarak tasarladığını söylüyor. Mekanizma konusunda da benzer bir yaklaşımı var. Baştan yeni bir kalibre geliştirmek yerine kendini kanıtlamış CYMA 586’nın mimarisini dönüştürmeyi tercih etmiş. Prototipte ana plaka ve çark takımını korurken köprüleri ve diğer parçaları yeniden üretmiş. Seri üretimde ise CYMA parçaları kullanılmayacak, özgün mimari temel alınarak yeni parçalar üretilecek.
Rexhepi de 2018’de Chronomètre Contemporain’in çıkış noktasını 1940’ların subay saatlerini 21. yüzyıl için yeniden yorumlamak olarak tarif etmişti. Fiyat karşılaştırmasına gelince: Rexhepi’nin ilk Chronomètre Contemporain’i 2018’de 70 bin doların altında satışa çıkmıştı. 2023’te bu modelin bir örneği müzayedede 900 bin doların üzerinde satıldı.
Spektrum olarak özgünlük
ScrewDownCrown yazarı Kingflum ise özgünlüğün bir anahtar gibi açılıp kapanmadığını bir spektrum oluşturduğunu yazdı. Ona göre mesele, “ne kadar benzerse aşırı benzer sayılır” sorusunda düğümleniyor. 1965, kasa profili, oranları ve küçük saniye yerleşimiyle gördüğü en çarpıcı benzerlik örneklerinden biri ancak kadran ayrıntıları ve akrep-yelkovan farklı bir tarzda olduğu için tam anlamıyla bir kopya sayılmaz diyen Kingflum, 65 bin CHF’yi güncel bağımsız saatçilik fiyatları içinde savunulabilir buluyor. Hatta Martin’in parlak geçmişi düşünüldüğünde fiyatın düşük bile kaldığını ileri sürüyor.
Alexandre Martin’in saatçilik yeteneği sorgulanmıyor. Tasarım benzerliğinin yanı sıra 65 bin CHF’lik fiyatın nasıl gerekçelendirileceği tartışılıyor. Fakat bu fiyatı bağımsız saatçilik dünyasının ekonomisinden ayrı düşünmek de mümkün değil. Üretim birkaç düzineyle sınırlandırılırken, koleksiyoncuların ilgisi ve ikinci el piyasa fiyatları bağımsız saatçileri giderek daha yükseklere taşıyor. 2026’nın ilk yarısında bağımsız markaların ikinci el piyasadaki işlem değeri 633,8 milyon dolara ulaştı. 13 Haziran 2026’da erken dönem F.P. Journe saatlerinden birinin müzayedede 13,9 milyon dolara satılması ise bu piyasanın uç noktasını gösteriyor.
1965 modeli, bu ekonominin dışında duran bir istisna değil. Alexandre Martin daha ilk saatinde, güncel piyasanın yüksek fiyat ve limitli üretim üzerine kurulu sistemine giriyor, bakalım bağımsız saatçilik dünyasında kendine ait bir zirveye çıkabilecek mi?
Sende Yorum yap