Şişlinin bir semtinde 120 yıldır saklanıyor! Saray hekimi yaptırdı, Şakir Paşa Apartmanının komşusuydu

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - İstanbul’un Elmadağ semtinde, bugün kentin yoğun trafiği ve yüksek yapıları arasında kalan yedi katlı bir bina, bir asırdan uzun süredir İstanbul’un değişimine tanıklık ediyor. Arif Paşa Apartmanı; mimarisi, iç avlusu ve burada yaşamış sanatçı ve yazarlarla, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kent hayatının sessiz tanıklarından biri. Peki günümüzden onlarca yıl önce bu apartmanda ne oldu?
KONUT KÜLTÜRÜNDEKİ DEĞİŞİMİN ÖNCÜLERİNDEN!
İstanbul’da bazı binalar vardır; önünden geçerken yalnızca bir cephe görürsünüz. Oysa kapısından içeri girdiğinizde, şehrin başka bir dönemine açılan bir hikâyeyle karşılaşırsınız. Şişli Elmadağ’daki Arif Paşa Apartmanı da bunlardan biri. Temelleri 1894 yılında atılan ve 1902'de tamamlanan yapı, Sultan II. Abdülhamid döneminin saray hekimlerinden Sarıcazade Arif Paşa tarafından yaptırıldı. Mimarı ise Rum asıllı Osmanlı mimar Constantin P. Pappa’ydı. Yapının inşa edildiği yıllar, İstanbul’un geleneksel konut kültürünün değişmeye başladığı bir dönemdi. Konakların ve yalıların hâkim olduğu kent yaşamına, çok katlı apartmanlar giderek daha fazla dahil oluyordu. Arif Paşa Apartmanı bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

Yaklaşık 30 metreyi aşan yüksekliğiyle döneminin büyük yapılarından biri olan apartman, U biçiminde tasarlandı. Ortasında geniş bir iç avlu bulunuyor. Yedi katlı yapı; geniş daireleri, yüksek tavanları, büyük pencereleri ve hizmetliler için ayrılmış bölümleriyle dönemin varlıklı kentlilerine hitap eden bir konut anlayışını yansıtıyordu. Şişli Belediyesi'nin yayımladığı çalışmada yapı 36 daireli ve dört ana girişli olarak tanımlanıyor. Mermer merdivenleri ve asansörü de yapının dönemi için dikkat çekici özellikleri arasında sayılıyor. Bugün sıradan görülebilecek bir apartman fikri, 20. yüzyılın başındaki İstanbul için aynı ölçüde sıradan değildi. Arif Paşa Apartmanı, bu nedenle yalnızca bir konut yapısı değil; İstanbul'un modernleşen şehir hayatının da mimari belgelerinden biri olarak okunabilir.
Koral, 1910 yılında İstanbul'da doğdu. Resimle başlayan sanat hayatı, 1940'lı yıllarda seramiğe yönelmesiyle bambaşka bir çizgiye evrildi. Paris'te seramik eğitimi aldıktan sonra Türkiye'ye dönen sanatçı, seramiği yalnızca geleneksel bir zanaat olarak değil, çağdaş sanatın bir ifade alanı olarak ele alan öncü isimlerden biri oldu ve bu sanat yolculuğunun İstanbul'daki önemli duraklarından biri Arif Paşa Apartmanı'ydı. Koral'ın burada yaşadığı ve apartmanın içindeki bir bölümü atölye olarak kullandığı çeşitli kaynaklarda aktarılıyor.
FÜREYA KORAL DA ORADA YAŞADI
Füreya Koral, binanın kültürel hafızasında yer eden tek isim değildi. Yazar Pınar Kür de bir dönem Arif Paşa Apartmanı'nda yaşadı. Böylece apartmanın tarihine yalnızca mimarlık üzerinden değil, sanat ve edebiyat üzerinden de bakmak mümkün hâle geliyor. Bir yanda Osmanlı'nın son döneminden kalma bir yapı, diğer yanda Cumhuriyet döneminin sanat ve edebiyat dünyasından isimler... Binanın hikâyesi, İstanbul'un farklı dönemlerini aynı mekânda birbirine bağlıyordu.
Arif Paşa Apartmanı'nın inşa edildiği dönemde Elmadağ ve çevresi bugünkü yoğunluğundan oldukça farklıydı. Şişli Belediyesi'nin Harbiye üzerine yayımladığı çalışmada, yapının 1900'lerden 1930'lara kadar Taksim çevresinden çekilen fotoğraflarda belirgin biçimde görülen büyük yapılardan biri olduğu aktarılıyor. Mimar Constantin P. Pappa'nın İstanbul'daki eserleri arasında yer alan yapı, ölçeği ve planlamasıyla döneminin dikkat çekici apartmanlarından biri oldu. Bugünkü kaynaklarda yapının Sarıcazade Abdullah ve Osman Bey Apartmanı adıyla da anıldığı görülüyor. Buna karşın Arif Paşa Apartmanı adı, yapıyla ilgili kaynaklarda ve kent hafızasında kullanılmaya devam ediyor.

Yapı hakkında internette sıkça tekrarlanan iddialardan biri, Arif Paşa Apartmanı'nın İstanbul'un ilk asansörlü binası olduğu yönünde. Ancak bu ifade kesinleşmiş bir tarihsel gerçek olarak kullanılmamalı. Arif Paşa Apartmanı'nın erken dönem asansörlü yapılardan biri olduğu ve asansörünün bulunduğu çeşitli kaynaklarda belirtiliyor. Fakat “İstanbul'un ilk asansörlü binası” unvanı farklı yapılar için de kullanılıyor. Bu nedenle daha doğrulanabilir ifade, yapının 'İstanbul'un erken dönem asansörlü apartmanlarından biri olduğu' yönünde.
Arif Paşa Apartmanı bugün hâlâ İstanbul'un değişen dokusunun içinde varlığını sürdürüyor. Bir zamanlar Osmanlı saray çevresinden bir hekimin yaptırdığı büyük bir apartman olarak yükseldi. Sonra Cumhuriyet İstanbul'unun sanatçılarını ve yazarlarını ağırladı. Bugün binaya bakıldığında görülen yalnızca 120 yılı aşkın bir mimari yapı değil. Bir şehrin yaşam biçiminin nasıl değiştiğinin, sanatın özel yaşam alanlarına nasıl sızdığının ve İstanbul'un farklı dönemlerinin aynı binada nasıl üst üste biriktiğinin somut bir örneği.
Categories: Şişlinin bir semtinde 120 yıldır saklanıyor! Saray hekimi yaptırdı, Şakir Paşa Apartmanının komşusuydu
Sende Yorum yap