A Ligi başka bir seviye
Milli maç arasını pek de sükunet içinde geçirmiyoruz. Bir yandan Uluslar Ligi maçlarını kaybediyoruz bir yandan da hakemler ve onları yöneten MHK ile ilgili suçlamaları dehşet içinde izliyoruz. Böyle bir ortamda Ali oynamış, Veli oynamamış, santrforsuz olmuyor, kolay gol yiyoruz gibi laflar da anlamsız kalıyor.
Bologna’da sakatlar ve cezalılar nedeniyle idealin çok dışında bir 11’le başladık. Aslında İtalya da... Onlar da rotasyon yapmışlardı. Hem de geniş bir rotasyon.
Aslında bu maçtaki hikayemiz çok da farklı değil öncekilerden. Topu ayağımıza aldığımızda iyiyiz güzeliz ama o top bir türlü içeri girmiyor. Rakibin ilk ciddi atağı kalemizde gol oluyor.
Türkiye, bu sıkıntıyı Dünya Kupası’ndan beri yaşıyor. Top rakipteylen daha rahatız sanki. Ama topu bize verdiklerinde özellikle dar alanda rakibi nasıl açacağımızı bulamıyoruz. Hangi oyuncunun oynadığı da fark etmiyor. Bu takımın en büyük yıldızı Arda Güler oynadığında da oynamadığında da durum değişmiyor.
A Ligi bize büyük geldi. Bu lig başka bir seviye. Bu seviyeye uygun oyuncularımız var. Ama futbol yönetim şeklimiz, ülkenin genel futbol algısı bu seviyenin çok altında. Montella, bu maç sonunda gider mi bilemem ama bu kafayla Türk futbolunda bir şey değişmez.
Sende Yorum yap