Gereğini yapın efendiler!
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, doğru ama eksik konuşuyor: İtalya maçı için gittiği Bologna’da “hakem soruşturması” ile ilgili açıklamasında “Kimse 100 yıllık federasyonun, 30 yıllık kokuşmuşluk ve ahlaksızlığın hesabını 2 yıllık yönetimimize mal etmeye çalışmasın!” İlk bakışta doğru ve haklı bir itiraz. Ancak TFF’nin lokomotifinde baş sorumlu kendisi. Makinist o... Raydan çıkmanın ilk sorumlusu olarak “başmakinistin” hesap vermesi gerekir. Orada sporun ve futbolun pek de dile getirilmeyen, teknik ve taktik gevezeliklerle unutulan bir ilkesi var: Etik... Ahlaklı davranma alışkanlığı ve sorumluluk... Hacıosmanoğlu, etik ilkeyi ihmal ediyor, uzak duruyor.
TFF Yönetim Kurulu tarafından göreve getirilen MHK Başkanı ve 5 sorumlu tutuklanırken, Başkan tarafından bizzat atanan Dr. Ferhat Gündoğdu 15 milyon liralık tazminattan da vazgeçerek istifa ederken, Hacıosmanoğlu ve ekibinin kenara çekilip “süreci takip etmesi” yetmez. Göreve devam edip etmeme konusunda kuruluyla konuşup gereğini yapması beklenir.
Gündoğdu ve hakemlikle ilgili 5 kişi tutuklanıp, iddianameyi ve yargı sürecini bekleye dursun, ‘Derbilerin Efendisi’ (6 maç, 4 görev) Yasin Kol (şike ve teşvik primi); Süper Lig yardımcı hakemlerinden Göktuğ Hazar Erel de (resmi belgede sahtecilik) iddialarıyla cezaevine gönderildi. Masak raporlarında kuşkulu para hareketleri de var.
TFF Başkanı, tarihe geçecek skandalın, kendi yönetim dönemiyle ilgili sorumluluğunu bir kez daha düşünmeli.
TFF Yönetim Kurulu ile Kulüpler Birliği de ertelenmiş toplantılarında tartışmaları değerlendirip skandalı bitirecek hamleleri yaparak duyarlılık göstermeliler.
Lokomotifin buhar kazanı ya da futbol mutfağındaki “düdüklü” tencere… Her neyse… Bu kadar ateşi, kaynamayı, basıncı, ve sıkleti bu iskelet kaldırmaz.
Karar verin efendiler… Vicdan ve akıl sizi bekliyor. Güneş balçıkla sıvanmaz. Geç kalmayın, zaman durmaz!..
İne koşa Uludağ “Eker I run”
Bursa’daki gıda şirketi “eker”, yoğurt, ayran ve tereyağı, kaymak üretiminin yanı sıra sosyal sorumluk etkinliğini de sürdürüyor. Geçen Pazar günü, uluslararası maraton yarışlarına da örnek olabilecek 13. “eker I run” koşuları için Bursa’daydık. Sporcular, antrenörler ve atletizm meraklılarının oluşturduğu heyecan dolu bir festivale tanık olduk.
Yaşları 8 ila 83 arasında değişen 5 bine yakın atlet 1800 rakımlı tepeden start alan 42 bin 195 metrelik maratoncularla birlikte 15,10,5 bin metre ve çocuklar 500 metre yarışlarına katıldı.
Yarış direktörü Caner Odabaşoğlu, dünyada pek az örneği olan “iniş” halindeki maraton koşusunun akla geldiği gibi kolay olmadığını anlattı. İnişte oldukça sarsılan, hızını kontrolda zorlanan ve 520 metrelik zor bir tırmanışta da nefes tüketen atletler, zorlu koşuyu başarıyla bitirdiler. Emre Singer 2 saat 39 dakika, 07 saaniyelik derecsiyle dördüncü şampiyonluğunu kazandı. Uluslararası yarışlarda time keper (zaman ölçer) olarak görev yapan Odabaşoğlu, her yıl artan sayıda koşucunun katılımıyla organizasyonun büyük değer kazandığını anlattı.
Medyadaki dostlarımızla buluşmamızı, toplumun bilgilenmesini sağlayan ON İletişim’e ve İpek Özgüden’e teşekkür borçluyuz. 83 yaşındaki sprinter büyüğümüz Çiçek Solon Şensoy, Baltık ülkelerinde, Balkanlar’da kazandığı 100-200 metre madalyalarının yanına Bursa’da 5 bin m. madalyasını da kattı. Kariyerinin önemli yıllarında antrenörlüğünü maratoncu Şevki Koru yapmış. Yine de ondan çok şey öğrendiğini söylüyor.
Küçükler 500 metre yarışını da madalyayla bitiren Kuzey Karaman’ın hem hazırlığına hem de koşusuna tanık oldum. Beslenmede glutenden kaçıyor. Uykusu ve antrenmanı yaşamının en önemli unsurları. Bir de inanılmaz sorular soran “meraklı turşucu” halleri. İşte benim şampiyonlarım. Eker kardeşlere saygıyla.
Categories: Gereğini yapın efendiler!
Sende Yorum yap