s

Bölünmüş de bölünebilir mi?..

İstifalar, transferler, hele de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay özelindeki gelişmeyle siyaset çok hareketli. Ama bir o kadar da gerilimli bir iklim söz konusu... Özellikle de kendileri açısından siyaseten yaşanan her olumsuzlukta özeleştiri yapmak yerine işin kolayına kaçıp sadece iktidarı suçlayan ana muhalefet cenahında... Ki bu bağlamda üslubu ve son derece ağır ifadeleri nedeniyle Özgür Özel’e yönelik eleştirilerde var. Uzun bir aradan sonra Özel’in Silivri’ye gidip, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı son görüşme de siyaset kulislerinde çok tartışılıyor yine... Ama bu sefer epey bir ton değişikliğiyle... Daha önceleri periyodik aralıklarla sıkça yinelenen ziyaretlerle ilgili konuşulanlar, iddialar neydi hep? Özel, Silivri’den talimat alıyor, vesayet altında... Şimdilerde ne deniliyor? Özel vesayet görüntüsünden duyduğu rahatsızlık nedeniyle ziyaretlere ara vermişti, son görüşmeden de pek mutlu ayrılmadı zaten. Doğrudur, yanlıştır kestirmek zor nihayetinde iki kişi arasında yaşanan bir mesele... Ancak, Yargı’nın Mutlak Butlan kararı ardından Özgür Özel liderliğinde kurulan Yeni Parti çatısı altında, Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki hakimiyet mücadelesinin yeni bir boyut kazandığı da bilinen gerçeklik... Kamuoyu önünde bu durum her ne kadar “kardeşlik hukuku” veya “yol arkadaşlığı” olarak tanımlansa da arka planda ciddi bir güç mücadelesi yürütüldüğü, iki cephe arasında bir soğuk savaş yaşandığı örnekleriyle ortada...

★ ★ ★

Dolayısıyla 14-15 Kasım 2026 tarihlerinde yapılması planlanan ilk büyük YENİ Parti Kurultayı, parti içi güç dengeleri ile Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu arasındaki ilişki açısından tam anlamıyla bir turnusol testi niteliğinde... Bu kurultay, partinin “birlik” söyleminin sahada ne kadar karşılık bulduğunu ve gelecekteki cumhurbaşkanı adayının kim olacağını netleştirecek kritik bir dönemeç. Şöyle ki:

Özel; genel başkanlık koltuğunu ve parti yönetimini kendi vizyonuna göre şekillendirmek istiyor. Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu’na tamamen kendisine sadık, “Özelci” isimleri taşımayı hedefliyor.

İmamoğlu Cephesi ise; partinin yönetim kadrolarında ağırlıklarını korumak çabasında. Eğer PM listelerinde İmamoğlu’na yakın isimler tasfiye edilirse, bu durum Özel’in partide ipleri tamamen eline aldığının ilanı olacak.

Kurultay salonunun dizaynı asılacak, poster, afişler ile delegelerin sloganları, Özel ve İmamoğlu isimlerine verdikleri alkış-destek oranları, parti tabanının ve delege yapısının gerçekte hangisine daha bağlı olduğunu ortaya koyacak. Özellikle de İzmir gibi büyük örgütlerden yükselen “Özgür Özel’i Cumhurbaşkanı adayı yapacağız” seslerinin kurultay salonunda nasıl bir karşılık bulacağı da önemli... Özel’i aday yapma çıkışı ya da buna dönük seslerin İmamoğlu’na yakın isimleri oldukça rahatsız ettiği “İmamoğlu’nun hukuki durumunu gerekçe göstererek yavaş yavaş siyaseten devre dışı bırakılmak istendiği” gibi tepkiler geldiği herkesçe malum..

YENİ Parti, TBMM’deki ilk ciddi sınavı olan “Terörsüz Türkiye” yasa tasarısı oylamasındaGenel Başkan Özel tasarıya destek verirken, partideki 54 milletvekilinin “hayır” oyu kullanması da (35 milletvekili evet dedi), Özel’in kendi grubundaki hakimiyetinin zayıflığını gösterdiği şeklindeki yorumlarda bilinen bir durum yine…

★ ★ ★

Sonuç olarak; Kasım ayındaki bu kurultay sadece sıradan bir parti içi seçim değil; YENİ Parti’nin gelecekte Özgür Özel’in partisi mi, yoksa cezaevinde olsa bile Ekrem İmamoğlu’nun partisi mi olarak anılacağını belirleyecek nihai hesaplaşma sahnesi... Ya da Özel’in partideki Genel Başkanlık otoritesini tamamen mi pekiştireceği, yoksa İmamoğlu’nun partiyi yönlendiren ana aktör olduğu iddialarını doğrulama veya konumunu tescil mi edeceği anlamında kırılma olasılığı sinyalleri de içeren kritik bir viraj aslında... Eğer Özel kurultayda Parti Meclisi (PM) seçimlerini blok liste veya güçlü bir delegasyon desteğiyle kazanır ve İmamoğlu’na yakın isimleri yönetimden tamamen tasfiye ederse, partideki “ortak vizyon” resmi olarak çökebilir... Bu da İmamoğlu’na bağlı milletvekilleri ve İstanbul örgütü açısından, YENİ Parti’de sıkıntı demek. Bu durumda akla gelen soru ise şu:

Bölünmüş de bölünebilir mi?... Zayıfta olsa böyle bir olasılığa karşı tek senaryoda tarafların iktidara karşı güç kaybetmemek adına “zoraki bir ateşkes” ilan etmesi elbette... İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu ve siyasi yasak olasılığının sürdüğü bir ortamda, YENİ Parti’nin kamuoyunda yakaladığı ivmeyi kaybetmemek adına kurultayda göstermelik bir “çarşaf liste” veya uzlaşı formülüyle güç paylaşımına devam denilebilir...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.