s

İki başkan ve İzmir meselesi...

YENİ Parti ve CHP tabanının şu an en öfkeli olduğu isim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay.

Aynı tabanın kafasındaki cumhurbaşkanı adayı isimlerden birisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş.

Kafalarda birbirine tamamen zıt noktalarda duran bu iki ismin benzer birçok özelliği var.

Mesela ikisi de ilçe belediye başkanlığından büyükşehir belediye başkalığına geldiler.

İkisi de 2024 seçimlerine CHP adayı olarak girdiler, ikisi de CHP’den istifa ettiler.

İkisinin siyasi kariyerinde de parti değişikliği var.

Mansur Yavaş, 2013’te Ankara’dan aday gösterilmediği için MHP’den istifa edip CHP’ye geçti, istifası MHP tabanında büyük tepki çekti.

Cemil Tugay, 2026’da CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçti, onun da istifası YENİ Parti ve CHP tabanında tepki çekti.

Burada bir paralellik ve bir ayrım var.

Mansur Yavaş, MHP’den istifa ettikten 3 ay sonra CHP Adayı olarak seçime girdi, Melih Gökçek’e karşı kaybetti.

Cemil Tugay, Tunç Soyer’in yerine aday gösterildi, seçildikten sonra partisini değiştirdi.

Mansur Yavaş, CHP’ye katıldıktan sonra ideolojik çizgisini değiştirmedi, ülkücü kökenden geldiğini hiç saklamadı. Yavaş, CHP’ye geçişini ideolojik bir dönüşüm olarak değil, yerel yönetimde hizmet üretmek adına bir “siyasi iş birliği” olarak tanımladı. CHP’ye katılmasına rağmen ideolojik olarak asimile olmadığını, aksine farklı kulvarlardaki seçmenleri Ankara ortak paydasında birleştiren bir figür olarak kaldığına dikkat çekti.

Cemil Tugay’ın yakın çevresine söylediklerinden bildiğimiz AK Parti’ye katılışını hizmet üretmek amacına dayandırdığı.

AK Parti’ye katılmadan önce Atatürkçü Düşünce Derneği’nden istifa etmesi, gerekçeleri başka olsa bile siyaseten riskli bir davranış sayılabilir. İhtimal ihraç edilmek gibi bir durumla karşı karşıya gelmek istemedi.

Risk dedik ya birden çok ortak noktası olan bu iki isimin en büyük ayrılığı risk alma potansiyelleri.

Mansur Yavaş’ın risk alma iştahı hiç yok, bu açıdan baktığımızda siyasi hayatımızda en çok Abdullah Gül’e benziyor, dibini görmediği suya adım atmıyor.

Cemil Tugay, siyasi konfor alanını terk etmenin ötesinde İzmir’de siyaseten silinme riskini aldı, bunu da açıkça söyledi zaten.

★ ★ ★

Ankara ve İzmir ideolojik kodları farklı olan şehirler.

İzmir, 1961 Anayasa referandumuna hayır demiş bir şehirdir, 1982 referandumuna evet demiş olması kimseyi aldatmamalı.

1984 ve 1994’te muhafazakâr kimliğiyle bilinen Burhan Özfatura iki kere Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Tek isim üzerinden okuma doğru olmaz,1950, 1954 ve 1957 genel seçimlerinin tamamında Demokrat Parti, İzmir’den birinci sırada çıktı.

Bunda Celal Bayar’ın İzmir ile olan özel ilişkisi ve Adnan Menderes’in İzmir’de gördüğü eğitimin etkisi yadsınamaz. 1965 ve 1969 genel seçimlerinde İzmir’de Süleyman Demirel’in Adalet Partisi İsmet Paşa’nın CHP’sini geride bıraktı.

Bir tek Ecevit’in CHP Genel Başkanı olduğu 1973 ve 1977 seçimlerinde CHP İzmir’den birinci parti çıktı.

12 Eylül’den sonra gelen ilk 3 seçimden, 1983 ve 1987’de ANAP, 1991’de DYP sandıktan ilk sırada çıktı.

1995 seçimlerinde sandıktan DSP çok az bir farkla önce çıktı ama DYP ve ANAP’ın aldıkları oy oranı DSP ve CHP’nin oy oranlarının toplamından fazlaydı.

DSP 1999 seçimlerinde oyunu yüzde 40’ın üzerine çıkarırken merkez sağ İzmir’de ilk kez sol partilerin gerisinde kaldı.

2002 seçimlerine gelince, İzmir’de CHP yüzde 29 oy aldı ama Cem Uzan’ın Genç Partisi de yüzde 17,5 gibi inanılmaz bir oy oranına ulaştı.

2002’den beri İzmir, CHP’nin kalesi ama bu kaleye ne kadar bakıldığını da konuşmak lazım.

★ ★ ★

İzmir CHP’nin öyle bir kalesi durumunda ki, 2018 seçimlerine giderken İzmir Milletvekili Tuncay Özkan İstanbul’dan aday yapılmak istendiğinde CHP Genel Merkezi’nde büyük tartışmalar yaşandı. Dışarıya sızan iddialar dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Özkan’ı istemediği yolundaydı.

Bu iddiaya inanmak için sebep çok, Aralık 2015’teki İzmir İl Kongresi’nde Aziz Kocaoğlu, kürsüye çıkıp, “...hele kontenjandan gelenlerin İzmir’i dizayn etmeye hakkı yoktur” demişti.

Genel Merkez’in garanti vekillikler için İzmir’in kontenjanlarını kullanması, 2011’de Mustafa Balbay ve Güldal Mumcu’nun adaylığıyla başladı, hiç bitmedi.

CHP’nin İzmir’e nasıl davrandığına dair başka örnekler de var.

İnanması zor ama 2019’da CHP’nin Urla Belediye Başkanı seçilen ismi FETÖ üyeliğinden önce görevden alındı sonra hapis cezası aldı.

Taraf’ta FETÖ Lideri için “Modern zaman Şamanı” tanımlaması yapan, “Kemalizm ırkçılıktır, dışlayıcılıktır” diyen isim Kılıçdaroğlu tarafından 2023’de İzmir’den birinci sıra milletvekili adayı gösterildi.

Başka bir sürü örnek var ama daha basitini yazayım, 2023 Cumhurbaşkanlığı Kampanyası sırasında 6’lı Masa İzmir’de büyük bir miting yaptı.

Bu mitingde Aday ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İzmir seçmeninin hiç şans vermediği Ahmet Davutoğlu’ndan daha kısa bir konuşma yaptı,.

İzmir sadece Cemil Tugay’dan dolayı gündemde değil.

Fon krizinde yaptığı yanlış açıklamayla Genel Başkan’ı Özgür Özel’i özür dilemek zorunda bırakan Ümit Özlale, İYİ Parti Milletvekili, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığından sonra CHP ve oradan YENİ Parti’ye geçmiş bir isim.

★ ★ ★

BAYETAV’ın “2026 Yaz Barometresi” adlı çalışmasında İzmir halkının %59’unun büyükşehir belediyesinin hizmetlerinden memnun olmadığı, sadece %24’ünün memnun olduğu sonucu çıkmıştı.

Bu yeni bir memnuniyetsizlik değil aslında yıllardır konuşulan bir durum.

O zaman soru şu, İzmir’de koku, altyapı yetersizliği, yol bozuklukları ve kentsel dönüşüm gibi konularda yerel yönetimlere yönelik ciddi bir memnuniyetsizlik ve eleştiri olsa dahi, İzmir seçmeni “hizmet eksikliğini” neden hiç cezalandırmadı?

İdeolojik tatminin rasyonel ihmale yol açmasının sebebi üzerine sadece iktidar değil İzmir’i kale olarak gören YENİ Parti’de düşünmek zorunda,

Siyasette tüm kale olarak görünen yerler, benzer sorunlar yaşıyor, seçmenin sadakatinin karşılığı ihmalkarlık oluyor.

Cemil Tugay’ın işi kolay olmayacak, 2029’a kadar İzmir’i hem bambaşka bir yer haline getirmek hem de İzmir seçmenini rasyonelliğe ikna etmek durumunda.

İzmir üzerinden yazdım ama bu İstanbul’un belirli ilçeleri, Ege şehirleri için de geçerli olan bir durum.

Türkiye’de siyaset normalleşinceye kadar gelecekte de benzer şeyleri konuşacağız gibi...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.