Onlar Villa biz gecekondu
Fenerbahçe'nin mazisinde 6-0'lık bir istiklal madalyası vardı, ona bu kez 6-0'lık utanç vesikası eklendi.
Şampiyonlar Ligi'ndeki bir takım 6 gol yiyorsa, adı ne olursa olsun, orayı hak edip etmediği tartışma konusu olmalı... Daha doğrusu, hak edecek bir futbol oynayıp oynamadığı sorgulanmalı... LASK da Liverpool'dan 6 gol yedi ama üç gol de atmayı bildi.
İstanbul'da nasıl sağanak yağmur varsa, Birmingham'da da gol sağanağı içinde sele kapıldı sarı-lacivertliler... İster teknik adam yetersizliği deyin, isterseniz futbolcu beceriksizliği... Top da biraz isteyecek kardeşim. Aston Villa'nın iki topu sekerek kaleye gitmeyi biliyor. Biz, adı Suzuki, kendisi Jaguar gibi olan kaleciye yakalanıyoruz.
En çok Kante işi kafama takıldı. Fenerbahçe'nin teknik patronu İsmail Kartal, "Gir, oyna" diyor, hocanın anlatımına göre, "Gereğini yapamam. Risk alırsın" diyerek, kulübede oturmayı tercih ediyor. İsmail'in sapır sapır döküldüğü bir maça Fransız kalıyorsan, kadroda işin ne?
Premier Lig'de 6 maçta 6 gol bulan bir takım, üstelik sadece bir galibiyetle 16. sırada sürünen bir ekip, nasıl oluyor da Fenerbahçe'ye 90 dakikada 6 gol atabiliyor? Üstelik bu rakip 600 küsur milyon euro piyasa değerine ulaşırken, bizimkiler üçte biri gibi... Yani; müstakil villası var ama kendi liginde huzurla oturamıyor. İşte burada Fenerbahçe onlara ilaç oluyor.
Bizim takıma bakın; Ederson kalede, Skriniar, Ake stoperde, Guendouzi orta çizgide, Greenwood gibi bir yıldız da sahada... Üstelik Kante ve Lukaku gibi dünya yıldızları da kulübede... Sahadaki Türk futbolcuların hepsi de milli idi.
Öyleyse sorun neydi? Mesele, "Fenerbahçe karakteri"nin yetersizliğiydi. Söyler misiniz, sadece Oğuz, biraz da İrfan Can dışında bu ruhu gösteren hangisiydi?
Görüntü, onlar tripleks villa, Fenerbahçe gecekondu idi.
Şöyle bir empati yapın; siz Aziz Yıldırım olsanız, takım İstanbul'a döndüğünde ne yaparsınız? İsmail Kartal ile ne konuşursunuz?
Eğer futbolcular paralarını günü gününe alıyorsa, kulüp tüm edimlerini yerine getiriyorsa; "Aferin! Yakıştı mı size?" der, bunu düzeltmelerini beklersiniz.
Fakat bu "umursamazlık", bu "vurdumduymazlık", bu "ruhsuzluk" olduğu sürece taraftarın işi çok zor...
Sende Yorum yap