Meclis, Mekke İttifakı’nı bekliyor

Mekke İttifakı’na dair anlaşmanın 1 Ekim’den bu yana TBMM’ye beklenen sevkinin bir türlü gerçekleşmemesi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının gölgesinde spekülasyonlara neden oldu. Kaynaklar bunun herhangi bir olumsuzluktan değil, tamamen teknik nedenlerden kaynaklandığını belirtti.
Herhangi bir geri adım olmadığının göstergesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından anlaşmaya dair verilen güçlü mesajlar. Meclis’e sevki için Cumhurbaşkanlığına gönderilen anlaşma ve ona bağlı olarak çıkarılacak tezkerenin bu hafta da Beştepe’den Meclis’e gönderilmesi bekleniyor.
Muhalefet ve iktidar kanadında konuştuğum bazı siyasilerden edindiğim izlenim anlaşmanın Meclis safahatının hararetli geçebileceğine işaret ediyor. Soru işaretlerinin başında Suudi Arabistan (SA) ile Husiler (Yemen) arasında yıllardır devam eden çatışma söz konusuyken anlaşmanın hızla hayata geçirilmesi geliyor. Diplomasi ve güvenlik kaynakları ‘Yemen çöllerine Türk askerinin gitmeyeceğini’ vurgulamış olmasına rağmen, siyasiler daha açık güvence arayacağa benziyor. Kamuoyuna da anlaşmanın bir ‘taarruz değil savunma’ iş birliği olduğunun daha kuvvetli anlatılması gerektiği anlaşılıyor. Ayrıca bu ittifakın sadece SA’nın savunulması için icat edilmediğinin ancak onun İran Savaşı ve ardından tekrar alevlenen Husilerle çatışmasının, ittifakın kurumsallaşma sürecini hızlandırıcı etkide bulunduğunun da…
Milliyet’te yaptığımız haberlerde savunma iş birliğinin Katar ve Somali’deki benzerleri gibi olmasının tasarlandığını aktarmıştık. Buradaki fark bunun üçlü bir ittifak şeklinde tasarlanmış olması. NATO’nun daha küçük bir versiyonu olarak düşünülen Mekke İttifakı’nın ana karargâhı-sekreterliği Riyad’da olacak. Tıpkı NATO’nun bir genel sekreteri ve yardımcıları olduğu gibi, Mekke İttifakı’nın ilk genel sekreteri olarak atanan Pakistan’dan Emekli Korgeneral Numan Mahmud’un da altında ittifak üyesi ülkelerle koordinasyonu sağlamak üzere diplomatik ve askeri temsilciler görev yapacak. Genel Sekreterliğin, ilk etapta, Mahmud’un kendi sekretaryası ile birlikte üç ülkeden beşer kişinin görev alacağı toplam 20 kişiden oluşmasının öngörüldüğü belirtiliyor.
İttifak üyesi ülkelerin kara, hava ve deniz unsurlarının SA’da konuşlanmasının öncelikle caydırıcılık işlevi göreceği belirtiliyor. Tıpkı Katar’da ya da Somali’de Türk askerinin bulunmasının yarattığı etki gibi. Katar’da önce kara unsurları ardından diğer unsurlar zaman içinde devreye alınmıştı. Üç ülkenin birlikte yapacağı tatbikatlar, eğitimler, ortak teçhizat kullanımı (örneğin aynı tip zırhlıların kullanılması), istihbarat paylaşımı, danışmanlık faaliyetleri, özetle ortak bir askeri dil geliştirilmesi amaçlanıyor. Muhtemelen ilerde, ittifakın kurumsallaşmasına bağlı olarak, üye ülkelerde müşterek karargâhlar da konuşulacak. Ancak daha o aşamaya çok var.
Gelelim, SA’nın savunma için duyduğu ihtiyaçlara. 5 Ekim’de Riyad’da yapılan Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi (SSSK) toplantısı sırasında SA, Türkiye ve Pakistan’a ihtiyaçlarına yönelik bir liste sundu. Bu talepler üç ülke arasında hangi talebe kimin ne ölçüde, nasıl destek verebileceği bağlamında değerlendiriliyor.
Kasım ayının ortasında İslamabad’da üçüncü (ilki İstanbul’da, ikincisi Riyad’da yapıldı) SSSK toplantına kadar ya da o toplantıda talepler konusunda nihai kararın verilebileceği belirtiliyor. Türkiye de muhtemelen o toplantıya kadar kendi iç sürecini tamamlamış olacak.
Categories: Meclis, Mekke İttifakı’nı bekliyor
Sende Yorum yap