s

Foncuların verdiği asıl zarar

Büyük milletlerin imtihanı büyük olur.

Türkiye tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü konuşmasında vurguladığı gibi büyük bir imtihandan geçiyor.

Kuzeyden güneye etrafı ateş çemberine dönen bir ülkeyiz.

Bir tarafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşı.

Diğer tarafta İsrail’in Filistin başta olmak üzere tüm Orta Doğu’yu kana bulayan saldırganlığı..

İran’daki savaş... Yemen’deki çatışmalar... Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılar.

Orta Doğu da, Türkiye de normal bir zamandan geçmiyor.

2. Dünya Savaşı sonrasında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye atfedilen meşhur bir söz vardır: “Sizi aç bıraktım ama babasız bırakmadım.” Savaşın yoklukları içinde kendisinden hesap soran bir çocuğa söylenen bu söz devlet yönetmenin ağır sorumluluğunu anlatır.

O sorumluluk bugün de Erdoğan’ın omuzlarında. Son 25 yılda ülkesine tıpkı Irak ve Suriye gibi bölmeyi amaçlayan küresel planların tamamını boşa çıkardı. Ülkenin başına bela edilen iki terör örgütünü tasfiye etti. Suriye sahasında Türkiye’nin aleyhine kurulan denklemi lehine çevirdi. Bölgede birbiri ardına patlayan savaşların ülkesine sıçramasına izin vermedi.

Bütün bunları yaparken de ülkesin, milletinin öz güvenini artırdı. Türkiye bu 25 yılda belki dünyanın en zengin ülkesi haline gelemedi. Ama açık ara en merhametli, en vicdanlı ülkesi oldu. Mazlumların yanında, zalimlerin tam karşısında saf tuttu. Orta Doğu’da, Kafkaslarda, Balkanlarda... Türkiye’nin aleyhine olan hiçbir planın hayata geçmesine izin vermedi.

Ve bütün bunları milletinin kendisine sandıkta verdiği destekle başaran adam; tam da mücadelenin en kızıştığı, Türkiye’nin bölgede yıllardır attığı stratejik adımların karşılığını alacağı süreçte içeride fon kriziyle uğraşmak zorunda bırakıldı!

Hem Erdoğan’a hem de her şart ve durumda ülkesinin bekası için onun yanında duran millete yapılmış büyük bir haksızlıktır bu fon vurgunu. Foncuların haksız yere edindiği o paralar geri gelir. Mağdurların mağduriyeti giderilir. Ancak fon krizinin sebep olduğu tahribat maalesef paralarını kaybeden mağdurlarla sınırlı değil.

Foncular tarihin bu zor döneminde Türkiye’ye çekilen kusursuz bir 5. Kol faaliyetinin taşeronluğunu üstlendiler. Bunu nasıl mı yaptılar? Sorunun cevabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut bölge konjonktürünü anlattığı şu cümlenin satır aralarında gizli: “Bugün büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar.”

Şundan hiç şüpheniz olmasın: Türkiye’yi bölgesel iddialarından vazgeçirmeye, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasını engellemeye çalışanların en büyük silahı bu fon krizidir. Sebep olanlar kendileriyle ne kadar gurur duyarsa azdır.

Belki bir gün paranın, üzerinde özgürce nefes aldıkları vatandan daha önemli olmadığı gerçeğiyle yüzleşirler.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.