s

Kartal bu yükü taşır mı?

Geçen haftaki Aston Villa felaketinin ardından Fenerbahçe hem takımıyla hem seyircisiyle maça öyle başladı ki, Slavialı oyuncular daha atmosfere alışamadan 2-0 oldu skor.

Dünya üzerindeki Fenerbahçeliler’in büyük çoğunluğu yılların tecrübesiyle şöyle düşündü: “Mümkün değil. Bu şekilde rahat maç kazanmak bize göre bir şey değil”. Bu düşünceleri haklı çıkarma görevi Guendouzi’ye düştü. Ortada fol yok yumurta yok topu ceza alanının önünde rakip futbolcunun önüne yuvarladı.

5 dakika sonra Ake’nin sakatlanması da bu hatanın üzerine tüy dikti. Takım temposunu kaybetti, taraftar temposunu kaybetti. Hatta İspanyol hakem bile ortalama Süper Lig hakemi garipliklerine başladı.

Slavia Prag’ın ikinci yarıda yavaş yavaş kaleye gelmesi İsmail Kartal’ın biraz geç de olsa değişikilik yapmasına neden oldu. Bunun şokuyla Nene ile inanılmaz bir gol kaçtı. Sonra yine aynı endişeli bekleyiş.

Fenerbahçe güle oynaya kazanabileceği bir maçı acayip şekilde sıkıntılı hale soktu. 3 puanın neredeyse gelmesinde rakibin de gücünün sınırlı olmasının payı vardı. Ancak bu kadar geriye yaslanırsanız bu gibi takımlar da sonunda golü atar. Guendouzi’nin gol dışında da hataları orta sahayı oyundan düşürdü. Hem de Kante’nin enerjik seviyesine rağmen. Oğuz, takımın en iyilerinden biriyken onun da ilk çıkanlardan olması ilginçti. Guendouzi’nin oyunda kalması belki de maçı kopartma şansını da ortadan kaldırdı.

Galatasaray maçı öncesi Şampiyonlar Ligi’nde böyle bir sonuç alınması gerçek anlamda düşünülebilecek en kötü senaryoydu. Maç karşılıklı gollerle 2-2 bitseydi bu kadar sıkıntı olmayabilirdi. Ama artık İsmail Hoca’nın üzerindeki yük birkaç katına çıktı.

Categories: Kartal bu yükü taşır mı?

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.