s

Bir Avrupa hikâyesi

Bir varmış bir yokmuş. Günün birinde burnundan kıl aldırmayan bir Avrupa varmış.

Avrupa’nın dışında diğer ülkelere yukardan bakar, sürekli ‘kriterler’ diyerek eksikler listelermiş.

AB için faydalı olacak ülkelere de iki yüzlü davranıp çifte standart uygulayarak on yıllarca oyalarmış.

Kendinden yük alacak ülkeleri görmezden gelirmiş.

Yıllar yıllar geçmiş ve bu Avrupa’da ırkçılık, aşırı sağ yükselmiş.

Hak etmeyen ülkeleri birliğe aldıkları için fiyat artışları olmuş ve iyi yaşamları gerilemiş.

Ağırlığı olan isimler teker teker gittiği için lider arayışı ve rekabeti de başlamış.

Aşırı sağın Avrupa’ya getireceği tehlikeye gözlerini kapamış. Uyarıları görmezden gelmiş.

Derken lise öğrencileri ‘eğitim sistemindeki sorunlar’ diyerek sokaklara çıkmış.

Onlara velileri de destek vermiş. Sonra ekonomik şartlar diyerek birçok kesim sokağa inmiş.

Olaylar büyümüş, çatışmalar başlamış. Sokak olayları başka Avrupa ülkelerine de sıçramaya başlamış.

Eskiden Paris’ten Eyfel ve nehir kıyısı gezintileri görüntüleri gelirken şimdi çatışma görüntüleri gelmeye başlamış.

Eskiden Avrupa dışında böyle olaylar olunca ‘insan hakları’ diye bas bas bağıran Avrupa, kendi polisi öğrencileri yaka paça götürünce, şiddet uygulayınca sesi kısılmış.

Bakalım Avrupa bu çıkmaz sokaktan nasıl geri dönecek?

Hikâyenin sonu nasıl bitecek ve ders alacaklar mı?

185 ülkeye ihracat

Savunma sanayinde güçlü olmak demek bölgede söz sahibi olmak demektir.

Türkiye savunma sanayinde yerlilik oranını yüzde 80’in üstüne çıkardı.

Bölgede önemli bir arabulucu olan Türkiye’nin liderliği ve sözünün dinlenmesi de günden güne büyüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok liderle istediği an görüşebilen liderlerin başında geliyor.

Rusya, Ukrayna, ABD, İran gibi birbirleriyle savaştaki liderlerle de görüşebilen isim Erdoğan.

Düşünsenize 185 ülkeye savunma sanayi ürünleri ihracat ediliyor.

15 milyar dolarlık ihracat yapılıyor bu alanda.

Bunun yüzde 56 AB ve NATO üyesi ülkelere yapılmış.

Kanada ile de birkaç gün önce savunma sanayinde iş birliği anlaşması imzalandı.

Katar, Endonezya ve Pakistan ile de iş birliği var.

Türkiye ile ilgili hedefleri olanlara ve hayal ittifakları yapanlara duyurulur.

Bu nasıl dünya?

Gazze’de on binlerce çocuk ve kadın öldü.

Binalar yıkıldı, yaşayacak yer kalmadı.

Ama Gazzeliler topraklarını bırakmadı. Çadırlarda ve zor şartlarda yaşama tutunuyorlar.

Açlık var, hastalık var.

Dünya bunu yeterince tartışmayıp önlem almadığı için İsrail şimdi de aynı uygulamayı Batı Şeria da artırdı.

Oradaki binaları yıkıyor. Filistinlileri o bölgeden de çıkarmaya çalışıyor.

Baskısını günden güne artırıyor.

Bu nasıl dünya böyle?

Ne zamana kadar sürecek bu vahşet?

Yapay zekâ ve orkestra

LİMAK’ın Ankara’daki 50. yıl kutlamasına katıldım.

İki mühendis arkadaşın başarılı 50 yıllık hikâyesini, yeni kuşağın desteğini ve birlikteliğini gördük gecede.

Gecede ünlü tenor Murat Karahan ve LİMAK Filarmoni Orkestrası muhteşem bir konser de verdi.

Konserde Türk müziğinin klasiklerinin teknolojiyle buluşmasını da izledik.

Yapılan eserlerle ilgili yapay zekâ desteğiyle hazırlanan kurgunun gösterimi konserle eş zamanlı sahneye yansıtıldı.

Yapay zekâ ile geliştirilen dijital şef bir eserde orkestrayı yönetti.

Ama tenor Karahan’ın dediği gibi orkestra şefliği için yapay zekânın biraz daha vakti var gibi...

Categories: Bir Avrupa hikâyesi

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.