4 binlik idam bilmecesi: Gökyüzünü kaçıran astronomlar
Antik Çin’de iki gökbilimci, MÖ 2134'te bir güneş tutulmasını tahmin edemedikleri için idam edildi. Uzun zamandır anlatılan bu hikâye, uzmanlara göre efsane olabilir. Yine de eski dünyada göksel olayları yorumlamanın taşıdığı riskleri gösteriyor.
Hikâye nasıl anlatılıyor?
Birçok eski uygarlık için astronomik olaylar, insan dünyasındaki büyük değişimlerin habercisiydi. Güneş tutulmaları özellikle askeri yenilgiler ve kralların ölümüyle ilişkilendiriliyordu. Gece gökyüzüne gereken önemi vermeyen astronomlar siyasi cezayla karşılaşabiliyordu.

Anlatıya göre olay MÖ 2134 yılının 22 Ekim’inde yaşandı. Hikâyenin farklı versiyonları farklı tarihler veriyor. Modern kaynaklarda genellikle Hsi ve Ho olarak anılan iki kraliyet astronomunun, içki içmek için görevlerini bıraktığı söyleniyor. Şehirde sarhoş dolaşan ikili, güneş tutulmasını tahmin edememiş, tutulma ritüellerini yerine getirememiş ya da ikisini birden yapamamış. Hükümdar memnun kalmamış ve iki adam idam edilmiş.
Eski bir anlatımda, göksel görünüşler konusunda görevlerinden saptıkları için önceki kralların belirlediği ölüm cezasına çarptırıldıkları belirtiliyor. Aktarılan hükümet yasasına göre zamanı öne alanlar da geriden gelenler de merhametsizce öldürülecekti.
Bu anekdot binlerce yıl içinde eski Çin metinlerinden süreli yayınlara, gazetelere, dergilere, kitaplara ve sosyal medyaya kadar yayıldı. New York Times’ın 1970 tarihli bir makalesi, hikâyeyi çağlar boyunca günümüze ulaşan en eski yazılı tam güneş tutulması kaydı olarak nitelendirdi.
Uzmanlar ne diyor?
Lehigh Üniversitesi’nden emekli Sinolog David Pankenier, hikâyeyi açıkça efsanevi buluyor. Öyküde adı geçen iki adamın gerçekten var olduğuna dair bir kanıt da bulunmadığını söylüyor. Pankenier’e göre bu anlatı, astronomların sorumluluklarının önemini vurgulayan efsanevi bir örnek ve birçok nesil boyunca aktarılmış olabilir.
Kraliyet astronomlarının omuzlarındaki sorumluluk ise gerçekti. Indiana Üniversitesi Bloomington’dan din bilimleri uzmanı Alexus McLeod’a göre saray astronomlarının görevinin bir kısmı, hükümdarın toplumsal dünya ile tian (gök) arasındaki bağlantıyı uyumlu hale getirebilmesi için bu ilişkiyi anlamaktı. McLeod, Çin astronomik gözlem kayıtlarının MÖ üçüncü veya dördüncü yüzyıla uzanan dönemlerde bile oldukça doğru olduğunu belirtiyor. Antik Çinlileri “mükemmel gözlemci astronomlar” olarak tanımlıyor.
Çin'in eski edebiyat eserlerinden oluşan ve güneş tutulması efsanesine değinen Belgeler Kitabı'ndan bir sayfa
Tarihsel sorular
Tarihçiler hikâyenin güvenilirliğinden şüphe ediyor. Bazı kaynaklara göre MÖ 2134'te Çinli astronomlar tutulmaları nasıl tahmin edeceklerini bilmiyordu. Bu uzmanların tutulmaları bir miktar başarıyla tahmin edebilmesi ancak Han Hanedanlığı (MÖ 206 – MS 220) döneminde mümkün oldu. MS 170'lere ait bir anlatımda, bir kraliyet astronomunun önceki gözlemleri analiz ederek 8 Aralık’taki güneş tutulmasını doğru tahmin ettiği, ancak öngördüğü konumun oldukça hatalı olduğu aktarılıyor.
Bazı akademisyenler, Hsi ve Ho efsanesinin bir güneş tutulmasıyla ilgili olup olmadığını bile tartışıyor. Cambridge Üniversitesi’nden emekli bilim tarihi uzmanı Christopher Cullen’e göre MÖ birinci milenyumun sonlarına uzanan erken Çin kayıtları bu konuda belirsiz. Cullen, hikâyenin kökeninde astronomların, ayın evrelerini ve güneşin konumunu izlemeye dayanan ay-güneş takvimini kötü yönetmesinin yattığına inanıyor. Ona göre eski Çinliler tam bir güneş tutulması yerine, gerçekleşmeyen bir yeni ay beklemiş olabilir.
McLeod ise efsanenin mutlaka tarih dışı olmadığını söylüyor. Antik çağ astronomlarının, görevlerini ihmal ettikleri için ağır biçimde cezalandırılmış olmaları ihtimal dışı değil. Bunu, saray astronomlarıyla ilgili durumun büyük ölçüde siyasetle bağlantılı olmasına bağlıyor. Süpernova ve kuyruklu yıldız gibi olayların belirli şekillerde yorumlanması gerektiğinde işlerin hızla siyasallaşabildiğini ekliyor.
Orta Çağ'dan kalma, güneş ve ayı tasvir eden bir resim; günümüz Fransa'sında, yaklaşık 1277 yılında veya sonrasında yapılmıştır.
Tutulma anında neler oluyordu?
Tutulmalar beklenmedik biçimde gerçekleştiğinde büyük bir olay sayılıyordu. Pankenier’in anlatımıyla, güneşi engelleyen her neyse onu ortadan kaldırmak için çok gürültü yapılıyor, eşyalara vuruluyor, gerekeni yapmak için her yol deneniyordu.
Hikâye neden bu kadar yayıldı?
Efsanenin İngilizce konuşulan dünyada hızla yayılmasının nedeni konusunda yalnızca tahmin yürütülebiliyor. McLeod, yüzyıllar boyunca aktarılan hikâyeleri sansasyonelleştiren kulaktan kulağa oyununa bir de egzotizm katmanının eklenebildiğini söylüyor. Bu katman, Çin’de olanların Batı’dakilerden çok farklı ve vahşi olduğu fikrine dayanıyor. McLeod, benzer hikâyelerin modern Çin toplumunda da ortaya çıktığını belirtiyor.
Categories: 4 binlik idam bilmecesi: Gökyüzünü kaçıran astronomlar
Sende Yorum yap