s

Dua Lipa’nın edebiyata katkısı

Bir pop yıldızının hayranlarını kitap okumaya teşvik etmesi sevindirici.

Üstelik bunu yalnızca sosyal medyada kitap önererek değil, dünyanın önemli yazarlarıyla aynı sahneyi paylaşarak, eserler üzerine konuşarak ve edebiyatı daha önce ulaşamadığı insanlarla buluşturarak yapıyorsa…

Dua Lipa’nın Londra’daki Southbank Centre Edebiyat Festivali’nin küratörlüğünü üstlenmesi bu nedenle üzerinde düşünmeye değer. İlk akla gelen soru şu: Bir edebiyat festivalinin küratörü neden bir pop yıldızı?

Londra’da bu işi yapabilecek eleştirmenler, editörler, akademisyenler ve yazarlar yok mu?

Yoksa kültür dünyasında artık bir etkinliğin içeriğinden çok, kaç kişiye ulaşabildiği mi önem taşıyor?

Bu sorular hâlâ geçerli.

Ancak festivali yalnızca şöhret ve görünürlük üzerinden değerlendirmek de haksızlık olur.

Dua Lipa’nın kültür platformu ve kitap kulübü Service95, bir süredir edebiyat dünyasının gündeminde.

Üstelik sanatçı, kitap okumaya ilgisini sonradan geliştirilmiş bir halkla ilişkiler faaliyeti olarak anlatmıyor. On beş yaşındayken arkadaşlarına kitap önerileri sunduğu bir blog hazırladığını, Service95’in bugün bunun daha gelişmiş bir biçimi olduğunu söylüyor.

Sevdiği bir kitabı başkasına önermek, onun da aynı heyecanı yaşamasını istemek, aslında okuma kültürünün en eski ve doğal biçimlerinden biri.

Dua Lipa geçen hafta festivalde söyleşiler yaptı, Kazuo Ishiguro, Margaret Atwood ve George Saunders gibi yazarlarla bir araya geldi.

Programda yalnızca tanınmış isimlerin değil, ilk kitaplarını yayımlayan yazarların da yer alması önemliydi. Çünkü edebiyat dünyasının temel sorunlarından biri, yeni yazarların seslerini duyurabilmesi.

Milyonlarca insanın takip ettiği bir şarkıcının önerdiği kitabın daha fazla okunması mümkün. Ancak asıl konu, kitabın satış listelerine girip girmemesi değil. Okurun o kitabı bitirdikten sonra başka bir yazarı merak edip etmeyeceği, yeni dünyalara kapı aralayıp aralamayacağı.

Dua Lipa’nın seçkisi de yalnızca kolay tüketilen, herkesin üzerinde anlaşabileceği hikaâyelerden oluşmuyor.

Kaveh Akbar’ın ‘Martyr!’ romanı kimlik, yas ve hayatın anlamını, Ishiguro’nun ‘Klara and the Sun’ romanı insan olmanın ne demek olduğunu, Madeline Cash’in ‘Lost Lambs’ eseri ise aile ilişkilerini, kimlik arayışını ve dijital çağın karmaşasını ele alıyor.

Dua Lipa’nın Zadie Smith ile söyleşisinde gündeme gelen eşitsizlik meselesi de edebiyatın yalnızca kitaplardan ibaret olmadığını hatırlatıyor.

Barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişimin zorlaştığı toplumlarda kültürel farklılıkların daha tehdit edici algılanabildiği fikri, bugün üzerinde durulması gereken bir tartışma. Edebiyat festivalleri, içinde yaşadığımız dünyayı ve birbirimize neden tahammül etmekte zorlandığımızı konuşabileceğimiz alanlar da yaratıyor.

Elbette bütün bunlar, pop yıldızlarının edebiyat uzmanlarının yerini alması gerektiği anlamına gelmiyor.

Bir festivalin başarısı, afişindeki ünlü isimlerin sayısıyla ölçülemez.

Söyleşilerin niteliği, düşünsel derinlik ve yeni yazarlara gerçekten alan açılıp açılmadığı da belirleyici. Ancak belki de asıl soruyu yeniden sormanın zamanı geldi: Edebiyatı korumak adına onu hep aynı çevrenin içinde mi tutuyoruz, yoksa daha fazla insanın hayatına girmesini mi istiyoruz?

Dua Lipa’nın festivali bu soruya henüz kesin bir yanıt vermiyor. Bunun için bir haftalık etkinliğin yarattığı heyecandan fazlasına, uzun vadeli sonuçlara bakmak gerekiyor.

Yine de kitap okumayı özendirmek, farklı kültürlerden yazarları buluşturmak ve gençlere edebiyatın kendilerine de hitap ettiğini göstermek küçümsenecek bir katkı değil.

Bir insanın okuma isteği, başlangıçta hayranı olduğu bir şarkıcının önerisiyle doğuyorsa bundan neden rahatsız olalım?

Dua Lipa’nın edebiyata asıl katkısı, insanlara hangi kitapları okumaları gerektiğini söylemek değil, daha önce hiç düşünmedikleri bir kitabı ellerine almaları için bir neden sunmak.

Bazen bir okurun hayatını değiştiren şey büyük bir edebiyat eleştirisi değil, sevdiği birinin içtenlikle yaptığı öneri de olabilir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.