s

‘Barın katkan dos emes’

Kırgız kardeşlerimizin sözlü kültüründe yer alan “Barın katkan dos emes” (Varını gizleyen dost olmaz!” deyişi, aynı gönülden Azeri kardeşlerimizin gönlüne, “Dost çöreyi meydanda olar” diye geçmiştir. Yani “Dostun ekmeği meydanda olur.” Sonra bu söz, Anadolu’ya “Dost dediğinin cebi de gönlü de bir olur,” Trakya’ya, “Dostun sofrası meydanda olur” diye yayılmış.

Söyleş farklarına aldırmayalım: Hepsi dün başlayan ve bugün zirve toplantısı ile sona erecek olan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13’üncü zirvesinin ruhunu yansıtıyor: “Dilde, Fikirde, İşte Birlik.” Kırgızlar da Azeriler de, Türkistanlılar da Türkiyeliler de, sadece ırkları ile bu topraklarda yaşayan bütün diğer halklarla birlikte aynı şeye inanıyorlar. Dostluk, tam bir şeffaflık, açıklık ve paylaşım gerektirir; hesabi davranan, elindekini veya içindekini dostundan sakınan kişiden hakiki bir yoldaş olmaz, olamaz, diyoruz.

Deneyim aynı, çıkartılan sonuç aynı. Dostun içi-dışı bir olur. Dost, devlet olunca, onun resmi işleri, yargısı-yönetimi olur ki bunlar kendisini ilgilendirir. Resmiyete yansısın, yansımasın, bir de bütün coğrafyaların, o yerlerin halklarının, kültürleri ve resmiyetin tabanı olan egemenliklerinin temel felsefesini birleştiren, boru hatlarının, otoyolların, köprülerin, Zergezurların, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhlarının geçmesini, geçebilmesini, geçtikten sonra da kalıcı olabilmesini sağlayan (rahmetli hemşerim) Neşet Ertaş ustanın sözünü ettiği o görülemeyen, gönülden gönüle giden bir yol vardır.

TDT zirvesi, üye devletlerin başkanlarını, gözlemci devletlerin temsilcilerini bir araya getiriyor ve süre giden işbirliğinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik perspektiflerin yanı sıra ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası gelişmeler de ele alınıyor. Liderlerin, ticaret ve yatırım, ulaştırma ve enerji ve dijital dönüşümü ele almaları, varılan noktaların tatmin edici olup olmadığını değerlendirmeleri bekleniyor. Sadece yapılanlar değil, bu zirvede üyeler arasındaki birlik ve dayanışmanın daha da pekiştirilmesine ve Türk Dünyası 2040 Vizyonu doğrultusunda somut işbirliğinin ilerletilmesine özel önem atfedileceği açıklandı.

Ankara zirvesi, Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacak olması kurumsal gelişim sürecinde önemli bir dönüm noktasını teşkil edecek. Zirve kapsamında ayrıca yeni Genel Sekreterin atanması ve teşkilatın önümüzdeki döneme ilişkin stratejik önceliklerinin ele alınması bekleniyor. Ankara Bildirisi, işbirliğinin derinleştirilmesine ve TDT’nin kurumsal yapısının daha da güçlendirilmesine yönelik çeşitli kararları da yansıtacak.

Liderlerin bugün yapacakları oturum öncesinde, dışişleri bakanları konseyi ve teşkilatın ilgili organlarının hazırlık toplantıları gerçekleştirildi. Ayrıca teşkilat çerçevesinde iş dünyası temsilcileri de çeşitli etkinliklerle bir araya geldiler. Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar Denizi ve Güney Kafkasya üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya uzanan ticaret ve ulaştırma güzergâhı Orta Koridor (resmî adıyla Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası) bu toplantılarda önemli yer aldı. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, ulaştırma iş birliğinin unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu başlıklara bu yıl uzayda işbirliği konusu da eklendi.

Türkiye’nin, teşkilata tam üye Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a ihracatı 2021’de 6,2 milyar dolar, bu ülkelerden ithalatı 4,2 milyar dolar olarak iken, üç yılda 10 milyar doları aştı. Türkiye’nin bu ülkelerden ithalatı 7 milyar dolar civarında. Bu çerçevede Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’un bugün iş dünyası liderleriyle buluşması planlanıyor.

Şimdi, yukarıdaki satırlar Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ile mi ilgili? Yoksa tasada ve kıvançta ortaklık anlayışının siyasete yansıması ile mi ilgili? Toplantılar, bildiriler, görüşmeler, “var-yok ve çörek” işlerinin dışa yansımasından mı ibaret?

Categories: ‘Barın katkan dos emes’

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.