Fedakârlık mı? garantici adaylık hesabı mı?..

Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu takıntısı, CHP muhalefeti sürerken, Yeni Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı kim olacak tartışması ivmelendi bir de... Evet Özel, katıldığı son tv programında partilerinin asıl cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu yineledi, aday olamaması (siyasi yasak vb.) durumunda ise Mansur Yavaş’ın en güçlü seçenek olduğunu ifade etti. Şu sıralar çok konuşulan özellikle de kurmaylarının baskı yaptığı kendi adaylığıyla ilgili soruyu da “Aday olacağım iddiası yalan. Günü gelince de doğru adayı belirlemek; benim işim bu” diye yanıtladı... Hatta “Benim seçeneklerim arasında ben yokum’ gibisinden laflar etti ama hemen sonrasında da eklediği şuydu:
“Mansur Başkan dahil kimse kalmaz, anketlerde de tek başıma önde görülen kazanan aday ben olursam sorumluluktan kaçmam, aday olurum...”
Bunu Özel adaylık iddialarını kesinlikle yalanladı diye okuyan da var kapıyı açık bıraktı şeklinde yorumlayan da...
Yine Özel’in bu çıkışını muhalefetin adaysız kalması durumunda elini taşın altına koyacağını belirtmesi açısından bir sorumluluk ya da fedakârlık beyanı olarak gören de var… Kendisini ancak “sandıkta başarının kesin olduğu” havasını yakaladığı, hissettiği güvenli, garantici bir olasılıkta aday ilan edeceği açısından da üst düzey bir siyasi sigorta stratejisi diye nitelendirenler de söz konusu...
★ ★ ★
Fedakârlık ve sorumluluk olarak yorumlayanlara göre; Özel’in koyduğu şartlar, kişisel bir hırstan ziyade bir “görev bilincini” yansıtıyor... İmamoğlu ve Yavaş gibi toplumda karşılığı çok yüksek iki aktörün olmadığı, yani muhalefetin en güçlü kartlarını kaybettiği olasılıkta, seçimin yapısal olarak çok daha zor ve riskli hale geleceği böyle bir durumda da öne çıkmak, tüm siyasi faturayı tek başına üstlenmeyi göze almak anlamına geliyor. Ana muhalefet partisi genel başkanının, doğal hakkı gibi görülen adaylığı peşinen istemeyip “benden daha popüler olanlar var” diyerek geri planda durması, partinin başarısı için kişisel kariyerini, hırslarını arka plana atma fedakârlığı deniliyor... Bu aynı zamanda geçmiş hatalardan ders çıkarmak olarak da değerlendiriliyor...
Garantici adaylık bakışı ya da siyasi sigorta stratejisi diyenlere göre ise Özel’in bu söylemi, sıfır riskli bir siyasi pozisyon alma taktiği, hesabı… “Anketlerde kesin kazanacağım görülürse aday olurum” çıkışı sadece “risk sıfırlandığında” sahneye çıkmayı taahhüt etmek demek. Bu da fedakarlıktan ziyade konforlu bir şart. Ya da sorumluluktan kaçış, seçim yenilgisi olasılığında bir savunma mekanizması yaratma hesabı. “Ben zaten en güçlü adayların arkasındaydım, şartlar beni zorladı” diye...
Kaldı ki Özel’in bir de hakkındaki TBMM’de bekleyen çok sayıda fezleke bagajı sıkıntısı var. Hem Cumhurbaşkanı hem milletvekili adayı da olunamıyor malum… Olurda milletvekilliği dokunulmazlık zırhını da kaybederse Meclis’teki fezlekeler anında ilgili savcılıklara gönderilir. Sorgulanmak ya da yargılanmak üzere dosyalar raftan iner yani... Dolayısıyla yanıtı kritik soru şu:
Özel böyle bir riski göze alır mı, alabilir mi?...
★ ★ ★
İmamoğlu’nun adaylığının pek mümkün görünmediği ortada. Yavaş’ın adaylık meselesi, olursa da nereden nasıl olacağı flu… Eğer Yavaş yoksa ondan sonra kim olur denildiğinde de Özel akla geliyor ancak... Kurmayları da bir an önce açıkla, bu senin hakkın diye baskılıyorlar ısrarla.. Özel ise bu aşamada aday olmayı aktif olarak istemiyor ve bunu siyasi kariyeri açısından riskli buluyor belli ki. Ama liderlik denildiğinde siyasette riskli dönemlerde sorumluluk almak anlamına geldiği de bir gerçeklik… Hem parti teşkilatına hem seçmene güven vermek açısından... Seçmene güven vermek isteyen bir liderin, öncelikle kendi zaferine inanması ve o iddiayı ortaya koyması beklenir...
Yine bir başka gerçeklik de şu:
Özel’in isteyerek ya da zorunlu adaylık olasılığında İYİ Parti başta muhalefetteki diğer milliyetçi, muhafazakâr partilerin destekleyip desteklememe konusunda nasıl bir tavır alacakları meselesi...
Daha önce İmamoğlu’nun adaylığı ortaya çıktığında Özel’in “Ben adayımı belirledim iktidarı değiştirmek isteyen takılsın peşime” dayatmasına, erken davranılmasına Müsavat Dervişoğlu’nun tepkisi malum... Bu durumda da Özel’in her olasılığa, sonuca dönük matematik hesaplara odaklanacağı açık… Öyle ya da böyle her olasılıkta da bunun pek fedakârlık gibi değil daha çok garantici siyasi hesaplar olduğu ortada...
Sende Yorum yap