Bir “düşman” yetiştirmek...

Yunanistan, İtalya’nın faşist diktatörü Mussolini’nin “Savaşmadan işgali kabul edin” anlamına gelen ültimatomunu 28 Ekim 1940’ta geri çevirdi.
Bunun üzerine Almanya ve İtalya, Yunanistan’ı işgal etti, savaş yıllarında Yunanistan nüfusunun yaklaşık yüzde 7’sini kaybetti.
Her 28 Ekim’de Yunanistan’da veYunanlıların yaşadığı tüm coğrafyalarda “Hayır günü” adı altında etkinlikler yapılır, askeri geçit törenleri düzenlenir.
2025’te Deniz Kuvvetleri Astsubay Okulu öğrencileri askerî geçit töreninde Türkiye’ye küfürler ederek yürüyüş yaptıklarından beri tüm geçit töreni videolarını izliyorum.
Gördüğüm Türkiye’ye “Düşman” olarak yetiştirilmiş genç adamlar.
★ ★ ★
O gençlere Feridun Demokan adını kimse öğretmemiştir.
Kızılay delegesi olarak Yunanistan’a giden Feridun Demokan, peşindeki Alman ve İtalyan ajanlara rağmenAtina’daki Yunan gazeteci dostlarıyla gizli bir ağ kurdu
Atina sokaklarında açlıktan ölen, toplu mezarlara taşınan insanların ve çocukların dramı gizlice fotoğraflandı. Feridun Demokan, bu fotoğraf karelerini Yunanistan dışına çıkarmayı başardı. Amerikan Life dergisi bu fotoğrafları yayınladığında dünya ayağa kalktı ama Yunanistan’a yardıma koşan ilk ülke yine “Düşman” Türkiye oldu. Önce Kurtuluş, Kurtuluş battıktan sonra Dumlupınar, Tunç, Konya, Güneysu, Aksu defalarca Pire’ye erzak götürdü, defalarca bombalı saldırıya uğradı o gemiler.
Yaşları 9-13 arasında Yunanlı bin çocuk 1942’de Dumlupınar gemisiyle Türkiye’ye getirilecek, bugün Baltalimanı Kemik Hastanesi olan binada ağırlanacaktı.
Nazi Almanya’sı son dakikada buna izin vermedi ama adalardan teknelerle İzmir, Muğla, Aydın, Balıkesir ve Çeşme’ye gelen Yunanlılar, büyük bir misafirperverlikle ağırlandılar.
Düşman bellediğiniz Türkiye’nin bu yanını resmi tarih anlatmaz size.
Türk-Yunan Medya ve Akademi Forumu üyesi olarak Atina’da birçok televizyon kanalını ziyaret ettim, o dönemi, Nazilerin Yunanistan’a çektirdiği acıları da anlatan ortak diziler yapılmasını önerdim, kabul eden olmadı maalesef.
★ ★ ★
Türkiye’yi düşman olarak öğrenen Yunanistan askeri gençlerin fikri bir yazıyla değişmez elbette, hayalperest biri değilim.
Yine deYunanistan’ın Avrupa Birliği’nin Batı kanadından olup da en az asgari ücret ödeyen ülke olmasının sebebinin Türkiye olmadığını söylemeliyim.
Genç Yunan askerleri “Düşman” belledikleri Türkiye’yi korkutmak için en ciddi ifadeleriyle yürürken benim aklımda başka örnekler var.
2000’lerin başında Slovakya’dan alınan Zuzana kundağı motorlu obüsler testlerde başarılı olamadığı için Yunanistan Kara Kuvvetleri tarafından teslim alınmadı ama önce Yunanistan sonra Güney Kıbrıs’ta her geçit töreninde caydırıcı güç diye sergilendi.
Fransa’dan alınan 10-12 NH-90 helikopterlerinden sadece 1-2 tanesi uçabildi onlar da hep resmi törenlerde kullanıldı. Tıpkı Almanya’dan alınan ama zırh delici mühimmat siparişi verilmediği için işe yaramayan Leopard 2 tankları gibi.
Tüm bunlardan daha da kötü olanı Almanya’ya sipariş verilen ama yan yatan Papanikolis tipi denizaltılar oldu. 2004-2010 yılları arasında tersanelerde yatan ve kabul edilmeyen bu denizaltılar o dönem Ege’de dengeleri değiştiren güç olarak lanse edilmişti.
2026’daki askeri geçit töreninde de olmayan silahların varmış gibi gösterilmesi bizim açımızdan şaşırtıcı değil ama dalga geçeceğimiz bir konu hiç değil.
★ ★ ★
Türkiye’yi “düşman” gören genç askerler, Türkiye’nin Yunanistan topraklarında gözü yok.
Ankara’nın Yunanistan’ın varlığıyla, sınırlarıyla ilgili bir problemi de yok.
Türkiye’nin istedikleri basit ve tamamı kaynağını uluslararası hukuktan alıyor.
Bunlar madde madde her yerde yazılı ama esas soruya geçelim:
İsrail’in kendi başına başa çıkamadığı Türkiye’yi oyalama planı için ölmeye ya daöldürmeye hazır mısın genç Yunan askeri?
Tarih sadece Nazi zamanındaki yardımlarla sınırlı değil, Katoliklerin kapattığı Rum Ortodoks Kilisesi’ni yeniden kim açtı, İngilizler, Osmanlı’nın Kilise ‘ye sağladığı ayrıcalıkları nasıl kaldırdı, dönüp bir bakmak, tarihi doğru anlamak lazım.
★ ★ ★
Sizin ve bizim ekranlarda savaş senaryoları çok konuşuluyor.
Türkiye, kimseden barış dilenecek bir ülke değil, Yunanistan da öyle.
Askeri geçit töreninde envanterde olmayan silahların sergilenmesi sorun değil, o silahlar envanterde olsa da Türkiye’nin askeri gücü açısından sonucu değiştirmez.
Türkler ve Yunanlılar olarak ülkelerimizi tutkuyla seven yanlarımız birbirine benziyor.
Türkiye’yi düşman görmene bir itirazım yok ama Yunanistan’ın menfaatinin müzakere ve barıştan geçtiğini anlamak için sonsuz şansımız yok.
Üniforması içinde Türkiye’yi düşman olarak gören genç adamların, asıl düşmanın gerçeklerin üzerine örten hurafeler olduğunu anlamaları lazım...
Categories: Bir “düşman” yetiştirmek...
Sende Yorum yap