Koşmak da paralı oldu!

Bir üniversiteli aradı. Fırsat buldukça belediyelerin düzenlediği koşu etkinliklerine katılıyormuş. Ancak kayıt ücretleri artık öğrenci bütçesini zorluyormuş. Arkadaşları da aynı durumdan şikâyetçiymiş. Anlattıklarını dinlerken düşündüm. Belediyeler gençleri spora çağırıyor. Peki, katılmak isteyen bir öğrenci kayıt ücretini karşılamakta zorlanıyorsa ne olacak? Şu örneği verdi: Kartal Belediyesi ile Team Kronos’un 24 Ocak 2027’de düzenleyeceği 16. Uğur Mumcu Yol Koşusu. Kayıt sayfasında ücret 1.300 lira. Parkur 10 kilometre. Gencin hesabıyla kilometresi 130 lira.
Elbette bu organizasyonların maliyeti var. Yol güvenliği, sağlık ekipleri, zaman ölçümü, katılımcılara verilen malzeme… Hepsi bir bütçe gerektiriyor. Ne var ki, belediyelerin bu koşuları düzenleme amaçlarından biri de halkı spora teşvik etmek. Bir öğrenci daha kayıt aşamasında ücret yüzünden vazgeçiyorsa bu konunun üzerinde düşünmek gerekiyor.
Üniversiteli okurumun sorusunu belediye başkanlarına yönelteyim. Öğrencilere ücretsiz ya da indirimli katılım sağlanamaz mı? Sponsor desteğinin bir bölümü gençlerin kayıt ücretini karşılamak için kullanılamaz mı?
Federasyon harcı ve sigorta ücrete dâhil. Öğrencilere sağlanabilecek ücretsiz ya da indirimli katılım imkânları da kayıt sayfasında açıkça belirtilmeli.
Belediyelerin spor yatırımlarını bu köşede sık sık yazıyorum. Tesis yapmak kadar gençlerin spora katılabilmesini de önemsiyorum. Bu genç koşmak istiyor. Belediyeden de bütçesine uygun bir imkân bekliyor. Karşılanamayacak bir talep mi?
Zirvenin ulaşımı
COP31’in ulaşımı için 25 belediyeden 630 otobüs Antalya’ya getirildi. Türkiye’de üretilen araçların 71’i elektrikli, 233’ü doğal gazlı, 326’sı düşük emisyonlu dizel. Kayseri Büyükşehir Belediyesi de 12’si elektrikli 20 otobüsle filoya destek verdi.
Zirve kapsamında şehirde farklı etkinlikler de hazırlanıyor. Muratpaşa Belediyesi, COP TOWN etkinliklerinde plastik atıkları müziğe dönüştüren bir projeye ev sahipliği ediyor. Hollandalı sanatçı Rogier de Nijs’in “Soundtrack of the Plastic Age” projesinde, Antalya’da toplanan plastiklerden müzik aletleri hazırlanacak. Dört Hollandalı sanatçı, 12 Kasım’da Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde bu aletlerle sahneye çıkacak. Ücretsiz konser, çöpe attığımız plastiğin başka bir işe yarayabileceğini bu kez dinleterek gösterecek.
Enerjinin belgesi
Sıfır atık çalışmalarını ve COP31 hazırlıklarını takip ederken enerji meselesine de sık sık dönüyorum. Yatırımlar kadar kullanılan elektriğin kaynağının nasıl belgelendiğini de önemsiyorum.
Aksa Akrilik’in açıklaması dikkatimi çekti. Şirket, Tekstil İşletmesi’nin 2026’nın ilk 6 ayında tükettiği 8 bin 407 megavatsaat elektriğin tamamını Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası ile belgelendirmiş. Kısa adı I-REC. Bu yöntemde, yenilenebilir elektrik üretimine ait sertifikalar şirket adına kullanılıyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Elektriğin tamamının doğrudan bir güneş ya da rüzgâr santralinden geldiği anlamına gelmiyor. Tüketilen miktara karşılık yenilenebilir elektrik üretiminin çevresel nitelikleri belgeleniyor. Şirketin hesabına göre bu belgelendirmeyle satın alınan elektriğin piyasa temelli emisyon hesabında yaklaşık 3 bin 648 ton karbondioksit eşdeğeri azaltım sağlanmış.
Belgelendirmenin yanında fabrikada neyin değiştiğine de bakıyorum. Şirket, enerji verimliliği ve atık ısı kazanımı üzerine de çalışıyor. Daha az enerjiyle üretmek, açığa çıkan ısıyı yeniden kullanmak önemli. Bu çalışmaların sonuçlarını da rakamlarla görmek isterim.
Türkiye’ye örnek
Konya’nın Selçuklu ilçesinde birçok kez ziyaret ettiğim Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı’ndan, kısa adıyla SOBE’den de söz edeyim. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de merkezi ziyaret etti.
Selçuklu Belediyesi’nin öncülüğündeki merkezde eğitim ve terapi alanları, yüzme havuzları, binicilik tesisleri var. Otizmli bireylere günlük yaşam becerileri kazandırılıyor. Ailelere destek veriliyor. Çocuğunun gelişimi için destek arayan bir aileye böyle bir kapının açık olması çok kıymetli.
Başkan Ahmet Pekyatırmacı’nın, vakıf yönetiminin ve eğitimcilerin emeğini takdir ediyorum. Bu modelin başka şehirlere de taşınmasını isterim. Daha fazla çocuğun ve ailenin böyle bir desteğe ihtiyacı var.
Sende Yorum yap