s

Çimden hesap sorulur

Futbolda milyonlarca avroluk yıldızlara, son teknoloji statlara, oyuncuların uyku düzeninden kas yüküne kadar hesaplanan ayrıntılara sahibiz. Ama en temel şeyi unutuyoruz: Futbol üzerinde oynandığı zemin kadar sağlıklıdır.

Galatasaray’ın RAMS Park’taki çim sorunu artık yalnızca televizyondan görülen bir estetik mesele değil. Eylül ayındaki milli arada İngiltere’den özel çim getirildiği ve yenilenme yapıldığı söylenmişti. Ancak Stuttgart karşılaşmasının ardından başta Okan Buruk ve futbolcuların zemine yönelik şikayetleri, ardından açıklanan Osimhen’in sakatlığı konuyu yeniden gündeme getirdi. Sakatlık çimden dolayı mı oldu belli değil, ancak bu belirsizlik sürekli şikayet edilen zemini sorgulamaktan vazgeçmek anlamına da gelmiyor. Ki bu sorgulama, hatırlayın Belhanda zamanına kadar uzanıyor. Galatasaray gibi Avrupa’nın büyük organizasyonlarında mücadele eden, yıldızlara yatırım yapan bir kulübün zemin sorunu yaşaması, teknik bir aksaklığın ötesinde yönetim meselesidir.

Peki Avrupa’da bu iş nasıl yönetiliyor? İngiltere 2025’te yayımladığı zemin standartlarıyla, tasarımdan drenaja, sulamadan bakıma kadar kapsamlı bir kalite çerçevesi oluşturdu. Almanya’da saha kalitesini izleyen uzman komisyonlar bulunuyor. İspanya, saha koşullarını maç öncesi raporlayıp Greenkeeper adlı dijital bir platforma girmek zorunda. Böylece federasyon zemin durumunu önceden takip edip karar verebiliyor, hatta sezon boyunca zemin değişimi izlenebiliyor. Adeta bir biyolojik pasaport gibi. Şubat 2026’da Rayo Vallecano-Real Oviedo maçı, zemin oyuncu güvenliğini sağlayacak durumda olmadığı için ertelendi. Çim yenilenmiş de olsa, yoğun yağmur nedeniyle bir türlü sağlıklı hale gelememişti, yani sadece yenilemek sahaya çıkmaya hazır olduğu anlamına gelmedi.

Fransa ise başka bir kapı açıyor: Ekonomi. Ligue 1 ve Ligue 2’de uygulanan Çim Sahalar Şampiyonası’nda sahalar puanlanıyor. Bu değerlendirme yayın gelirlerinin dağıtımında kullanılan ölçütlerden biri olarak işlev görüyor. Yani iyi zemin yalnızca futbolcunun konforu değil, kulübün ekonomik kazancının da bir parçası.

Türkiye’de de bir mevzuat var. En azından zemini yeşile boyanarak kandırılmaya çalışılan Olimpiyat Stadı skandalından sonra. TFF’nin 2025-26 faaliyet raporuna göre, üst iki ligdeki statların zeminleri uluslararası akredite test ekipmanlarıyla inceleniyor. 2026-27 Süper Lig statüsü de kulüplere çim saha sorumlusu görevlendirme yükümlülüğü getiriyor. TFF’nin kriterleri karşılamayan statlarda maç oynatmama yetkisi de bulunuyor.

Öyleyse mesele yalnızca kural eksikliği değil. Denetimlerin sonuçları ne oluyor? Aynı sahada sorun tekrarlanıyorsa bakım planı değişiyor mu? Kulüp yönetimleri zeminleri hangi bütçeyle ve hangi uzmanlıkla yönetiyor? Federasyon, eksiklikleri tespit etmekle mi yetiniyor yoksa kalıcı çözüm için yaptırımlar uyguluyor mu?

Bence ilk sorumluluk kulüplerde olmalı. Elbette işini yapamayan çim sorumlusuyla yollar ayrılmalı. Fakat bütçeyi ayıran ve bakımın sürdürülebilirliğini sağlayan da yönetim katıdır. Federasyonun görevi ise standart koymak, denetlemek, sonuçları takip etmek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak. Aynı sorun tekrarlandığında yalnızca uyarı göndermek yeterli olmamalı.

Yine bence yayın gelirlerinin dağıtımı da bu sistemin parçası olmalı. Yayıncı kuruluş futbolu yalnızca 22 oyuncu ve bir top olarak satın almıyor; sahayı, görüntü kalitesini ve seyir zevkini de satın alıyor. Zemin performansının ölçüldüğü, kulüplerin puanlandığı, belirli standartları karşılayamayanların gelirlerinin bir bölümünün kesildiği veya iyi zeminlerin ödüllendirildiği bir model neden Türkiye’de de tartışılmasın?

Futbolun bütün güzelliği öngörülemeyen anlarda saklı. Bir pas, bir çalım, beklenmedik bir gol… Ama oyunun öngörülebilir olması gereken bazı koşulları var, başında da üzerinde oynandığı zemin geliyor. Oyuncudan en iyisini bekleyen kulüp, ona en iyisini sunmak zorunda. Bunun güvencesini vermek de federasyonun işi.

Categories: Çimden hesap sorulur

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.