s

S.I. Newhouse koleksiyonu Christie’s’te

Mediciler’den Guggen-heim’a birçok sanat koleksiyonerinin koleksiyonları günümüze kadar geldi, bugün hâlâ müzelerde görebiliyoruz.

Ama tarihte bunun tam tersi örnekler de var.

Döneminin önde gelen birçok koleksiyonerinin ömür boyu büyük bir titizlikle bir araya getirdiği eserler, onların ölümünden sonra açık artırmalara çıkıyor ve koleksiyonlar hızla parçalanarak el değiştiriyor.

Şimdi de son yılların en değerli özel koleksiyonlarından biri müzayedeye çıkıyor.

Yaklaşık 450 milyon dolar değer biçilen bir seçki,15 Mayıs’ta Christie’s New York’ta koleksiyonerlerin karşısına çıkacak.

Peki bu kadar önemli eserlerden oluşan koleksiyon kime ait?

20.yüzyılın en etkili yayıncılarından biri olan S. I. Newhouse Jr.

Newhouse, hem sanat dünyasına hem de medya tarihine damga vurmuş bir soyadı.

Ailenin kurduğu yayıncılık imparatorluğu Advance Publications, bugün hâlâ küresel medya sektörünün önemli oyuncularından biri. Şirketin bünyesinde bulunan Condé Nast ise modern dergiciliğin editoryal standartlarını belirleyen kurumların başında geliyor.

Vogue, Vanity Fair ve The New Yorker gibi moda, kültür ve gazetecilik alanında dünya çapında etkili olan dergiler Newhouse’un yönetiminde birer kültür markasına dönüştü. 1985’te The New Yorker’ı satın alması, Amerikan kültür hayatında hala konuşulan bir dönüm noktası.

Ancak Newhouse’un bir diğer tutkusu olan sanat koleksiyonculuğu, belki de yayıncılıkla yarışacak kadar güçlüydü. Eşi Victoria Newhouseile birlikte yıllar boyunca modern ve çağdaş sanatın en önemli isimlerinin eserlerinisabırla bir araya getirdi.

Bu koleksiyonun en dikkat çekici özelliği, büyük isimleri içermesinin yanı sıra sanat tarihinde kırılma anlarını temsil eden yapıtları barındırmasıydı.

Christie’s’in Mayıs ayındaki müzayedelerinde satışa çıkması beklenen eserler arasında modern sanatın iki dev ismi öne çıkıyor.

Bunlardan biri, soyut dışavurumculuğun efsanevi ressamı Jackson Pollock’un 1948 tarihli damlatma tekniğiyle yapılmış tablosu Number 7.Eserin yaklaşık 100 milyon dolar seviyesinde alıcı bulabileceği konuşuluyor.

Eğer bu tahmin gerçekleşirse, Pollock için yeni bir müzayede rekoru anlamına gelecek.

Bir diğer yıldız eser ise modern heykelin kurucu isimlerinden Constantin Brancusi’nin 1913 tarihli bronz başı Danaïde.

Bu heykelin de yaklaşık 100 milyon dolar civarında bir değere ulaşması bekleniyor.

Koleksiyonda ayrıca Paul Cezanne, Pablo Picasso, Lucian Freud ve Jeff Koonsgibi sanat tarihinin belirleyici figürlerine ait eserler de bulunuyor.

Bu isimlerin varlığı, satışın neden uluslararası sanat piyasasında bu kadar dikkat çektiğini açıklamaya yetiyor.

Aslında Newhouse koleksiyonunun bir bölümü, Newhouse’un ölümünden sonra, son yıllarda zaten el değiştirmişti.

Örneğin Andy Warhol’un ikonik portrelerinden ‘Shot Orange Marilyn’, milyarder koleksiyoner Ken Griffin tarafından yaklaşık 200 milyondolara satın alınmıştı.

Bu satış bile tek başına koleksiyonun değerinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyordu.

Yine de insanın aklında kaçınılmaz bir soru beliriyor: Böylesine önemli bir koleksiyon nedenbir müzede korunmadı?

Newhouse pekala kendi adını taşıyanbir müze kurabilirdi.

Böylece koleksiyon bir bütün olarakyaşamaya devam ederdi.

Ama sanat tarihinin bize öğrettiği bir gerçek var: Sanat eserlerinin sahipleri aslında geçici bekçileri.

Belki de bu yüzden, yakında New York’ta gerçekleşecek müzayede, aynı zamanda bir koleksiyonun hikayesinin yeni bir bölüme geçişi olacak.

Çünkü eserler el değiştirir, koleksiyonlar dağılır, ama sanat yaşamaya devam eder.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.