s

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davası başladı

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 41 sanık ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlanacak! Ailesinden Fatih Camii Haziresi açıklaması

RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA İLK DURUŞMA

Kimlik tespitinin ardından duruşmaya, iddianamenin özetinin okunmasıyla devam edildi. Duruşmada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, bazı CHP milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile sanıkların aileleri ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

İlginizi Çekebilir

BÖCEK'İN İFADESİ ALINDI

Antalya’da 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanıp, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, ilk duruşmada savunma verdi.

Muhittin Böcek savunmasında, “Hayalim Cumhuriyet'in 100'üncü yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktı ve bana nasip oldu. 2 kişiden birinin oyunu kazandım seçimlerde. 1129 ihale yapıldı Antalya’da. Asla ihaleler ile ilgili bir sorunumuz olmadı. Bir akrabayı zengin etmek için gelmedim göreve. Bu yıl bütçemiz 84,5 milyardı. Namusum gibi koruyarak da devam edeceğim. 2024 yılında herkes duydu ki borçlu belediyelerin listeleri asıldı. Antalya’nın günü geçen SGK ve maaş ödemesi olmadı. Ömrümün yarısını verdiğim Antalya’ya adadım kendimi. Babamın köyde sattığı 80 dönüm yerle Konyaaltı’nda 107 dönüm arsa aldık. Buralar daha sonra imara açıldı. Hiçbir şekilde çalışmalarımla kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım. Hayatım boyunca bir günü rapor için bahane etmedim. 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç. Üniversiteye gidemiyorum tedavi olmak için. Asıl doktorlarım orada. Hayırsever bir aile çocuğu olarak ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi de dahil kalp, kolesterol gibi çok fazla rahatsızlığım var. 9'uncu aya giriyorum. Ben adaletin tecelli edeceğini ve tüm suçlamalardan da beraat edeceğimi biliyorum" dedi.

'ÖDEME İÇİN TALİMATIM OLMADI'

Eylemlere yönelik hiçbir suçlamayı kabul etmeyen Muhittin Böcek, 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla Yusuf Yadoğlu, Ali Yılmaz ve Sezgin Köysüren'den fatura ödeme talebinde bulunduğuna ilişkin suçlamayla ilgili şunlar söyledi:

"Yusuf Yadoğlu’nun ödeme yapması gibi bir talimatım olmadı. Bu konuda bildiklerim bunlar. Bana programı söylerler ben canlı yayına giderim. Türkiye’de bugüne kadar herkes seçim çalışmalarına ve programlara gönülden destek olur. Karşı adaylarımıza da bakılırsa durum belli olacaktır."

ESKİ GELİNE EV İDDİASI

Eski gelini Zeynep Kerimoğlu’na 30 milyon lira bedelle alınan ev hakkında bilgisi olmadığını belirten Böcek, “Eski gelinim Zeynep Kerimoğlu’na bir ev satın alınmış. Yusuf Yadoğlu, Gökhan’a borç vermiş. Benim bilgim yoktu. Gökhan ve Yusuf arasında borç ve alacak meselesi olmuş. Hakkımdaki bu eyleme dair asılsız iddialara itibar etmiyorum. Torunuma ev alınması ile ilgili ne Bülent Çeken ne de Mete Yapal ile ilgim yoktur. Kendilerine bir vaadim yoktur. Ben Mete Yapal’ı görmedim" dedi.

İş insanı Emin Hesapçıoğlu'nu tehdit ettiğine ilişkin iddialar sorulan Böcek, "Hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim. Emin Bey tutuklanma telaşıyla söylemiş olabilir. Melek K.’ye araç ve benim adıma ev alınmasına ilişkin suçlamaları kabul etmiyorum. Aracın 1 milyon 800 bin liraya satışı için anlaştık. Hem Melek hem de benim adıma olan altınları teslim ettik. Melek Hanım'ın IBAN hesabını verdik. Aracın devri Melek Hanım'a sağlandı. Hangi suç işlendi ki geliri aklandı. Son derece titiz davrandım. Nasıl suç oluştu anlamadım" ifadelerini kullandı.

‘HAYAT ARKADAŞINA BİR HEDİYE ALINACAĞINDA BAŞKASINA ÖDETME OLMAZ’

İddianamede Melek K.’ye lüks saat alınmasıyla ilgili savunma yapan Muhittin Böcek, “Bizim örf ve adetimizde eşine, nişanlına ya da hayat arkadaşına bir hediye alınacağında başkasına ödetme olmaz. Melek Hanım'a saat alacağımda Serkan Temuçin, 'Bir araştırma yapayım belki sıraya girer bulurum' dedi. Ben de Melek Hanım'a saatin ayarını yapmaması gerektiğini, şimdilik kullanmaması gerektiğini söyledim. Polis arkadaşlar evde arama yaptığında da saati kutuda söylediğim şekilde bulmuşlar. Ne doğrudan ne de bir kişi üzerinden alım satımım olmadı" dedi.

‘BU KADAR MAL VARLIĞI OLAN BİRİ OLARAK SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’

Kendisine Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi'ndeki daire satışında bir usulsüzlük olmadığını iddia eden Böcek, “Aile dostum olan Halil Tolga Ayvazoğlu ile 1 milyon 600 bin liraya el sıkıştık. Hatta 25 bin dolar verdim. Tapu işlemlerini de Halil yapmıştı. Aramızda bir gayrimenkul satış sözleşmesi de yapmıştık. Atadan kalma yerlerim mal beyanında görülecektir. Bu kadar mal varlığı olan birisi olarak bu suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerin kullandı.

Savaşın 17'nci gününde Orta Doğu ateş çemberi! İsrail duyurdu: 'Lübnan'a karadan saldıracağız'

‘GERÇEK BİR ALTIN BOZDURMA İŞLEMİYDİ’

Bir kuyumcu firmasından kendisine 1 milyon lirayı aşkın para gönderilmesiyle ilgili beyanda bulunan Böcek, “Ben bugüne kadar ödemenin banka hesabıma aktarılmasını istedim. Giriş çıkışlar belli. Yanılmıyorsam gün içinde hesabıma altın bozdurma işlemi karşılığı 1 milyon 250 bin lira giriş oldu. Gerçek bir altın bozdurma işlemiydi. Bu işlemden aylar sonra bir akrabamın satın almış olduğu dairede bu işlemin devamı olarak nitelendirilmiş. Böyle bir durum yok."

‘İŞİN YAVAŞLATILMASI İLE İLGİLİ İDDİALAR YALANDIR’

Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesini kendisinin tamamladığını kaydeden Muhittin Böcek, “2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra bir toplantı yaptık. Benden önceki başkan seçim geliyor diye Güneş Mahallesi’ndeki projenin tamamlanacağını vadederek inşaata başlamış. Ben göreve geldiğimde öğrendim. Kentsel dönüşümde bulunan yerle ilgili verilen vaatler tutulmayınca tamamlanması için talimat verdim. Kısa sürede evleri tamamladık ve teslim ettik. İnşaat sürecinde de ihaleler belediye meclisinde onaylanırdı. Ben bu kentsel dönüşümün en başından bu yana gerçekleştirilmesi için uğraştım. İşin yavaşlatılması ile ilgili iddialar yalandır" dedi.

‘SEÇİM KAMPANYALARINDA GÖNÜLLÜLÜK ESASINDA YARDIMLAR YAPILIR’

Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan sanık Mehmet Okan Kaya'ya aktarılması eyleminin gönüllülük esasına dayandığını iddia eden Böcek, “Okan Kaya, siyasi partilerin organizasyonlarında parti ayrımı yapmazdı. Herkese eşit mesafedeydi. Türkiye’nin her yerinde seçim kampanyalarında gönüllülük esasında yardımlar yapılır, sponsorluklar verilir. Hiçbir zaman ne bana ne de başkası adına yardım talebinde bulunmadım" ifadelerini kullandı.

‘MANEVİ DESTEK MESAJI’

Muhittin Böcek polis memuru O.A ile olan bağlantısına ilişkin şöyle dedi:

“O.A. isimli şahsı tanırım, eşi belediyemizde çalışır. Saygıda kusuru olmayan bir polis memuru. İftiralara maruz kaldığımız, aleyhimize haberler yapıldığı zamanlar oldu. Kendisi bana manevi olarak bu konuda destek ve bilgi vermek için mesaj atmış olabilir" dedi.

TUTUKLU İŞ İNSANI SUÇLAMALARI REDDETTİ

Duruşmaya, öğle arasının ardından tutuklu sanık iş insanı Mehmet Okan Kaya’nın ifadesiyle devam edildi. İddianamede 15’inci eylem olan Antalya Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş insanlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işini yaptığı iddia edilen Mehmet Okan Kaya savunmasında, üzerine atılı suçları işlemediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"İlk şirketim organizasyon şirketiydi. 1995 yılından bu yana önemli organizasyonlar yaptım. Spor, kültür ve sanat organizasyonları yapmaktayım. 30 yıllık çalışma hayatımda en iyi ışık ve malzemeleri alarak iyi bir yatırım yaptım. Genel ve yerel seçimlerde Türkiye’nin birçok noktasında tüm partilerin seçim kampanyalarını yürüttük. Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilk işim 30 yıl önce oldu. O günden itibaren tüm belediye başkanlarıyla çalıştım. Akarlar isimli firmadan zorla para alındığı ve benim yardım ettiğim iddia edilmiş. Ben o firmayı tanımam. Belediyede Serkan Temuçin’i gördüm ve yanına gittim. Baba oğul Akarlar oradaydı, samimi bir ortam vardı. Seçim döneminde Muhittin Böcek’e sponsor olmak istemişler. Fatura kesmem istendi. Bu şahısların bana yapmış olduğu ödemeler bir nevi sponsor ödemesi gibidir. Onların bende telefonu bile yoktur. Sonra bir iki kere aradılar ve aynı sponsorluk nedeniyle fatura kesmemi istediler. Ben bunların nedenini bilmiyorum. Serkan’ın samimi olması nedeniyle de sorgulamadım. Hiçbir belediye başkanı geçmiş dönemde ödeme yapmadı, genelde sponsorları olur. Bu çalıştığım diğer illerde de böyleydi."

‘100 BİN DOLARI EKREM’DEN ALMADIM’

Son seçim kampanyasında kendisine sponsor ödemeleri yapıldığını kaydeden Kaya, “Benim görevim sponsor bulmak değildi. Salih Akar’la doğrudan bir ticaretim yoktur. Akarların bana yaptığı ödeme de böyle bir çalışmanın ödemesiydi. Bir şirketten para alma olayı ile ilgili de beyanda bulunmak istiyorum. Ben bu şirketten para almadım. Üzerime atılı bir iftiradır. Alsaydım fatura keserdim. Bu paranın delili de yok, çünkü almadım. Ekrem isimli şahsı şirket sahibi olarak tanırım, asıl sahibi Cengiz Gökay isimli şahısmış. Süreçten de haberdar değilim. İfade verirken öğrendim ve şok oldum. Reklamcım ile Ekrem birkaç kere görüşmüş, Ekrem, randevu talep etti. Ben de verdim ama hatırlamıyorum tarihini. Hesabıma 100 bin dolar para yatırmıştım. Bu parayı Ekrem’den aldığım yönünde iddialarda bulup suçlamayı kabul etmemi istediler. Ekrem de ifadesinde 'Parayı Okan’a verdim' demiş. Ancak suçtan kurtulmaya yönelik ya da korktuğu için böyle söylemiş olabilir. Neden cezaevinde yattığımı da anlayamıyorum. Tutuklandığım günden bu yana aynı ifadeyi veriyorum" diye konuştu

‘SUÇLAMALARA KONU PARALAR YÜKSEK SEZONDA 1 GÜNLÜK CİROM BİLE DEĞİLDİR’

Mal varlığını aklama suçunu işlemediğini belirten Kaya, “Gerçekte olmayan işlemler gerçek gibi gösterilmiş. Bize destek olan birçok şirket var. Bu şirketler bizim yardımcılarımız. Konser organizasyonlarını yaptırırız. İş bitiminde bu firmalar bana fatura düzenler. Ben de resmi şirketten ödememi yaparım. Levent Şapçılar ile aramızdaki işlem de budur. Ticaretten kazandığım tüm birikimimi şirketlerime yatırırdım. Suçlamalara konu paralar yüksek sezonda benim 1 günlük cirom bile değildir. Cezaevinde sağlık sorunlarım var. Oturup kalkmakta zorlanıyorum. Önümüz bayram, çocuklarımı çok özledim. Tahliyemi istiyorum" dedi.

'BOŞANMA SÜRECİ BENİM İÇİN ZORLUYDU'

Muhittin Böcek'in eski gelini tutuksuz sanık Zeynep Kerimoğlu, evliliğinin 2'nci ayında zina nedeniyle boşanma kararı aldığını belirterek, "Biraz zorlu bir süreç geçirdik. Eşimin çekişmeli boşanma nedeniyle ben de zina davası açtım. Eşimin aktif olarak yaptığı işe vakıf değildim ama inşaat yapmak istediğini söylüyordu. Ancak ben bunları hiç görmedim. Çekişmeli bir boşanma davası olduğu için benim için zorlu bir süreçti. Eski eşimin çocuğunun olmasıyla boşanma davamızı anlaşmalı bitirme kararı kaldık. Bir ana protokol bir de kendi aramızda yaptığımız bir protokol vardı. Boşanma sürecimin hemen ardından İstanbul’a taşındım" dedi.

Kerimoğlu, “Eski eşim Gökhan inşaat yapacağını bu nedenle bana ödeyeceği miktarı bir anda ödeyemeyeceğini söyledi. Parça parça ödeyecekti, senetler o yüzden vardı. Kimin nasıl ödediğini bilmiyorum. Bana borç olduğuna dair bir şey söylenmedi. 80 milyon lira ile alakalı boşanma gününde parayı getirdiler. Belge de boşanmadan hemen önce imzalandı. Bu parayla ne yapacağımı bilemedim. Faizler yüksek olduğu için banka hesabıma yatırdım. Altın işlerine hiç katılmadım haberim yok. MASAK’tan rapor istendiğini bankacı arayıp söyledi. Ben de dekontları sundum. Aslında döviz olarak götürdüm" diye konuştu.

Kerimoğlu, “Boşanma davamın olduğu gün Gökhan ile avukatın ofisinde bir araya geldik. Yanındaki kişileri tanımıyordum. Parayı bana verdiler biz orada boşanma protokolünü imzaladık. Sonra adliyeye gittik dava için. Parayı ne yapacağımı bilemedim ve 1 ay kadar sonra bankaya yatırdım. O dönem döviz bürosu üzerinden parayı TL’ye çevirdim. Altına dair bir şey duymadım. Altına dair suçu ifade verirken öğrendim. 2 milyon dolara yakın bir şeydi. 69 milyon liraya yakın bir parayı banka hesabıma gönderilmesini istedim" dedi.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.