Tek göz odada başladı, dünyaya açıldı! Sohbet arasındaki fikirle patron oldu

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Evlendikten kısa süre sonra anne olan Çağlar Aras, uzun bir dönemini çocuklarına ayırdı. Ancak zamanla artan hayat şartları ve üretme isteği onu farklı arayışlara yöneltti."Çalışmak hep aklımdaydı' diyen Aras, özellikle kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının önemine dikkat çekiyor. O dönem çalışmayı çok fazla istediği ve arayışlara başladığı bir dönem olduğunu dile getiren Çağlar, “Eskiden bir iş kurmak için fiziksel bir dükkan ve sermaye gerekirdi. Fakat şu anda mutfak masanızda bir laptop ve telefonla dünyaya açılmak çok daha kolay. İnsanın kendi parasını kazanmasının verdiği özgüven de paha biçilemez. Ayrıca birçok kadın çocuklarına anne kimliğinin ötesinde üreten ve başaran bir rol model olması arzusuyla bu yola çıkıyor"bilgisini paylaştı.

‘BİR GECE KUZENLERİMLE SOHBET EDERKEN ÇIKTI BU FİKİR’
Muslin kumaştan bebek ürünleri üretme fikrinin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Çağlar, “Bebek ürünleri üzerine araştırmaya başlamıştım. Fakat tam olarak ne olacağından emin değildim. Benim için çok kıymetli olan sevgili kuzenlerim Ayberk ve Alkım bir sohbet esnasında muslin kumaşlardan bahsettiler. O gece sabaha kadar muslin kumaşları araştırdım. Bu ürünlerle ilgili sosyal medya üzerinden de araştırmalara giriştim. Tek tek bebek mağazalarını gezdim, bu kumaşlardan elde edilen ürünleri araştırdım. Daha sonra bu kumaştan yapılabilecek birçok ürün olduğunu ve hayatımızın her döneminde kullanılabileceğimizi fark ettim” dedi ve ekledi:

‘KÜÇÜK BİR ODADA, BİR MASA VE 3 TOP KUMAŞLA BAŞLADIK’
"2021 yılı benim ve ailem için hem zorlu hem de yoğun bir yıl olmuştu"diyen Çağlar, “Küçük bir odanın bir köşesinde küçük bir masa üç beş top kumaş, makasımız, dikiş makinamız, oturup neler yapabileceğimi planlamaya koyulmuştum. Önceki yaptıklarımı hediye olarak çevremdeki anne adaylarına verdim. Aldığım yorumlarla eksik gördüğüm şeyleri tekrar baştan yapmaya başladım. O dönem ikinci bebek haberini almıştım. Kızımla büyüteceğim bir işim vardı şimdi. Tüm ürünleri en baştan tasarlamaya başladım bu defa taze bir anne düşüncesiyle. Artık her konuda yoğunsunuz, ev ve iş yerinizin bir oda içinde olmasının kolaylığını ve zorluğunu çokça yasadım. Hiç bilmediğim bir işe sıfırdan başladım. Ürünleri ürettikçe mutlu oldum. Kalıplar çıkardım ürünlerle ilgili. Bunları hayatımda ilk kez yaptım. Kalıp çıkarmayı hiç bilmiyordum. Hiç ürün fotoğrafı çekmemiştim. Fakat gün geçtikçe neler yaptığımı ve başardığımı anladım” ifadelerine yerdi.
İlk ürünleri sosyal medya üzerinden bir hesap açarak satmaya başladıklarını söyleyen Çağlar, “Sonra eğitimlere katıldım, fotoğraf çekimleri yapamaya başladım. 24 saatin yetmediği günler oldu çoğu zaman. Para kazanmıyordum fakat her açıdan üretiyordum. Sayfa için reklam verdim ama sipariş olmadı. Bu dönem benim en acemi dönemimdi. Kısa bir süre sonra yaşadığım ilçede duyanlar oldu. Gelip almaya başladılar. Ve ilk satışımı sosyal medyada bir anneye, Edirne’ye göndermiştik. Adını bile hatırlıyorum. Çok heyecanlanmıştım ve mutlu olmuştum. Beni şimdilerde de en çok heyecanlandıran şey, bir anne olarak hayallerimin onaylanması olmuştu. Ev hanımlığımdan girişimciliğe attığım ilk korkak ama güçlü bir adımdı bu” şeklinde konuştu.

‘KÜÇÜK, SOBALI ATÖLYEMİZDEN 3 KATLI İŞ YERİNE GEÇTİK’
"Ürünlerimize gelen geri dönüşleri hiç unutmuyorum"diyen Çağlar, “Emeğime değer verilmişti. Ekran başında geçirdiğiniz saatlerin, seçtiğiniz kumaşın, paketlediğiniz kutunun, karşı tarafta bir karşılık bulması o ilk beğeni ve teşekkürler mesajı uykusuz geçen tüm geceleri biranda unutturdu. Çok güzel geri dönüşler aldım. Kadın girişimci olmamdan dolayı annelerimizden destek gördüm. Aynı zamanda ürünlerle alakalı bizlere önerilerde bulunan annelerimiz de oldu. Unutamadığım birçok anım var fakat bizden aldığı ürünü, o dönem deprem bölgesine gönderen güzel kalpli annelerimi hiç unutamıyorum” ifadelerine yer verdi.
"Bu işe başlarken bu kadar ilgi göreceğini düşünemezdim, benim için çok büyük mutluluk sebebi"diyen Çağlar, “Sayfamın büyüyüp Türkiye, hatta yurtdışında da duyulmasıyla planlarım daha da genişledi ve ben ürünleri alan kişilerden aldığım güzel geri dönüşlerle, bu işi bir marka haline getirmeye karar verdim. Evdeki üretim de bir noktadan sonra markanın büyüme hızına ayak uyduramaz hale gelmişti. Bir yandan ev işleri, çocuklar, hali hazırda bekleyen siparişler, cevap bekleyen müşteriler, itinayla hazırlanmayı bekleyen kargolar, çekimler derken o küçük odaya sığamaz hale geldim” dedi ve ekledi:

‘BELKİ BİR GÜN YÜZLERCE KADINLA BERABER YÜRÜRÜZ’
"11 kadına iş imkanı sunacağımı hayal bile edemezdim"diyen Çağlar, “Ben de onlarla gurur duyuyorum. Hayallerim vardı fakat bu işi yapanlarda çok iyi anlayacaklardır beni. Saati olmayan bir iş ve sürekli yenilik ve üretim istiyor. El ele verdiğimiz bu işte hep birlikte kadınlarımız ile mücadele ediyoruz. Belki de bir gün yüzlerce kadınla birlikte yürüyeceğiz. Çalışma arkadaşımın hepsi kadın, çünkü ben, benim gibi evde yemek yaparken bir gün çalışıp o yemeğin tadından çok kaynatmaya sebep olan şeyleri de kendisinin kazanma hayalini kuran ev hanımlarının benimle bu yolculukta daha verimli daha mutlu çalışacağını biliyordum. Bir kadın isterse her şeyi yapar çünkü. İşe başladıklarında ürünlerle ilgili hiçbir bilgiye sahip değillerdi. Ve aslında birçoğunun daha önce potansiyellerini hiç keşfetmediğinin farkına vardım. Evden çıkıp atölyeye gelmeleri onları hem sosyal hem de ekonomik anlamda özgür bireyler haline getirdi. Keyifle gelmeleri özveriyle çalışmaları benim için anlamlı ve değerli” şeklinde konuştu.
"Evin bir odasındayken risk sadece sizin zamanınızdı"diyen Çağlar, “Ancak atölyeye geçip 11 kadına istihdam sağladığınızda artık sadece kendi mutfak masrafınız değil, 11 ailenin sorumluluğunu omuzlarınızda hissetmeye başlıyorsunuz. Örnek vermem gerekirse, satışların düştüğü aylarda sizin de tamamen modunuz düşmüş oluyor. Aldığınız hammadde giderleri, personel giderleri, bunu takip eden kira, elektrik, sigorta bunlar ilk zamanlarda beni çok zorluyordu. Çünkü alışkın değilim, ilk kez bunlarla karşılaşıyorum. Fakat şu an zorlu günleri kenarda bırakıp, daha planlı ve doğru ilerliyorum. Tüm bu süreçlerde destek çok önemli. Benim de eşim, yolumdaki zorlukları bir bir omuzladı. Yolun ışığını yakan ve yürümemi sağlayan sevgili eşimdir. Sadece iş hayatında da değil, ev hayatında da bu süreçte her şeyi birlikte sürdürdük ve yakın dostlarımız hep destek oldular. Hevesimi kırmak isteyenler hep vardı fakat başaracağıma inananlar çok daha fazlaydı, ben görmek istediğim yöne baktım” ifadelerine yer verdi.

‘EN İYİ MAKİNEYİ, EN İYİ ATÖLYEYİ BEKLEMEYİN’
"Kendi çocuğuma giydirmeyeceğim kullanmayacağım hiç bir şey üretmiyorum"diyen Çağlar, “Bir anne olarak bebeğinizin tenine değecek en güvenli kumaşı istersiniz. Muslin, dünyanın en eski ve en doğal nefes alan dokumalarından biridir. Kalite ve güvenlik konusu da önemlidir. Sertifikalı kumaşlar olması gerekiyor. Sadece kumaş değil kullanılan boyanın ve ipliklerin de uluslararası güvenlik standartlarına uygun olması önceliğimiz. Atölyemizdeki kadın istihdamı kalite kontrol için en büyük avantaj. Çoğunluğu anne olduğu için bir dikiş hatası, bir iplik artığı gözlerinden kaçmıyor. Ürün tekrar tekrar kontrolden geçiyor ve müşterilerimizin ürünleri aldığında, içlerinin tamamen rahat etmesi için ürün bilgi kartları ekleniyor” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:
Sende Yorum yap