s

Kafe ve restoranlarda sistem değişiyor: Kurala uymayan yandı

Milliyet.com.tr/ÖZEL Tarım ve Orman Bakanlığı, restoran ve kafelerde tüketiciyi daha bilinçli tercihlere yönlendirmeyi amaçlayan yeni bir düzenlemeye imza attı. Buna göre işletmeler, menülerinde sundukları yiyecek ve içeceklerin içerik, kalori ve alerjen bilgilerini açık şekilde paylaşmak zorunda olacak.

RESTORANLARDA ‘DETAYLI MENÜ’ DÖNEMİ

Bundan böyle ürünün temel bileşenleri, enerji (kalori) miktarı, alerjen içerikler, alkol ya da domuz türevi bileşen içerip içermediği
yazılacak.

BİLGİLENDİRME NASIL OLACAK?

İşletmeler bu bilgileri basılı menüler, panolar, broşürler ya da dijital ekranlar aracılığıyla sunabilecek. Ayrıca QR kod sistemi de kullanılabilecek. Ancak bu yöntemin tercih edilmesi halinde, müşterilerin nasıl erişim sağlayacağına dair yönlendirmelerin menüde açık şekilde yer alması gerekecek.

Konut alacaklar dikkat! Faizde tablo terse döndü

Düzenleme ile tüketicilerin daha sağlıklı ve bilinçli tercihler yapmasının önü açılması hedefleniyor. Kalori ve içerik bilgilerine kolay erişim, özellikle diyet yapan ya da sağlık hassasiyeti bulunan bireyler için önemli bir kolaylık sağlayacak.

NE ZAMAN DEVREYE GİRECEK?

Bakanlık, sektörün yeni sisteme uyum sağlayabilmesi için işletme türlerine göre farklı süreler tanıdı:

-Ulusal zincir restoranlar 1 Temmuz 2026'ya kadar geçiş yapacaklar.
-Aynı ilde 3 ve üzeri şubesi bulunan işletmeler 31 Aralık 2026'ya kadar uygulamaya geçecekler.
-Diğer işletmeler ise içerik bilgileri için 31 Aralık 2026, kalori bilgileri için 31 Aralık 2027'ye kadar geçiş yapacaklar.

AYDIN AĞAOĞLU: ESER MİKTARDA DA OLSA BELİRTİLECEK

Peki süreç nasıl işleyecek? Kurala uymayanlara ne tür cezalar verilecek? Eksik ve yanlış bilgi veren, halk sağlığını tehlikeye atan işletmeler için yaptırımlar neler? Olumsuz bir durumda vatandaşlar nereye şikayet edecek? Konuyla ilgili tüm merak edilenleri milliyet.com.tr’ye açıklayan Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu’nun açıklamaları şu şekilde: “Düzenleme tüketicilerin yeme-içme sektöründe güvenle hizmet almasını sağlayacak yeni bir düzenlemedir. Bu düzenleme ile tüketiciler yiyecek, içecek satan işletmelerden, satın aldıkları gıda ürünlerinin içeriğinde alerjen olup olmadığı ve kalorisine kadar bilgi sahibi olacak. Böylelikle sağlık açısından kendileri için risk içeren gıdaları tüketmekten kaçınabileceklerdir.

Bu bilgilendirme sadece içerik ile ilgili olmayıp, kalori bilgisi de içermektedir. İçerikte alkol varsa örneğin bazı yemeklerin içerisinde alkol kullanılabiliyor. Domuz eti gibi ürünlerin de belirtilmesi zorunlu olacak. Eser miktarda bile olsa belirtilmek durumunda. Böylelikle tüketici, dışarıda yiyeceği gıda ürünlerinin hem inancına hem sağlığına hem de diyetine uygunluğu konusunda açıkça bilgilendirilmiş olacaktır.

Nükleeri vurursan Hürmüz’ü kapatırım! 2002’de tatbikat 24 yıl sonra kayıp: ‘ABD ordusu savunmasız’

DÜZENLEME NE ZAMAN HAYATA GEÇECEK?

Şunu hatırlatmakta fayda var. Ulusal zincir restoranlar 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bu bilgileri tüketicilere paylaşmak zorundalar. Aynı ilde 3’ten fazla şubesi bulunan işletmeler ise bu bilgileri yıl sonuna kadar paylaşacak.

YANLIŞ BİLGİ VEREN NEREYE ŞİKAYET EDİLECEK?

Tüketiciler böylelikle yedikleri içtikleri konusunda daha bilinçli hareket edebilecekler. Aykırılıkla karşılaşıldığı takdirde Tarım Bakanlığı İhbar Hattı’na bildirimde bulunulabilir. Örneğin 100 gram 350 kalori yazan bir gıda ürününde normal limitlerin altında veya üstünde sapma tespit edilirse, diyelim ki 600 kalori çıktı. Bu, ceza gerektirecektir. Bu noktada ALO 174 Gıda İhbar Hattı ve 0501 174 0 174 WhatsApp Gıda İhbar Hattı’na da tüketiciler şikayetlerini yapabilirler.

Bu çok yerinde bir uygulamadır. Tüketicinin temel haklarından birisi bilgilendirme hakkıdır. Bakanlık bunu resen de denetleyebilecektir. Ayrıca vatandaşlardan gelen ihbarları da değerlendireceklerdir. Bu yazılan bilgiler basılı menülerde, panolarda, lokantalarda işletmenin dışında da fiyat listesi ve menü bulunması zorunludur. Orada örneğin köftenin kaç gram olduğunun yanında kalorisi de yer alacaktır. Alerjen içeriyorsa veya domuz eti, alkol gibi durumların da açıkça belirtilmesi lazım. Bu bilgilendirme QR kod ile yapılabilecek.

CEZASI NE?

Bununla ilgili cezalar farklılık gösteriyor. Örneğin sağlığa aykırılık, insan sağlığını tehdit edecek bir madde var ve bu belirtilmemişse, içeriğin belirtilmeme cezası dışında insan sağlığını da tehdit eden bir durum olduğundan farklı bir cezası olacaktır.

Bunun dışında maliyet düşürmek için yapılan hileler var. Örneğin kebap veya pidecide tek tırnaklı hayvan eti (at, eşek, katır) kullanılması gibi. Bunların açıkça listelerde gösterilmesi gerekiyor. Burada dana eti kullanılmıştır, dana koyun karışımı gibi... Orada hem listeye aykırılıktan hem de gıdada tağşiş ve hileden ötürü işletmeye yaptırım uygulanır.

Burada en büyük görev tüketiciye düşmektedir. Tüketici sorgulasın, haklarına sahip çıksın. Tarım Bakanlığı’nın ihbar hattına gerek WhatsApp’tan gerek çağrı merkezinden şikayetlerini iletmelidirler.

Örneğin içeriğinde laktoz olduğu halde ‘laktozsuz’ diye satıldıysa bu alerjisi olan kişilere zarar verebilir. Bu durumda işletmeye hukuki sorumluluk yüklenebilir. Hastane doktor masrafları, çalışamadıysa mesainin karşılanması gibi ücretler hukuki olarak geri istenebileceği gibi. Ayrıca TCK hükümlerine göre cezalandırılması talep edilebilir.”

İBRAHİM GÜLLÜ: TAKSİRLİ ÖLÜME SEBEBİYET VERMEYE KADAR CEZASI VAR

Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü’nün açıklamaları şu şekilde: “Bu uygulama ile alerjik ürünlerin de olduğunu yazılması gerekir. Eğer bir tüketici alerjisi olduğu bir ürünü yediğinde ve içeriğinde belirtilmemiş olması halinde işletmenin cezai sorumluluğunun doğabileceği dikkate alınması gerekir. Eğer o kişinin alerjik durumdan kaynaklı sağlığı bozuldu veya ölüm olayı gerçekleşti. Burada işletmenin cezai sorumluluğuna da gidilebilir. TCK’ya göre taksirli ölüme sebebiyet vermeye kadar cezai müeyyideler uygulanabilir. Tazminat sorumluluğu da ayrıca doğar.

'ÖLÜM HALİNDE DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DEVREYE GİRER’

Ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı devreye girer. Kişi öldüğü zaman onun bakmakla yükümlü olduğu kişiler destekten yoksun kalırlar. Kişinin sağladığı maddi desteği karşı taraf (lokanta) tazmin etmek zorunda kalır.

Dolayısıyla bu düzenleme işletmelere aynı zamanda daha hassas davranmaları yönünde bir yükümlülük getiriyor. İşletmelerin gıda mühendisleriyle birlikte çalışmaları kaçınılmaz hale gelecektir.”

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.