ARİF’İN BARI
Kimimizin Arif’in Barı, kimimizin Çiçek Bar, diye andığı Beyoğlu’ndaki o hoş mekan yıkılmış.
Mekanın sempatik garsonu Sanlı, enkazın fotoğrafını atmış sosyal medyaya...
İlk bakışta sıradan bir yıkıntı...
Toz toprak tahta parçası...
Ama ne çok şey var enkazın altında
Yıllara sığmayan geceler var
Dostlarla bitmeyen sohbetler
Anlatmakla tükenmeyen öyküler
Kahkahalar, hayaller, umutlar...
İş çıkışı uğradığımız, özlediğimiz dostlarla buluştuğumuz, herkesle birkaç dakika derken birkaç saati bulan gece durağımız...
Arif’in Barı bambaşka bir dünya idi...
İçmek için değil sohbet için gidilen yerdi...
Şairler, yazarlar, yönetmenler, aktörler, gazeteciler, reklamcılar, aydınlar, tiyatrocular...

Her renkten aydınlık insanı buluşturan bir mekandı...
Kimi görmeyi düşlediyseniz orada olurdu.
Güzel kadınlar olurdu..
Sessizce ve saygılı güzel şeyler konuşulurdu.
Parlak fikirler etrafında dönerdi sohbetler.
Ben Arif’in Barı hakkında küçük bir yazı yazmış, başlığını:
“Güzel Günlerin Bekleme Odası” koymuştum...
Arif yazıyı gazeteden kesti çerçeveledi, duvara astı...
O yazı son güne kadar duvarda kaldı...
Şimdi enkazla birlikte yok olmuş...
Unutulan günlere karışmıştır.
İnsan ömrünün acısı...
Yaşanmış günlerin yaşanmamış sayılmasıdır.
Geceler boyu konuşmuşsunuzdur
Anlatmış durmuşsunuzdur.
Hep bir cümle vardır aklınızda
Onu söyleyemeden gece biter
Onu söyleyemeden hayat biter.
Anlatamadığınız kendinizdir...
Zaman sizi beklemez
Yanınızdan geçer gider...
Toza toprağa karışır,
Işıklar söndüğünde geceler.
FABRİKA TİYATROSU
Dünya Tiyatrolar Günü’nü 27 Mart akşamı perdesini açan tiyatrolarda kutladık.
Bu ülke Aspendos’tan Perge’ye, Efes’ten Milet’e dünyanın en güzel antik tiyatrolarına ev sahipliği yapmaktadır. Ancak Osmanlı’da tiyatro halkın uzağında kalmıtır.
Cumhuriyet yönetimi tiyatroyu halkevleri aracılığıyla halka götürürken fabrikaya da monte etmiştir. Kurulan büyük fabrikalarda tiyatro salonu ve işçilerden oluşan tiyatro kolu vardı.

Örneğin Nazilli Basma Fabrikasının tiyatro salonu 700 kişilik olup orada işçiler temsil verdiği gibi dışardan gelen guruplar da işçilere oyun sergiliyordu.
Cumhuriyet sanatçı kadar seyirci yetiştirmek zorunda da kalmıştı... Çünkü ilk yıllarda tiyatro seyircileri oyun sırasında fındık fıstık yiyor, sigara içiyor, birbiriyle konuşuyor, olur olmaz zamanda sahneyi alkışlıyor, oyunun ahengini bozuyordu. Ünlü tiyatro adamı Muhsin Ertuğrul 1924 yılında yayınladığı bir yazıda halka tiyatro adabını anlatıyor, tiyatroya iyi giyinerek ve tam vaktinde gelineceğini hatırlatıyordu.
Atatürk’ün 1930 yılında Şehir Tiyatrosunda temsile 15 dakika geç kalınca lobide oturup birinci perdenin bitmesini beklediği efsane olarak anlatılır. Muhsin Ertuğrul, oyunu tam zamanında başlatmıştır. Acaba böylece Atatürk’e tiyatro adabı konusunda mesaj mı verilmiştir? Yoksa Atatürk halka örnek olmak amacıyla kasıtlı ve anlaşmalı olarak mı geç gelip perdenin bitmesini beklemiştir.
Hala tartışılır.
YAŞ 87
Bu yıl üniversite giriş sınavlarına giren adaylar açıklandı
En yaşlı aday 87 yaşındaymış.
Adayımız üniversiteyi muhtemelen 91 yaşında bitirecek...
Dışardan bakınca garip bulanlar olabilir
Ama insanoğlu tuhaftır. Eğer sağlığında rahatsız edici bir bozulma yoksa yaşının farkına varmaz. Hayata dolu dizgin devam eder.
Bu delikanlı adaya bol şans diliyoruz
Yaş deyince ...
Romanya ile oynadığımız maçta saha kenarında yakından tanıdığımız bir antrenör vardı: Mircea Lucescu...
Romen hoca 80 yaşında...
Takımın başında hem antrenmanlara çıkıyor hem maçlara...
Yaşlanınca bir kenara çekilmek insana önceleri keyif ve rahatlık verir. Ama giderek sıkılır insan. Dünyada gereksiz bir ağırlık
olduğu hissine kapılar. Dünya o zaman dönmez olur.
Zihin yaşlanmaz. Vücut yavaşlasa da zihin durmaz. Sürekli koşar. Nereye mi? Güzel umutlara, aydınlık günlere... Tutmayın onu...
IŞIK ALUMUR
Mülkiyeli arkadaşımız Işık Alumur vefat etmiş...
1964 girişliydi...
Her daim güler yüzlü, her zaman herkesin arkadaşı, dert ortağı, kafa dengi, sosyalizme gönül vermiş, kalender bir dostumuz idi.
Çok sigara içerdi. Son 15 yıldır Bodrum’da yaşıyordu. Haberi uçuranların ifadesine göre uyarıları dinlememiş sigarayı son ana kadar bırakmamış... Veya sigara onu bırakmamış.
Sevgili Işık...
Bir hayal bulutu gibi gelip geçti hayatımızdan...
Ardında her daim gülen bir yüz, gülen gözler ve güzel anılar bıraktı.
Mutlu son...
Sende Yorum yap