Trump’ın ‘bagajı’

Bir insan düşünün bir gün ‘A’ diyor, ertesi gün ‘Z’. Bir gün bir fikri savunuyor, ertesi gün 180 derece tersini. Bu kişi sokaktaki herhangi biri olsaydı mesele yoktu ama ABD Başkanı olunca işin rengi değişiyor.
Donald Trump’ın İran Savaşı ile ilgili son kararı, Tahran’a on gün ek süre vermekti; ama bu demek değil ki bu süre içinde enerji tesislerini vurmaz. Vurabilir, daha önce yapmadığı şey değil.
Peki bu dengesizlik hali normal mi? Bu tartışma ABD’de psikiyatrlar taraftan bilimsel düzeyde Trump’ın ilk döneminden beri yapılıyor. Uzmanlar klinik olarak Başkan’ın bu dengesiz hallerinin arkasında çocukluğundaki travmaların yattığını düşünüyor.
Kongre’ye gönderilen mektup
Sebeplere eğilmeden önce, ABD’li psikiyatr Dr. John Gartner’ın 2017’de attığı adımı hatırlatalım. Gartner ‘change.org’ sitesinde ‘Ruh sağlığı uzmanları Trump’ın akıl hastası olduğunu ve görevden alınması gerektiğini ilan ediyor’ başlıklı dilekçeyi imzaya açtı. Uzmanlardan görüş istedi. Anayasanın ‘başkanın görev ve yetkilerini yerine getiremeyecek durumda olmasıyla’ ilgili 25’inci maddesinin çalıştırılması talebiyle de dilekçeyi Kongre azınlık lideri Chuck Schumer’a gönderdi.
Trump’ın psikoanalizi
Bu girişimin sonuçlarını da aktaracağız ama uzmanların tespitlerine bakalım. Psikiyatrlar Trump’ın söylemlerini analiz ederek, durumunu kişilik bozukluğunun en yıkıcı formu olan ‘Malign (kötücül) narsizm’ olarak tanımladı. Bu hastalığın dört bileşeni şöyle: 1- Narsisizm (Eleştiriye karşı aşırı duyarlılık, sürekli övgü talebi) 2- Anti-sosyallik (Pişmanlık duymadan normları ihlal etme, patolojik olarak yalan söyleme) 3- Paranoya (Gerçek dışı tehdit algıları) 4- Sadizm (Şiddeti teşvik eden söylemler, rakipleri fiziksel/ruhsal olarak ezme arzusu ve bundan haz duyma). Kendisini büyük anlatılar içinde konumlandırıyor, ‘her şeyi ben yaptım’ diyor, buna mukabil yoğun onay ihtiyacı var. Eleştiriye karşı aşırı tepkili, bu yüzden ezici söylemini sertleştiriyor.
Babanın hayatta kalma formülü
Uzmanlar, Trump’ın babası Fred’i başarı odaklı ama çocukları üzerinde ‘gölgeleyici’ bir figür olarak tanımlıyor. Aile içi tanıklıkların ifadelerine göre Fred Trump, dünyayı ‘katiller’ (killers) ve ‘kaybedenler’ (losers) olarak ikiye ayırıyor. Uzmanlar baba Trump’ın ebeveynlik tarzını klinik olarak ‘yüksek fonksiyonlu sosyopati’ özellikleriyle bağdaştırıyor. Bu duygusal soğukluğun Trump’ın psikolojisindeki karşılığı ise ‘saldırganla özdeşim’, yani babasının aşağılamalarından kurtulmanın tek yolunun, onun acımasız özelliklerini benimsemek.
Hasta anne, alkolik ağabey
Beş çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olan Trump’ın hayatında en büyük iz bırakan olayın kardeşi Fred’in ölümü olduğu belirtilir. Ailenin ilk erkek çocuğu olan Fred’in işin başına geçmesi beklenirken, pilotluk eğitimi aldığı, babanın beklentilerini karşılamadığı için ailede kırılım yarattığı biliniyor. Psikologlara göre nazik bir karakter olarak bilinen kardeşin kaybı Trump’ın ‘güçsüzler kaybeder’ algısını pekiştirmiş.
Anne Mary Anne Trump ise en küçük çocuğu Robert’ın doğumunda (Donald Trump iki yaşındaydı) yaşadığı komplikasyonlar sebebiyle uzun süre hastanede yattı. Uzmanlara göre erken dönem kaybetme korkusu ve annenin duygusal boşluğu Trump’da ömür boyu sürecek ‘onaylanma’ açlığına yol açtı. Kalabalık mitinglerdeki tavrı, medyada gündem olma arzusu da böyle açıklanıyor.
Etik tartışmalar
Gartner’ın dilekçesi Nisan 2017 itibarıyla 41 bin imzaya ulaşmıştı ama bu girişim siyasal bir sonuç doğurmadı. Bilakis ABD’de büyük etik ve hukuki tartışma başlattı. Çünkü Amerikan Psikiyatri Birliği’nin 1973’te kabul edilen Goldwater kuralı ‘bir psikiyatristin şahsen muayene etmediği bir kamu figürü hakkında profesyonel teşhiste bulunmasını etik dışı’ kabul ediyordu. Gartner ‘bu kural mutlak bir susturma emri değildir’ diyerek kampanyasına devam ediyor. Tartışmalar bir yana uzaktan teşhisler Trump’ın aile kaynaklı büyük bir ‘bagajı’ olduğunu ortaya koyuyor. Anlaşılan o ki dünya Trump’ın ‘güç’ tanımının bu ‘bagajla’ birleşmesinin bedelini ödüyor.
Sende Yorum yap