Duvarları tek tek yıkan kramponlar
Ahhh şu stres yok mu, stres! Bunalıma gireriz, ömrümüz kısalır! Hele hele söz konusu futbolsa stres üst seviyededir.
Kosova maçı... Evet, tek golle de olsa kazandık, finaller için biletimizi cebimize koyduk... Romanya maçının bir fotokopisini Kosova karşısında yaşadık.
Play-off’tan 24 yıllık hasretimiz olan Dünya Kupası’na yelken açtık. A Milli Takımımız, Kosova karşısında zorlu bir galibiyete imza attı. İyi mi oynadık, kötü mü oynadık, beni bağlamıyor, neticeye bakarım. Gittik mi, gittik, gerisi detaytır!
Eee kolay mı, rövanşı yok ki bu tip maçların. Dedik ya ‘stres’ elinizi kolunuzu bağlar, diz bağlarınız çözülür!
Yetenekli, genç, dinamik, uzun yıllar ay-yıldızlı formayı taşıyacak pırıl pırıl, zoru başaran, duvarları yıkan kramponlara sahibiz. Bakın bu ay-yıldızlı ekiple, finallerde ülke olarak gurur duyacağız... Demem o ki, finallerde hem iyi oynayacaklar hem de büyük başarılara imza atacaklar. Yani misafir olmayız, bayraklarınızı şimdiden hazırlayın, haziranda yine sokaklara döküleceğiz.
Alan memnun, veren memnun!
Fenerbahçe’de dünyaca ünlü 35 yaşındaki oyuncu Kante’nin maliyeti neredeyse 42 milyon euro. Kante’nin geldiği günden bu yana Fenerbahçe’ye katkısı ortada!
Biliyorum, Fenerbahçe sevdalıları, yapacağım eleştiri nedeniyle beni eleştirecekler, olsun. Arkadaş yaşı belli, maliyeti ‘astronomik’ ötesi!
Asıl konum, o kadar para ver, gözünü karart, bir de özel sözleşmesine ‘forma’ satışından pay ekleyin! Olacak iş mi bu?
Tamam adam yıldız, yönetim onu ikna etmek için bu maddeyi koyma yoluna gitmiş! Kante’nin formasına ilginin büyük olduğunu biliyoruz, satışlardan gelecek parayla en azından ünlü futbolcunun maliyeti aşağı çekilir değil mi?
Eee hesap-kitap meselesi! Ne diyelim?
Alan memnun, veren memnun!!!
Gölge etmeyin yeter
Derbilerin tadı-tuzu başkadır... Bu tip derbiler öncesinde kamuoyunda öngörüler, iddialar gırla gider! Skor üzerine yapılan yorumlar ve senaryolar bazen askıda kalır! Üç farklı netice bu derbilerde asla sürpriz değildir.
Kişisel kantarımda Fenerbahçe saha avantajı nedeniyle bir tık ağır basıyor. Ne var ki Beşiktaş’ın son haftalarda vites yükseltmesi, ev sahibi takımın en büyük handikapıdır.
Derbinin kilit noktası bence, orta sahadır. Topu kim daha çok kazanırsa, hem oyunu domine eder, hem de skor tabelasına adını yazdırır.
Hep dedik, yazdık, çizdik... Sadece derbiler değil, diğer maçlar da önemli. Hakem ve VAR’daki arkadaşlar sıfır hata yapsınlar, adaletli maç yönetsinler, skor tabelasına etki etmesinler yeter. Bırakın ağız tadıyla bir derbi izleyelim, kamuoyunun ağzına sakız olmayın! Biz bıktık eleştirmekten, siz hata yapmaktan yorulmadınız!
Örneğin... Beşiktaş - Galatasaray derbisindeki skandal hatalar, hala sıcaklığını koruyor!
Categories: Duvarları tek tek yıkan kramponlar
Sende Yorum yap