Erkek işi dediler, sanayi ustası oldu! Hâlâ aracımı kadın yapmasın diyenler var

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Henüz lise çağına gelmeden araçlara olan ilgisini fark eden Amine İnci, o dönem tekstil sektöründe çalışırken hayatının yönünü değiştirecek bir karar aldı. 'Eğer tatillerde çalışacaksam bu kendi mesleğim olmalı' diyerek otomotive yönelen genç kadın, kimseye söylemeden sanayinin yolunu tuttu. Ustaların yanında işi öğrenmeye çalışan İnci, zamanla bu ilgisini eğitime dönüştürdü ve motorlu araçlar teknolojisi alanında eğitim aldı. Sıfır tecrübeyle başladığı bu yolculukta okulunun takımına katılarak iki araç yapımında görev alan İnci, uluslararası bir yarışmada Türkiye’yi temsil etme başarısı gösterdi. Henüz lise öğrencisiyken atölye deneyimi kazanan genç teknisyen, staj sürecinde arıza tespiti ve onarım alanında kendini geliştirdi.

‘BULAŞIK YIKAMAYA GELDİĞİMİ DÜŞÜNENLER VARDI’
"Okuduğum lise kurumsal bir şirketle beraber çalışıyordu, henüz 11. sınıftayken protokol eğitimi almaya başladım"diyen İnci, “Bu protokol eğitiminde atölyede bakım onarım süreçlerinde kendimi geliştirdim, sonrasında 12. sınıfa geçtiğimde yine kurumsal bir şirkette aynı markadan devam ederek stajımı yaptım. Burada da atölye içerisinde daha çok arıza tespit, onarım kısmında bilgiler edindim ve aynı sene içerisinde Fransa’nın Nogora eyaletinde düzenlenen yarışmaya driver olarak katılım sağladım. Yarışmada tek Türk lise takımı olarak ülkemi temsil etmekten gurur duydum” şeklinde konuştu.
"Oto tamircilik baba mesleği veya ailemden birinin yaptığı bir meslek değil"diyen Amine, “Ailemde bu mesleği yapan hem ilk tamirciyim, hem de ilk kadın tamirciyim. Otomotiv bölümünü seçmekte beni etkileyen kimse olmadı. Açıkçası bu sektöre ilgimin olduğunu fark ettiğim yıllarda gizli gizli araştırıp öğrenmeye çalışıyordum, bir kadına bu meslekte nasıl bir gözle bakılacağını bilmediğim için sormaya çekinirdim. Sadece iç sesimi dinledim, arabaların çalışırken ki o güçlü sesleri, mekanizmaları resmen beni bambaşka bir dünyaya götürüyordu” dedi ve ekledi:
“Sanayiye sürekli gidip tek başıma bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum. Ta ki beni yadırgamayan 1-2 ustaya denk gelene kadar. Tek kız olduğum için herkes tuhaf tuhaf bakıyordu, hatta yemek getirdiğimi veya bulaşık yıkamaya geldiğimi düşünenler bile vardı. İlk aracı lifte aldığım gün ve o kaputu açtığım günü hiç unutmam. Gözlerindeki o ışık hâlâ aynı şekilde devam ediyor. O kadar mutlu olmuştum ki, o delicesine merak ettiğim mekanizmaları artık ben tamir edecektim. 15 yaşındaki bir çocuk için bu duygu tarif edilemez, sadece yaşanırdı.”

‘BİR İKİ GÜNE SIKILIR GİDER DEDİKLERİNİ ÇOK DUYDUM’
2020 yılında bu mesleğe ilk adımı attığında çok az sayıda kadın teknisyen olduğunu dile getiren Amine, “Bir çoğu tanınmıyordu bile, günümüzdeki gibi sayımız bu kadar çok değildi. O zamanlar bir elin beş parmağını geçmezdi sayımız. Bu da istemsizce sanayideki ustalar tarafından ‘bir iki güne sıkılır gider, kadın dediğin evinde oturur, şanzımanı kaldır desek kaldıramaz’ tarzı cümlelere maruz kalmamıza sebep oluyordu. Sürekli evleneceksin zaten ne işin var senin sanayide diyorlardı, sonrasında tabi aralarında araçlarını bana getirenler bile oldu” bilgisini paylaştı.
"Maalesef ki otomotiv sektörü dediğimiz sektör toplum tarafından sadece erkeklere ayrılmış bir iş olarak görülmekte"diyen Amine, “Bu algıyı yıkmaya çalışan biz kadınların en çok zorlandığı nokta tam olarak, ‘kadınsan yapamazsın’ lafı oluyor. Gerçekte olay o kadar farklı ki birçok insanımız olayın hâlâ kadın veya erkek olmakta değil, beyinde bittiğini anlamıyor. Sektöre girdiğim anlarda hata yapmaktan çok korkardım, doğru bildiğim şeyleri bile ya yanlışsa deyip söylemeye çekinirdim. Zamanla erkeklerin bu kendilerine özgü olduklarını düşündükleri sektörde birçok hata yaptığını, bazılarının geri döndürülebilir, bazılarının ise bir araç parasına mal olabileceğine şahit oldum. Anladım ki benim kadın olmam, tamir yaparken hata yapacağım anlamına gelmiyor. Bu sektörde olan bir erkek de hata yapabiliyor. İşte o zaman 'kadınsan yapamazsın' lafları benim için tamamen kulak arkasına bile atmayacağım kadar değersiz oldu” ifadelerine yer verdi.

‘BİR KADININ USTA OLABİLECEĞİNİ GÜNÜ GELDİĞİNDE KABUL EDECEKLER’
"Mesleğimi ilk tanıştığım insanlara söylediğimde, başta dalga geçtiğimi düşünüyorlar, ciddi olduğumu görünce ise sanayide masa başı iştir diye kendilerince yorum yapıyorlar"diyen Amine, “En çok aldığım tepkiler, ‘ellerine bakayım’ cevabı oluyor. Bu bazen beni güldürüyor çünkü ellerim sürekli yağlı olacak diye bir şey yok. Bakım sadece kadına değil, erkeğe de özgü bir şey. Bazıları dediğim gibi bu tarz komik tepkiler verebiliyorken, bazıları da çok keskin bir şekilde bu sektörde kadının yeri olmadığını vurguluyor” şeklinde konuştu ve ekledi:
“O kadar zorluğa rağmen şimdi usta olarak anılmak beni duygulandırıyor. Daha düne kadar sektörde kadın olmaz diyenler şimdi usta olarak seslenir oldular. Bu da algıyı yıkmaya başladığımı gösteriyor. Hayatımda seçtiğim bu meslek, beni bu kadar mutlu edip, sektöre verdiğim emeklerden sonra usta yaptı ama hâlâ inatla çırak gözüyle bakıp öyle davranan insanlar var. Onlar da bir gün bir kadının usta olabileceğini kabul edecekler. Kadın olarak bu sektörde olmam beni diğer ustalardan ayırdığı anlamına gelmiyor. Sadece zeka ve istikrar bu yolda yürümek isteyen herkesin başarabileceğini açık ve net şekilde gösteriyor. Sadece genelleme yapmak istemiyorum, bazı erkekler bu yaptıkları işe zorunluluk derken, kadınlar ise biz bu mesleği istiyoruz diyorlar. Bakış açılarımız çok farklı, belki de bu yüzden bizleri bu sektörde istemiyorlardır. Daha iyi yapabileceğimizin onlar da farkında, bu sebeple erkekler tarafından sürekli zorbalığa maruz kalıyoruz.”

‘MÜŞTERİLER İLK ZAMANLARDA ARAÇLARINI BENİM YAPMAMI İSTEMİYORLARDI’
"Sanayide ve atölyede geçen 3 yılın ardından birden kendimi masa başında bir markada garanti uzmanlığı yaparken buldum"diyen Amine, “Bu masa başı olayı 1 sene devam etti. Kendimi tekrardan atölyeye atmak istiyordum ama firmalar tarafından kabul edilmiyordu. 1 yılın sonunda garanti uzmanlığını ve binek sektörünü bırakıp motosiklet sektöründe servis danışmanlığı yapmaya başladım. İşte tam o zamanlarda binek araç üzerinde çalışan bir firmadan kadın teknisyen olarak çalışmak için teklif aldım ve hemen kabul edip, masa başı defterini kapattım. Atölyeye dönmemin verdiği o mutlulukla bu sefer kadınların da bu sektörde var olabileceğini düşündüğümden pembe eldivenler kullanmaya başladım. Başta çok alay konusu oldu fakat sonradan atölyeye renk kattığımı düşündüler. Atölyedeki ilk adımlarım istediğim gibi olmadı. Sadece erkekler değil kadın çalışanlar tarafından da yargılanıyordum. Daha fazla ezilmek istemediğim için iş değişikliği yaptım ve bugün çalıştığım ağır vasıta sektörüne yöneldim. Kullandığım bir sosyal medya hesabım vardı, birkaç içerik paylaştım. Bir kaç ayda yoğun ilgi gördü. Bu pembe eldivenlerim, sadece sektörde erkek değil, kadınların da olduğunu temsil etmekle kalmayıp benim yeniden mesleğime kavuşmam ve daha kararlı, güçlü bir şekilde döndüğümü de temsil etmekte” ifadelerine yer verdi.
"İlk zamanlarda müşteriler, araçlarını yapmalarımı istemiyorlardı"diyen Amine, “'Erkek usta yapsın' deyip duruyorlardı. Fakat zamanla bu tepkiler değişti. 'Hâlâ kadın yapmasın benim aracımı' diyen tek tük müşteri olsa da artık kabul ettiler. Özellikle kadın tır şoförleri, geldiklerinde benimle tanışıp, araçlarını benim yapmamı istiyorlar. Bu işin en zor yanı da, insanların ön yargılarını kırmaya çalışmak. Çünkü, toplumun erkek egemen sektörü olarak kabul ettiği bir sektörde kadın teknisyen olarak çalışıyoruz. Bu algıları yıkmak bizim için bir hayli zor oluyor. En güzel yanı ise sevdiğin işi yapman” şeklinde konuştu.

‘KARŞINDAKİ ÇIRAK OLSA DA ONDAN BİR ŞEYLER ÖĞRENEBİLİRSİN’
Kendini geliştirmek için tek bir marka ve araca bağlı kalmak istemediğini dile getiren Amine, “Olduğum alanda kendimi geliştirmek istedim, çünkü tamirci dediğin her araçtan anlamalı ve yapabilmeli. Binekle başlayan bu serüvenim sonrasında motosiklet ve en sonunda ağır vasıta olarak devam ediyor. Ustalığa giden süreçte öğrendiğim en büyük şeylerden biri, karşındaki çırak veya stajyer dahi olsa bir şeyler öğrenebilirsin. Asla bir kişiye, benden alt konumda diye ‘bilemezsin, yapamazsın’ tarzında yorumlarda bulunmuyorum. Çünkü öğrenmeye açık bir insanım ve bilgiyi edindikten sonra bir stajyer, bir usta veya bir müdür olsun kimden öğrendiğinin bir anlamı kalmıyor” ifadelerine yer verdi.
"Kadınlara yönelik projeler başlatılması gerektiğini düşünüyorum" diyen Amine, “Fakat bu projeler reklam amaçlı olmamalı. Çünkü bu şekilde olunca kadınlar bu meslekte köreliyor. Herkes kadınları sektörde desteklediğini söylese de bu söylemleri hayata geçiren çok az firma var. Bu tarz kadın teknisyenleri destekleyen firmalar daha çok olmalı. Atölyesinde bir veya iki kadın çalışan bulunduran firmalar daha fazla kadın çalışan alıp onları eğitmeli diye düşünüyorum. Günümüzde zaten bu işi yapan birkaç bilindik firma var fakat yeteri kadar olmuyor maalesef. Benim kadın teknisyenlerden aldığım en çok yorumlardan bir tanesi 'İş bulamıyoruz' oluyor. Bu sorunları çözersek sektörde en az erkekler kadar kadınlar da yer bulabilir” bilgisini paylaştı ve ekledi:
“Ben sektöre ilk başladığım yıllarda çok zorluk çektim. Şimdiki kadar teknisyen yoktu ve her şeyle tek başıma mücadele ettim. Öğrenmeye çalıştım, insanların algılarını yıkmaya çalıştım. Benim gibi olan hemcinslerime destek olup, yollarını açmak istiyorum. Elbette erkek teknisyenler de olacaktır, fakat kadın teknisyenlerin iş bulma süreçleri daha sıkıntılı ve zor olduğundan kaynaklı önceliği kadın teknisyenlere vermek istiyorum. Bu tarz cümleler kullandığım için erkek teknisyenler tarafından bazen linçleniyorum, fakat günümüzde artık otomotiv sektörü erkeklere ait değil. Kadınların da çalışabileceği, uyum gösterebilecekleri bir sektör olduğunu kesinlikle kanıtlamamız lazım. O yüzden açacağım tamirhanede kadınlara daha çok destek vermek istiyorum. Daha çok ön plana çıkartmak istiyorum ve kadının bu sektörde işi yok denilen toplumsal algıyı yıkmak istiyorum.”

‘BAZEN ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARI DİNLEMEMELİSİNİZ’
Kadınlara, o adımı atmalarını ve asla korkmamalarını söyleyen Amine, “Kimseden destek beklemeyin, sizin en büyük destekçiniz sizsiniz ve sizle bu yolda yürüyen kadınlar olacaktır. Yapacağınız tek şey kendinize inanmak. Unutmayın ki artık günümüzde bu sektöre erişmek daha kolay. Çünkü sayımız giderek artıyor ve erkek egemenliğin hakim olduğu bu sektörde kendimizi belli ediyoruz, gösteriyoruz. Bir erkek nasıl çok iyi bir aşçı veya çok iyi bir kadın kuaförü olabiliyorsa, bir kadın da aynı şekilde çok iyi bir otomotiv, ağır vasıta veya motosiklet tamircisi olabilir. Şimdiye kadar ailem tarafından da tam destek aldım. Asla ‘yapamazsın’, ‘edemezsin’ tarzında yorumlar almadım ancak annem sektör erkek dolu olduğu için başlarda istemiyor ve korkuyordu. Ancak içimdeki azmi ve tutkuyu gördükçe beni izleyip gurur duymakla yetindi. Ailemin destek vermesi benim için işleri biraz daha kolaylaştırdı çünkü sadece benim kendime inanmam değil onların da bana inanıp başarabileceğimi görmeleri en büyük motivasyon kaynaklarımdan biriydi” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Elbette bu süreçte yine çok zorlandım. Bununda sebebi, akrabalarım ve arkadaşlarım tarafından destek görmemem. Dalga geçilmesi, bu sektörde olduğum için bu işi beceremeyeceğimi düşünmeleri gibi pek çok sebep vardı. Fakat şu an olduğum konumdan çok memnunum. Çünkü kendime inandım, ailem bana inandı ve destek çıktılar. Ben o adımı atmasaydım eğer, bugün burada belki bu röportajı yapmayacaktım ve belki de istemediğin bir meslekte çalışacaktım. Bezen çevrenin ne dediğini çok umursamamak gerekiyor. Kendinizi biliyorsanız ve güveniyorsanız o adımı atıp o riski almanız gerekiyor.”
Sende Yorum yap