s

24 yıl sonra: Bu kez sadece gitmek değil

24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmak büyük bir iş. Bunun ne demek olduğunu anlamak isteyenler 2002’den sonra oynanan elemelere bakabilir. Bir nesil ilk kez Dünya Kupası görecek, başka takımları tutmadan kendi milli takımını destekleyecek.

Bu bile başlı başına önemli.

Ama bu işin sadece sonuç kısmı.
Asıl fark, bu takımın artık o sahneye ait gibi oynaması.

A Milli Takım’ı artık net şekilde ikiye ayırabiliriz:
Montella’dan önce ve Montella’dan sonra.

Montella öncesinde bu takım kritik maçları oynayamıyordu.
Heyecan vardı ama sahada ne yapılacağı net değildi.
Maçlar çoğu zaman duyguyla oynanıyordu.

Şimdi ise farklı bir tablo var.

Romanya ve Kosova maçları kağıt üzerinde zor, hatta final niteliğindeydi. Skorlar da bunu gösteriyor. Ama sahaya bakınca başka bir şey gördük. Türkiye bu maçlarda hiçbir zaman kontrolü kaybetmedi.

Bu çok önemli bir detay.
Fark sadece kazanmak değil, o galibiyetleri nasıl aldığın.

Sahada artık ne yaptığını bilen bir takım var.
Oyunu ne zaman hızlandıracağını, ne zaman yavaşlatacağını bilen bir yapı var.
Panik yapmayan, oyuna sadık kalan bir takım var.

Belki de en önemlisi şu:
Bu takım bu maçları ilk kez oynayan bir ekip gibi değil, buraları bilen bir takım gibi oynuyor.

Türkiye’nin uzun zamandır görmediği şey buydu.

Son olarak şunu söylemek gerekiyor.
Milli takım üzerinden kulüpçülük yapılmamalı. Çok iyi bir teknik direktör ve iyi bir jenerasyon yakalanmış durumda. Bunun keyfini çıkarmak gerekiyor. Sosyal medyada yazılanlarla bu yapıya zarar vermek doğru değil.

24 yıl sonra Dünya Kupası’ndayız.
Ama artık mesele sadece gitmek değil, bir daha hiç kopmamak.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.