s

Okul iklimi temel mesele

“Çocuklar yalnızca müfredatın içinde değil, okulun iklimi içinde büyür” diyen Prof. Dr. Nalan Kuru, çocukların kendilerini güvende ve mutlu hissetmelerinin yolunun; empati, aidiyet, ilişki ve sosyal-duygusal gelişimi merkeze alan bir okul kültüründen geçtiğini söylüyor.

İçinde yaşadığımız toplumda, tüm kurumların dili empati, iş birliği ve nezakete döndüğünde, o zaman iklim de değişecek. Okulların da iklimi değişmeli ki, çocuklar kendilerini daha güvende, daha ait ve daha mutlu hissetsin. Duygu Dostu Okul Hareketi okulun yalnızca akademik başarı üreten bir kurum olmasının ötesine geçerek; duygusal güvenliği, empatik iletişimi, aidiyeti, ilişki kalitesini ve sosyal-duygusal gelişimi merkeze alan bir okul kültürünün önemini vurguluyor. “Okul iklimi değişmeli” diyen Duygu Dostu Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nalan Kuru nedenini de şöyle açıklıyor: “Bir okulun gerçek niteliği sadece sınav sonuçlarında değil, çocuğun o okulda kendini ne kadar güvende, görülmüş ve anlaşılmış hissettiğinde de saklıdır. Çocuklar yalnızca müfredatın içinde değil, okulun iklimi içinde büyür. Kendini güvende hissetmeyen, sürekli baskı, korku ya da dışlanma yaşayan bir çocuğun öğrenmeye tam olarak açık olması beklenemez. Ama duygularına yer verilen, saygıyla karşılanan, aidiyet hisseden bir çocuk hem akademik hem sosyal hem de duygusal olarak çok daha sağlıklı gelişir. Bu yüzden okul iklimi, eğitimin kenarında duran bir konu değil; doğrudan merkezinde yer alan temel bir meseledir.”

Çok güçlü bir yapı

Prof. Dr. Nalan Kuru, okul ikliminin; çocukların, öğretmenlerin ve ailelerin o okulda nasıl hissettiğini, birbirleriyle nasıl ilişki kurduğunu, güvenin, aidiyetin, saygının ve duygusal güvenliğin ne kadar hissedildiğini belirleyen çok güçlü bir yapı olduğunu belirtiyor. Zorbalık ve şiddeti yalnızca bireysel çocuk davranışları olarak görmemek gerektiğini, bunların çoğu zaman okul ikliminin de bir sonucu olduğunu anlatan Kuru, “Eğer bir okulda çocuk kendini güvende hissetmiyorsa, duygularına yer açılmıyorsa, farklılıklar kabul görmüyorsa, yetişkinler ilişki kurmak yerine yalnızca kontrol etmeye odaklanıyorsa; o ortamda zorbalık daha kolay kök salabiliyor” diyor.

Zorbalıkta azalma

Prof. Dr. Kuru, sahadaki uygulamalardan örnekler veriyor: “Olumlu okul iklimi ise zorbalığı yalnızca yasaklayarak değil, ortaya çıkma nedenlerini azaltarak dönüştürür. Güvenli ilişki ortamı, aidiyet hissi, empatik iletişim ve duygu düzenleme becerileri güçlendikçe çocukların birbirine zarar verme eğilimi de azalır. Sahadaki uygulamalarımızda bunu çok net görüyoruz: Okul iklimi olumlu yönde değiştiğinde çocukların özgüveni artıyor, akran ilişkileri güçleniyor, öğretmen-öğrenci ilişkileri daha güvenli hâle geliyor ve zorbalık belirgin biçimde azalıyor. Kalıcı dönüşüm ise yalnızca çocuğa değil; öğretmene, aileye, sınıf ortamına ve okulun iletişim kültürüne birlikte dokunulduğunda mümkün oluyor.”

Aileler tam merkezde

“Okul iklimi dönüşümü aileyi dışarıda bırakarak tamamlanamaz” diye ekliyor Nalan Kuru: “Çocuk okulda yaşadığını eve, evde yaşadığını okula taşır. Eğer okul empatik ve duygu dostu bir dil kurmaya çalışırken evde bunun tam tersi bir yaklaşım varsa çocuk iki ayrı dünya arasında kalır. Ailelerin çocuklarını desteklemek için öncelikle davranışın arkasındaki duyguyu görmeye çalışmaları gerekir. Hemen bastırmak, susturmak, utandırmak ya da kıyaslamak yerine, ‘Şu an ne hissediyor, neye ihtiyacı var?’ diye bakabilmek çok kıymetlidir. Sınır koyarken ilişkiyi koruyan bir dil kullanmak, hem net hem şefkatli olmak, çocuğun duygularına alan açmak en güçlü destek biçimlerinden biridir. Çünkü çocuk için en sağlam gelişim zemini, okul ve ailenin benzer bir duygu ve iletişim dili kurabildiği yerde oluşur.”

Categories: Okul iklimi temel mesele

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.