Umursamazlık (2)
Öyle bir noktaya geldik ki hayatta hiç ama hiçbir şeyi umursamıyoruz. Dünyanın hâli Trump sonrasında bizden daha da kötü! Ne söylediği artık hiç kimsenin umurunda olmasa da her üç söyleminden ikisinin yalan olduğu bilimsel olarak saptansa da her ağzını açtığında dünya ekonomisi hâlâ altüst oluyor. NATO, AB, BM benzeri uluslararası üst kuruluşları takan yok. En başta da ABD!
Eskiden “dünyanın çivisi çıktı” deniliyordu. Şimdi bırakın çiviyi, her geçen gün daha da enkaza dönüşüyor…
En acısı da gidişatı en umursaması gerekenler bile olup bitenleri sadece ve sadece seyrediyor. ABD hani güçler dengesinin, demokrasinin, insan haklarının en iyi işlediği ülkelerden biriydi?
AB hani insan hakları, yaşam standartları, Kopenhag Kriterleri konusunda çok duyarlıydı? Başta biz olmak üzere üye olmak isteyenlere kriter üstüne kriter koyan Avrupa ülkeleri; dünya yerle bir olurken, insani değerler ayaklar altına alınırken, ekonomi dibe vururken neredeler?...
Sosyal medyanın yarattığı etkiler ülkeleri yönetenleri öylesine bunalttı ki bir dizi önlem alıp yaş sınırı getiriyorlar. Sonuç? Alınan kararlara, çıkarılan yasalara uygulayıcı firmalar karşıymış. Bakalım kim ciddiye alınacak? Mağdurlar mı, mağdur edenler mi? Kim hangi tarafta yer alacak? En önemlisi tüm bu gelişmeler ne kadarımızın zerre kadar umurunda olacak?...
Televizyonlarda önceki günlerde çok önemli bir haber vardı. Motosiklet kullanıcıları, diğer sürücülerin trafikte kendilerine karşı yeterince duyarlı davranmadıklarından şikâyetçilerdi. Kendilerine özel yol tahsis edilmesini ve yeni düzenlemeler getirilmesini istiyorlardı. Hak vermemek elde değildi. Çoğumuzun umurunda olsa da olmasa da destekleyenleri de çoktu, şikâyetçi olanları da!
Aynı konudaki bir başka haber ise çok daha enteresandı:
Her üç motosikletli kazadan birisi ölümlüymüş ve birinci derecede sorumlu olanların üçte ikisi de motosiklet sürücüleriymiş!
En önemli gerekçe de kuryelerin üzerlerindeki zaman baskısıymış. Bütün bunları bile bile, duya duya hâlâ bir şeyleri daha hızlı istemek, şirketlerin de buna çanak tutmalarını anlamak mümkün değil!
Ülkeleri şirketler mi yönetiyor yoksa devletler mi?
Peki vatandaşlar olarak biz kimden yanayız? Sözlerimiz ile isteklerimiz ne kadar örtüşüyor?
Konuşmaya gelince hemen her konuda çok duyarlıyız ama isteklerimiz söz konusu olduğunda ya da duyarlılık gerektiren herhangi bir konuda kaçımız elimizi taşın altına koyuyoruz?..
Duyarlı olmak önemli ama?
Herhangi bir konuda duyarlı olmak çok önemli. En azından umursanıyor ama görünen o ki duyarlı olmak tek başına yetmiyor, aksiyon da almak gerekiyor. Örneğin seçim ve referandum zamanı sandığa gitmek, yasalara uymak ya da şikayetçiyseniz bu konuda kamuoyu oluşturmak; sınav sisteminden şikayetçiyseniz bu değirmene su taşımak yerine yanlışlığa dikkat çekmek; iyi usta bulamıyorsanız mesleki eğitimi hafife almamak; insan haklarına, hukuka, doğaya, sanata saygılıysak bunu sadece dile getirmekle kalmayıp bu yönde kafa yoranları, çalışanları ciddiye almak, arkalarında olmak gerekmez mi?...
İyi bir insan, bilinçli bir yurttaş ve eğitimli bireyler olarak hemen her konuda sorumluluğumuz olduğunu ve her şeyi ciddiye almamız gerektiğini hatırlatmaya bile gerek yok. Herkes kapısının önünü temiz tutsa mahalle temiz olur misali, herkes üzerine düşeni yapsa bugün için söz konusu olan şikâyetlerin çok önemli bir kısmı zaten hiç gündeme gelmez!
Bu o kadar zor mu?
Kesinlikle değil ama bu konuda sorumlu kim o belli değil. Herkes topu birbirine atıyor ve sonuçta hepimiz mutsuz oluyoruz. İşte bu noktada en büyük görev eğitime, eğitim kurumlarına, öğretmenlere, eğitime yön verenlere ve eğitimin diğer tüm paydaşlarına düşüyor!
Nasıl bir insan, nasıl bir yurttaş, nasıl bir meslek adamı istiyorsak standartlarımızı ona göre belirleyip, ona göre bireyler yetiştirelim ki hem hizmet alanlar hem de hizmet verenler yaptıkları işten ve verilen hizmetten memnun kalsınlar!
Özetin özeti: Siz başkalarına değer vermez ve yapılanları ya da yapılmayanları umursamazsanız, başkaları da size değer vermez, yaptıklarınızı umursamaz! Denklem bu kadar basit!...
Categories: Umursamazlık (2)
Sende Yorum yap