s

Arkadaş aranıyor

Günümüzde büyük şehirlerde çocukların arkadaş edinecek ortamları yok denilecek kadar az. Bizler sokakta büyüyen çocuklardık ve arkadaş olmak doğal akışında gerçekleşirdi. Ancak günümüzde her şey yapılandırılmış ve ebeveyn kontrolünde, bu açıdan bakınca çocuklar eskisine oranla daha mı zor arkadaş ediniyor?

Bir zamanlar oyun oynamak için sokağa çıkmış, arkadaşlarını kendi seçmiş, küsmüş barışmış, sorunları bir şekilde çözmüş bir neslin çocukları olarak ne kadar şanslıymışız. Günümüzde çocuklar arkadaş edinecek ortam bulmakta zorlanıyor.

Sokaklar oyun için güvenli değil, oyun alanları yetişkinler tarafından kontrol ediliyor ya da ekran başında sanal arkadaşlıklar kuruluyor. Bu konuda BBC, erken çocuklukta arkadaş ihtiyacının önemine dikkat çeken bir programa başladı. Arkadaş edinmek isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen 5-8 yaş arasındaki çocukların hikâyelerinin anlatıldığı, “Benimle Arkadaş Olur Musun?” isimli programda çocukları bir psikolog ekibi değerlendiriyor, sosyal becerilerinin ve özgüvenlerinin gelişmesi ve kalıcı arkadaşlıklar kurabilmeleri için destekliyor. Erken çocuklukta arkadaş ilişkilerinin önemini Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Koordinatörü Prof. Dr. İsmihan Artan ile konuştuk.

Çocuklukta arkadaş edinme ihtiyacı ne zaman başlıyor?

Çocuklar doğdukları zaman henüz annelerinden ayrı bir birey olduklarının farkında değillerdir. Gittikçe anneyi, babayı, yakın çevreyi tanırlar. Bu çevre içinde yaşıtlar da çok önemli bir yer tutar. Çünkü bazı beceriler yaşıtlar olmadan asla öğrenilemez. Sıra bekleme, paylaşma, yarışma, iş birliği gibi bazı beceriler ancak yaşıtlarla bir arada olarak öğrenilebilir. Bu nedenle çocuğun arkadaş edinme ihtiyacından çok önce yaşıtlarıyla bir arada olma ihtiyacı vardır. Araştırmalar, biraz daha büyüdüklerinde kendilerine benzer özellikte, aynı cinsiyette çocukları tercih ettiklerini gösteriyor. Aynı oyundan keyif almak da birleştirici bir unsur. Daha sonra karşılaştıklarında da birbirlerine yaklaşırlar. Gerçekten büyüdükçe bir çocuğu daha çok tercih etmeye, birlikte oyun kurmaya, bir arada olmayı sevmeye başlıyorlar. Bir arada olmak, sırt sırta oturmak, yan yana ama birbirine karışmadan oynamakla başlayıp birbirini sevmek, tercih etmek, koruyup kollamakla devam eden uzun bir süreçten söz ediyoruz.

“Çocuklar önyargısız arkadaş seçebilir”

Çocuklar eskisine oranla daha mı zor arkadaş ediniyor?

Maalesef özellikle büyük şehirlerdeki çocuklar sokakta oynayamıyor. Bunun ilk nedeni çevrenin emniyetsiz ve oynamak için uygunsuz olması. İkinci nedeni de ailelerin sosyal çevreye güvenmemeleri. Bazen çocuğunun sosyalleşmeyle ilgili problemi olduğunu söyleyen aileler geliyor. Onlara, çocuklarına sosyal anlamda hangi fırsatları sağladıklarını soruyorum. Bazıları diğer çocukların çok küfür ettiğini, yaramaz olduğunu ve çocuklarının bunu öğrenmesini istemedikleri için diğer çocuklarla bir araya getirmediklerini söylüyorlar. Bu ailelerin çocuğum sosyalleşemiyor diye danışmanlık almaya gelmeleri de bir ironi. Biz sokakta oynarken mahallenin tüm çocukları bir arada oynardı. Şimdilerde ise evden çıkamayan çocuklar ebeveynlerinin arkadaşlarının çocuklarıyla veya kuzenlerle arkadaşlık etmeye mecbur kalıyorlar. Bu açıdan okul, çocukların daha özgür arkadaş seçebilecekleri çok alternatif sunuyor. Ama ebeveynler karışmazsa! Diğer çocuklar için söylenen yaramaz, şımarık, terbiyesiz, çalışkan, tembel, zengin, fakir gibi etiketlemeler olmazsa çocuklar önyargısız bir şekilde arkadaş seçebilirler.

Mizaç özelliğine saygı

Çekingen ya da içedönük çocukların arkadaş edinmesinde ebeveynler nasıl destek olabilir?

Bu mizaçla ilgili bir durumdur. Yani doğuştan gelen bir özelliktir. Çekingen veya içe dönük bir kişinin onlarca arkadaşı olmayabilir ama sağlam birkaç dostu olabilir. Ebeveynler öncelikle çocuklarının bu mizaç özelliğini fark etmeli ve saygı duymalıdır. Bu çocukları daha fazla sosyal ortamlara sokup ama zorlamaktan kaçınmalılar. Çocuğu yerine diğer çocuklarla ilişki kurmaktan veya çocuğunu korumak adına diğer çocukları azarlamaktan da kaçınmaları gerek. Bu davranış çözümü zorlaştırabilir. Küçük çocuklar sık sık yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar ve anne babanın tepkisini taklit ederler. Bu nedenle küçükler için daha fazla model olabilirler. Örneğin parkta diğer çocuklara ve anne babalara selam vermekle başlayabilirler. Çocuğa da isterse kovasını küreğini arkadaşıyla paylaşabileceği söylenerek cesaretlendirilebilir. Eğer çekingen veya içekapanık bir çocuğunuz varsa bunun nedenini iyi gözlemlemek gerekir. Bazen anne baba tutumlarının da buna yol açabileceği unutulmamalı.

“Yargılamadan konuşmalıyız”

Ebeveynler arkadaşlık ilişkilerine ne zaman ve ne kadar müdahale etmeli?

Ebeveynler çocuklarını özgüvenli, sorgulayan, karar verebilen, değerleri olan ve kendisiyle barışık olarak yetiştirirlerse buna gerek kalmaz. O zaman büyük oranda doğru arkadaşı seçebilir. Yanlışlıkları elbette olabilir. Bazen istenmeyen durumlar yaşanabilir. Bu durumda da böyle yetiştirilmiş çocuklar, problemi anne babasıyla paylaşabilir, gerekiyorsa yardım isteyebilir. Önemli olan bir problemle karşılaştığında anne babayla paylaşabilmektir. Çocuğumuzla sıcak ilişki kurmak, sohbet etmek, onaylamadığımız şeyler öğrendiğimizde konuşmayı azarlamadan, yargılamadan sürdürmek gerekir. Anne babalara söyleyebileceğim en değerli şey: Bir zamanlar çocuk ve genç olduğunuzu sakın unutmayın! Çocuğunuzla arkadaşlık ilişkisine girmeniz gerekmez ama iyi bir dostu olmalısınız.

Categories: Arkadaş aranıyor

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.