Korkunç gerçek yeni ortaya çıktı: Önce gömüp sonra taşımışlar

Gülistan Doku (21), Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında 220 gün Uzunçayır Baraj Gölü’nde arama yapıldı, ancak Gülistan’a dair bir ize ulaşılamadı.
Dosya rafdan indirildi
Süreç boyunca dosya büyük ölçüde intihar ihtimali üzerinden yürütüldü. Tunceli’ye atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından dosya yeniden raftan indirildi. “Şubat” kod adlı gizli tanığın beyanları ve yapılan teknik incelemelerle birlikte soruşturmanın yönü değişti. Bu süreç sonunda dosya, önce “intihar” denilen sonrasında “kayıp” olan genç kız soruşturması olmaktan çıkarak “cinayet, cesedin gizlenmesi ve delil karartma” şüphesi eksenine oturtuldu.
Soruşturmada Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Ek 700 saatlik görüntü dosyaya girdi.

Kırmızı bülten talebi
Cinayet şüphesiyle7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 13 kişi gözaltına alındı.Yurt dışındaki 14’üncü şüpheli için kırmızı bülten talebinde bulunulacağı öğrenildi. Gözaltına alınan isimler şöyle: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğluMustafa Türkay Sonel,Doku’nun sevgilisi Zeynal Abarakov ile anne ve babası,Uğurcan Açıkgöz,Erdoğan Elaldı,Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Şükrü Eroğlu veeski polis memuru Gökhan Ertok.
Kayıp SIM kartın sırrı
Soruşturmada Doku’ya ait SIM kartı üzerinden yapılan incelemeler de gün yüzüne çıktı. Doku’nun telefon ve SIM kart ele geçirilemediğinden aile tarafından yeniden çıkartılmıştı, ancak bu kartın valilik tarafından aileden talep edilerek alındığı, soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Doku’nun hesaplarına erişilip müdahalede bulunulduğuna dair ayrıntılı tespitler dosyaya girdi.
Kararlılıkla araştırılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek de, gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gürlek “Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımızca önemli bir adım atılmış; çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiştir. Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta; hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır” dedi.

Sözünü tuttu dosyayı açtı
2024 yılında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanan Ebru Cansu dosyayı raftan indirdi. Daha önce Doku ailesiyle görüşen Ebru Cansu, “Başsavcıdan önce ben bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan benim de kızım. Ben bu yola başımı koyarım Gülistan’a ne olduğunu bulacağım” ifadelerini kullanmıştı.
‘Mustafa Sonel Gülistan’ın katilidir’
Anne Bedriye Doku, gözaltıların ardından “Sayın Adalet Bakanı’na, sayın savcıya, hâkimlere, polise ve jandarmaya çok teşekkür ediyorum. Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter” diye konuştu. Baba Halit Doku da, “Adalete inanıyoruz, adalet yerini buldu. Umudumuzu kaybetmedik. Herkese teşekkür ederim” dedi. Abla Aygül Doku da, “Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun katilidir. Dönemin valisi bir ailenin kızını bulmak ve görevini yapmakla yükümlüyken, sırf oğlunu korumak için devletin bütün imkanlarını kullanıp bizi o köprü başında tam 220 gün boyunca bekletti” dedi.
Kritik notta ne vardı?
Dönemin Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin evinin kapısına bırakılan notla ilgili “26 Ocak’ta gece saatlerinde evimin kapısına bir not bırakıldı. Notta, Gülistan Doku dosyasıyla ilgili olarak dönemin valisi Tuncay Sonel ve oğlunun isimlerinin geçtiği yönünde ifadeler yer alıyordu.”
‘İddialar iftira’
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ise oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’la bağlantısı olmadığını öne sürerek şunları söyledi: “Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi, ne Gülistan’ı ne de sevgilisini tanır. Bu iddialar tamamen iftiradır. Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum. Olayın aydınlatılması lazım. Bana yönelik ortaya atılan bu iddialar tamamen iftiradır. Bu konuda sonuna kadar mücadele edeceğim ve hukuki haklarımı kullanacağım.”
Mesajları ortaya çıktı
5 Ocak’ta kaybolan Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un, 26 Şubat ve sonraki tarihlerde Gülistan’a attığı mesajlar ortaya çıktı: ● “Sana diyorum bak kendin gidemiyorsan bana söyle ben geleceğim beraber gideriz.” ● “Rus Konsolosluğu’ndan yardım istersen, ben de Rus olduğum için hemen bizi tutar orada. Ve kimse karışmaz bize.” ● “Sen istersen hemen uçakla gönderirler sonra devlete derler ve seni devlete sen kendin istediğin zamana kadar vermezler.” ● “İstersen bana söyle direkt onlarla beraber gelirim.” ● “Sana diyorum Gülistan korkma. Ben senin için her şeyi yaparım. Güven bana.”“Valla ben bir şeyden korkmuyorum orada. Seni zorla bir yerde tutuyorlar diye korkuyorum. Böyle bir şey varsa mesaj at.” ● “Ben geleceğim isterse öldürsün beni ama seni çıkarmaya çalışırım. Devlet de bir şey yapamaz.”
‘5 bin lira verin, konuştururuz’
Doku’nun kaybolduğu ilk günden bu yana dosyayı takip eden gazetecilerden biride muhabirimiz Çiğdem Yılmaz. Defalarca haber yapan Yılmaz, şunları söyledi: “O dönemde konuşmak istediğimiz en önemli isimlerden biri, baş şüpheliler arasında yer alan erkek arkadaşı Zeinal Abakorv’du. Kendisiyle iletişim kurabilmek içinbir numara buldum. Bu numarayı aradığımızda önce kısa bir görüşme oldu, ardından telefonu başka biri aldı ve Zeinal’ın ağabeyi olduğunu söyledi. Konuşmanın devamında ise açıkça, “Eğer konuşmasını istiyorsanız 5 bin TL verin, o zaman konuştururuz” dedi. Haberin yayımlanmasından kısa süre sonra Tunceli Cumhuriyet Savcılığı ifademe başvurdu. Görüşmenin nasıl gerçekleştiğini, kimlerin konuştuğunu detaylı şekilde anlattım.
‘İfadende ne söyledin?’
Bu süreçte dönemin Valisi Sonel ile de zaman zaman iletişim halindeydim. Yaptığım bu haberin ardından da beni arayıp “Sana ne sordular, ifadende ne söyledin?” gibi sorular sorduğunu çok net hatırlıyorum. Yaklaşık iki hafta önce yeniden görüştüğümüzde, dosyanın üst düzey kamu görevlileri tarafından örtbas edildiğine dair iddiaları ve bu iddialar arasında isminin de geçtiğini kendisine ilettim. Bana verdiği yanıtta, “Gülistan’ın bulunması için çok çalıştım. Günlerce ekiplerle süreci yakından takip ettim. Gülistan da benim evladım” ifadelerini kullandı.
Gömüldü ve taşındı iddiası
Soruşturmanın ilerlemesinde dönemin Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin’in evinin kapısına 26 Ocak 2022’de bırakılan not da etkili oldu. İhbar notunun ardından savcılık dosyasına giren teknik verilerde, Mustafa Türkay Sonel’in kullanımındaki araca ilişkin PTS kayıtları incelendi. Kayıtlara göre aracın şüpheli trafiği, güzergahın gece saatlerinde sosyal yaşam alanlarından uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçmesi dikkat çekti. Öte yandan soruşturmada yer alan yer altı görüntüleme raporunda, Pertek’te bir mezarlık yanında arama yapıldığı belirtildi. Raporda, cihazın uyarı vermesi üzerine şüpheli bir boşluk tespit edildiği; boşluğun mezar görüntüsüne benzediği kaydedildi. Rapor’da ayrıca, tespit edilen boşluğa bir kişinin gömülmüş olabileceği, sonra da çıkarılmış olabileceği değerlendirmesi yer aldı.
Sende Yorum yap