“Futbolun itibarı” böyle kurtulur mu?
Gazeteciyiz... Hukukçu değiliz. Sınırlarımız belli. Ancak soru sormak, sorgulamak ve gerçeğin peşinden gitmek bizim işimizdir.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyelerinin tamamı hukukçu; aralarında avukatlar, savcılar ve akademisyenler var. Elbette onların yerine geçip hüküm verecek değiliz. Ama şunu söylemek de bizim hakkımız: Bu kurulun aldığı her kararın hukuka dayanması, adil, tarafsız ve yansız olması gerekir.
Peki, Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’ya verilen para cezası ve hak mahrumiyeti gerçekten hukuk açısından ne kadar yerinde?
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinden sonra yaptığı açıklamalara baktığımızda; hakaret nerede? Türk futbolunu aşağı çeken ifadeler hangileri?
Ortada tartışmalı hakem ve VAR kararları varken bir kulüp başkanı konuşmayacak mı? Eleştirmeyecek mi? İstifaya davet etmeyecek mi?
Eleştiri, ifade özgürlüğünün temelidir. Yeter ki hakaret içermesin. Mevcut açıklamalarda açık bir hakaret unsuru görmek zor. Bir kurumu ya da bir kişiyi istifaya davet etmek, tek başına hakaret sayılabilir mi?
Asıl merak edilen nokta şu: Kurul, hangi kelimeye ya da hangi ifadeye dayanarak bu cezayı verdi?
Gerekçe olarak ‘kurumların itibarını zedelemek’ ifadesi kullanılıyor. Ancak bu kadar genel bir gerekçe, kamuoyunu tatmin etmekten uzak. Tek cümleyle değil, açık ve detaylı bir şekilde açıklanması gerekir.
Çünkü şeffaflık, güvenin temel taşıdır...
Neyse ki Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu var. Beşiktaş başvurusunu yaptı. Gözler şimdi oradan çıkacak kararda. Umarız bu tartışmalı cezalar yeniden değerlendirilir.
Yılmaz sonunda gemileri yaktı
Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz görevinden istifa ederken, TFF ve MHK’yi top ateşine tuttu:
“MHK Başkanı, Ali kıran baş kesen gibi, keyfi yerinde. Kim koruyorsa onu? Büyükler koruyor tabii. Çok rahatlar. Bu MHK başkanına niye dokunulmuyor? Hakemler bizi rahat rahat doğruyor, Türk futbolunun kalitesi yerlerde...”
Neydi Burak Yılmaz’ı bu noktaya getiren? Rizespor-Gaziantep maçı. Son bölümler, skor 1-1... Rize’nin attığı golde Gaziantep kalecisine yapılan gri falan değil, yüzde yüz net faul! Ve sonuçta kaybedilen üç puan var. Hadi siz siz olun, Burak Yılmaz’ın yerine kendinizi koyun, isyan etmeyin!
Belli ki, Burak Yılmaz’da bıçak kemiğe dayanmış, kırıldı, kıralacak, köprüleri yıktı, gitti! Ağır ceza kapıda, biliyoruz!
Eee ne demiş atalarımız: “Doğruyu söyleyeni, dokuz köyden kovarlarmış”...
O konuşmasın, o sussun! Nereye kadar? Bırakın konuşsunlar, bırakın ceza vermesinler...
Adres bellidir, Türkiye Futbol Federasyonu... Konuşarak doğruyu bulalım... Ne dersiniz?
GÜZEL SÖZLER
“Ah mümkün olsa, savaştan barış, barıştan insan yapardım ve her sabah çocuklara kurşun yerine şiir atardım.”
NAZIM HİKMET
Sende Yorum yap