Ya kelepçe ya deli gömleği...

ABD’nin baskı, tehditlerine rağmen Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin oybirliğiyle aldığı yakalama emri uyarınca soykırım ve savaş suçlusu İsrail Başbakanı Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Gallant sanık sandalyesine oturtulmak için resmen “aranan” kişiler... Normalde Netanyahu Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ya da AB üyesi ülkelerin herhangi birine veya UCM’ye taraf 124 ülkeden birine gittiğinde yaka paça tutuklanıp, doğrudan Lahey’deki UCM’ye paketlenmesi gerekiyor bu kararla. Hatta o ülkelerden birinin hava sahasını kullandığında uçağının indirilmesi ve aynı işleme tabi tutulması da şart koşuluyor. Bugüne kadarda bu ülkeler arasında UCM’nin kararlarını uygulamayan yok diye biliniyordu!..
Tescilli katil Netanyahu 2019 yılından beri kendi ülkesinde de hakkındaki üç ayrı yolsuzluk dosyasında, “rüşvet, emanete ihanet ve kişisel amaçlar için görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla yargılanıyor. Görevdeyken yargılanan ilk İsrail Başbakanı olarak da tarihe geçen Netanyahu kendisi ve ülkesi adına bir utanç örneği... Ülkesinde de her an hapis korkusuyla yaşıyor.
Netanyahu hem dünya hem ülkesi için kara bir leke, bela yani... Dolayısıyla çoktan biletinin kesilmesi gerekirdi...
★ ★ ★
Ancak; ABDbaşkanları önceki Biden,şimdiki Trump’ın kol kanat germesi ve kafayı sıyırmış Netanyahusever üç beş ABD’li senatörün tehdit, şantajlarından korkan sözde hukuk ve insan hakları savunucusu ülkeler “yakalama” kararını uygulamıyor, uygulayamıyor… Bazı ülkeler esip gürledi ama sadece o kadar.. BM organlarında yargılanıpuluslararası mahkemelerde hakkında tutuklama kararı çıkarılmasına rağmen New York sokaklarında dolaşabilen ve utanmadan Genel Kurul salonunda konuşturulup, ayakta alkışlanan bir katilden söz ediyoruz nihayetinde... Adam BM’yi bile tehdit etti pervasızca. Kim takar BM’yi, uluslararası mahkemeleri durumu yani!..
Aynı kepazelik kendi ülkesindeki mahkemeler için de geçerli… 2019’dan bu yana her duruşma tarihi yaklaşırken İsrail medyasında katil Netanyahu hakkında “bu sefer işi tamam, artık defteri dürülecek, cezaevi yolu göründü” gibisinden haberler yer alıyor. Aynı zamanlama kapsamında Netanyahu ise daha da şuursuzlaşıyor, her duruşma öncesinde bir yere saldırıyor... Bir yerde savaş başlıyor ya da yeni bir cephe açılıyor..Güvenlik ve siyasi gerekçelerle yaptığı erteleme talepleri, defalarca kabul edildi, ediliyor… Cezaevine düşmekten, kelepçeden korkan Netanyahu’nun daha yeni kabul edilen son erteleme talebi de “İran ile savaşta hayati tehlikesi var, duruşmaya gelmesi risk içeriyor” palavrasıyla korkaklık üzerine kurgulu yine...
Ama aynı hastalıklı kafa, klinik vaka Lübnan’a kesintisiz saldırılarını sürdürüyor bir yandan da… Üstelik sadece vurmakla kalmadı, Lübnan sınırına yakın bir noktaya gidip, etten duvar oluşturan İsrailli askerler arasında verdiği çelik yelekli görüntüsüyle atıp tuttu bir de. İsrail medyasında bu şovun Netanyahu’nun saklandığı sığınaktan yapıldığına dönük haberler de var tabii.. Netanyahu’nun şovunda salladığı, zırvalıklar da şunlar:
“Lübnan’daki savaşa kararlılıkla devam edeceğiz. Suriye ile ilgileneceğiz. Çok büyük işler yaptık ama işimiz bitmedi..”
ABD’yi, Trump’ı vekil güç gibi kullanıp kan ve katliama devam yani… Mesela bütün dünya Hürmüz Boğazı’nı konuşuyor, nasıl açık kalacağını tartışıyor, Trump da öfkesinden ne yapacağını şaşırmış durumda. Trump’ın ayaklarına Hürmüz’ü prangalayan Netanyahu ise ABD’ye “sen orada dünyayı oyala ben burada toprak işgali ve katliama devam edeyim” şeytanlığında. İran’ın tanımlamasıyla Küçük Şeytan, Büyük Şeytan’ı oynatıyor ya da...
★ ★ ★
Hayali de Kıyamet senaryosu... Savaş çılgınlığına devam edip artık bu duruşma çağrısı ve erteleme palavralarını da sonlandırmak belli ki… Hatta hastalıklı kafasıyla kendisine kahramanlık payesi verilmesini bile bekliyor, düşünüyor olabilir!..Trump’ın Kasım 2025’te İsrail Devlet Başkanı Herzog’a bir mektup göndererek Netanyahu’nun affedilmesini talep ettiği ve bunu bir çok kez dillendirdiği de bilinen durum… Ama Netanyahu ne yaparsa yapsın sonunun hapishane ya da tımarhane olacağı belli. Dünyanın huzuru için ya kelepçeli ya deli gömlekli bir fotoğraf karesi şart yani.. Vicdanlarda da kalemi çoktan kırıldı zaten..
Categories: Ya kelepçe ya deli gömleği...
Sende Yorum yap