AKDENİZ MUHTIRASI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in Yunanistan ve Kıbrıs’la birlikte askeri ittifak oluşturmasını eleştiriyor.
Bu ittifakın baş hedefinin Türkiye olduğunu belirtmeye gerek yok.
Peki diğer Akdeniz ülkelerinin durumu nedir?
İspanya’nın İsrail’e karşı en sert dili kullandığını biliyoruz.
Son haftalarda İtalya da İspanya’ya eklendi.
Başbakan Meloni fırtınalar estiriyor.
Türkiye’nin İsrail’e karşı tavrı malum.
Bu üç ülke ayrı ayrı İsrail’e karşı tavır alıyor.
Ama sesleri yeterince güçlü çıkmıyor.
Başka ne yapılabilir?
Akdeniz’de başka ülkeler de var.
Örneğin Fas, Cezayir ve Tunus halkları da İsrail’e karşı ağır nefret içindedir.
Bu ülkelerden Cezayir ve Tunus hükümet düzeyinde İsrail’le kavgalıdır.
Türkiye’ye düşen nedir?
Evet bir ittifak oluşturmak kolay değil...
Ancak hiç değilse...
İspanya, İtalya, Tunus, Fas ve Cezayir’le birlikte bir “ortak bildiri” yayınlamak düşünülemez mi?
İsrail’e karşı bir “Akdeniz ortak bildirisi”...
Milyonlarca halkın soluğunu taşıyacak bir ortak bildirinin rüzgârı İsrail’i etkilemez mi? Dünyaya mesaj olmaz mı?
Bizce az şey değildir...
Üzerinde düşünmeye değer...
Böyle bir bildiri aynı zamanda bir samimiyet testi de olacaktır.
Hadi bakalım... Görelim öfkelerin denizlere yansımasını…
SARNIÇ
Sultanahmet’teki tarihi Yerebatan Sarnıcı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden devralındı...
Gerekçe olarak sarnıcın tescilli vakıf eseri olması gösterildi.
İstanbul Belediye Başkan Vekili Nuri Arslan bu devire tepki gösterdi. Ve sordu:
- Türkler Anadolu’ya 1071 yılında Malazgirt Savaşı ile girdiler. Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılı ise 1299... Bu sarnıç 565 yılında yani Türklerin Anadolu’ya gelişinden 500 yıl önce yapılmış. Nasıl Osmanlı Vakıf eseri olabilir?
Tartışma bu yönde!
ABD
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü açıklıyor...
ABD, 240 yıllık tarihinin sadece 16 yılını savaşsız geçirmiştir.
Halen yaklaşık 80 ülkede yaklaşık 800 askeri üssü vardır.
Doğal olarak... ABD küresel ve bölgesel kaosun arkasındaki en önemli aktördür.
2001 yılından bu yana Irak, Afganistan, Suriye, Yemen gibi ülkelerde en az 430 bin kişiyi öldürmüş, milyonlarca insanın açlık, hastalık ve yoksulluktan ölümüne yol açmıştır.
Bu bölgelerde çıkan savaşlarda 38 milyon insan ölmüş, milyonlarca insan göçe zorlanmıştır.
ABD başka ülkelerdeki askeri üsleri müttefiklerini korumak için bulundurduğunu söyler. Ancak gerçekte bu üsler ABD’nin bölge politikalarını etkilemesine, ekonomik çıkarlarını sürdürmesine yaramaktadır.
Bütün bunlardan daha vahim olan mı?
ABD’nin başında üç dakikada bir fikir değiştiren bir başkanın bulunması.
Dünya düzenini sağlama görevinin bu zata düşmesi…
SİNEMA
İki ünlü aktörden iki mesaj...
Marlon Brando konuşuyor:
- Bütün insanlar aktördür, diyor...
Nedenini izah ediyor:
- Akılınızdan geçen bir şeyi söylemediğiniz veya onu belli etmemeye çalıştığınız zaman (rol) yapıyorsunuzdur. Veya inanmadığınız bir şeyi söylüyorsanız yine inanmış gibi rol yapıyorsunuzdur...İnsanlar gün içinde sayısız defalar bunları yaparlar. Herkes aktördür...
★★★
Halen hayatta olan ünlü aktör Michael Caine tiyatro sanatının inceliklerini anlatıyor...
- Bir filmde sarhoş rolü yapıyordum... Devrile devrile yürümeye, peltek peltek konuşmaya çabalıyordum. Rejisör “sen ne yapıyorsun” diye sordu. Sarhoş rolü yapıyorum, dedim...
Yönetmen gülümsemiş..
- Sarhoş öyle davranmaz, demiş...
- Nasıl davranır?
- Sarhoş içkili görünmeye çalışan ayık adam değildir. Sarhoş, ayık adam gibi davranmaya çalışan bir içkili adamdır. Düzgün yürümeye, düzgün konuşmaya çalışır. Sarhoş olduğunu belli etmeye değil belli etmemeye çalışır. Arada fark var...

KAMONDO MERDİVENLERİ
Galata’nın süsü Kamondo merdivenleri... Uğur Ergun dostumuz resimlemiş, her gün gelinlerin damatların gelip burada fotoğraf çektirdiklerini anlatıyor... Bu zarif merdivenleri Banker Kamondo yüz küsur yıl önce yaptırmış. Kızının okula kolayca gitmesi için yaptırdığı söylenir. Bir iş adamının bir şehre küçük ama anlamlı armağanıdır bu merdivenler. Mimari bir zevk ile inşa edilmiş olup hem tırmanmayı kolaylaştırır hem estetik bir görüntü oluşturur. Yapıldığı tarihte kentin simgelerinden biri olacağı düşünülmüş müdür? Sanmayız. Ama beton kıvrımlar hâlâ yaşıyor ve kendiyle birlikte bugünkü nesilleri de geleceğe taşıyor.
Sende Yorum yap