İnsanlığa bir saldırı daha

Aydın Hasan - İsrail’in Gazze ablukasını kırmayı ve insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden Akdeniz’e açıldı. İsrail savaş gemileri ve drone’ları, yardım filosunu Girit Adası’nın batısında, uluslararası sularda, Yunan kara sularına yaklaşık 54 mil mesafede abluka altına aldı. İsrail güçleri, 29 Nisan gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda botlarla yanaştıkları 39 farklı ülkeden, 31’i Türk vatandaşı aktivistin yer aldığı filoya yasa dışı müdahalede bulundu.
20 Türk alıkonuldu
Saldırı, Gazze’ye yaklaşık 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularının açığında düzenlendi. Filo yetkililerinin açıklamasına göre; İsrail 21 tekneyi alıkoydu. Kurtulan 17 tekne Yunan kara sularına girdi. Dün itibarıyla 14 tekne ise Yunan kara sularına doğru seyrini sürdürüyordu. İsrail tarafındanfilodaki Türk vatandaşlarından 20’si alıkonuldu.
Operasyon üssü Girit
Alınan bilgiye göre; İsrail Ordusu, saldırıda Girit Adası’nı lojistik ve operasyonel bir üs olarak kullandı. Saldırıda kullanılan botlar ile görev alan unsurlar, İsrail donanmasına özgü bir korvet olan Sa’ar 6 tipi savaş gemileri ile bu hafta başından itibaren Girit’e getirildi. Bu durum, Yunanistan’ı fiilen İsrail’in hukuk dışı saldırısının suç ortağı şüphelisi haline getirdi.
İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında Doğu Akdeniz bölgesinde Girit’i de kapsayan kapsamlı bir askeri iş birliği bulunuyor. Girit, üç ülkenin ortak tatbikatlarında lojistik ve operasyonel merkezlerden biri olarak kullanılıyor.
Alman yapımı korvetler taşıdı
Sa’ar 6 sınıfı korvet filosu, Alman Thyssen Krupp Marine Systems tarafından İsrail Donanması için inşa edilen dört savaş gemisinden oluşuyor. Bu korvetler, İsrail’in yakın deniz alanı içinde gaz rezervlerini ve deniz yetki alanlarını koruma amaçlı tasarlandı.
Üçte biri Almanya’dan
İnşaat maliyetinin 480 milyon dolar olduğu, bunun üçte birinin Alman Hükümeti tarafından sübvanse edildiği belirtiliyor. Almanya, Gazze katliamları sırasında ABD’den sonra İsrail’e en çok silah sağlayan ikinci ülke konumunda. Almanya 8 Ekim 2023’ten 5 Haziran 2025’e kadar İsrail’e toplam 492 milyon euro tutarında silah satış izni verdi. Artan kamuoyu baskısı nedeniyle ağustos ayında İsrail’e silah ihracatına kısıtlamalar getirildi. Ancak bu kısıtlamalar üç ay sürdü. Böylece Almanya,İsrail’in en güçlü destekçileri arasında yer almaya devam etti.
‘Politikanız değişecek mi?’ sorumuzyanıtsız kaldı
Milliyet’in “Almanya’nın İsrail’e yönelik silah ve savunma sanayii ürünleri satış politikasını değiştirip değiştirmeyeceği veartan tepkiler nedeniyle bu alandaki ticarete sınırlama getirip getirmeyeceği” yönündeki sorusuna Alman Büyükelçiliği, Almanya-İtalya Dışişleri Bakanlıkları ortak açıklamasını ileterek yanıt vermekle yetindi. Açıklamada “İtalya ve Almanya, Sumud Filosu ile ilgili gelişmeleri büyük bir endişeyle takip etmektedir. Uluslararası insani hukuk uyarınca vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak ortak önceliğimizdir” ifadeleri yer aldı.
Aynı soruyu mail yoluyla ilettiğimiz Almanya Dışişleri Bakanlığı’ndan ise gazetemiz baskıya girene kadar herhangi bir yanıt alamadık.
YUNAN MUHALEFETİ TEPKİLİ: Suç ortağı olmayın
Yunanistan’da muhalefet, Yunan hükümetinin, filonun Yunanistan’ın arama kurtarma sahasından engelsiz geçmesini sağlamasını talep etti. Yeni Sol Parti açıklamasında “Yunanistan, terör devleti İsrail’in ve savaş suçlusu Netanyahu’nun suç ortağı olmayı bırakmalıdır” ifadesini kullandı. Yunanistan Komünist Partisi İsrail ile stratejik iş birliğinin sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Eski Maliye Bakanı Yanis Varoufakis de “İsrail gemileri ve drone’ları, Girit kıyılarında tekneleri taciz ediyor. Yunan hükümeti ya suç ortağı ya da denizlerimizi İsrail’den korumaktan aciz” dedi.
‘Uzaktan izledi’
AA’nın haberine göre Yunanistan’daki “March to Gaza Greece” isimli aktivist grup“İsrail, Yunanistan’ın doğrudan iş birliğiyle özgürlük filosuna saldırdı. Filoya ait tekneler, Yunanistan arama kurtarma alanında yasa dışı şekilde engellenirken Yunanistan Sahil Güvenliği uzaktan izledi” açıklamasında bulundu. Filonun ilk girişiminde yer alan aktivist Yasonas Apostolopulos, birçok teknenin yardım çağrısında bulunmasına rağmen Yunan Sahil Güvenliğinin karşılık vermediğini belirtti. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı önünde de protesto gerçekleştirildi.
Sözcü: İstişare yok
Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis ise “Yunan makamlarıyla önceden bir istişare yapılmadı. Yunan makamlarının, arama ve kurtarma durumları haricinde uluslararası sulara müdahale etme hakkı yoktur” dedi. Sözcü, Sahil Güvenliğinbölgede olduğunu doğruladı. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise İsrail’den gemilerini bölgeden çekmesi istenirken, “İtidal ve uluslararası hukuka tam saygı çağrısında bulunuyoruz” denildi. DIŞ HABERLER SERVİSİ
TBMM tek ses
TBMM Genel Kurulu’nda, “Küresel Sumud Filosu’na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale” hakkında Meclis Başkanlığı Tezkeresi dün oy birliğiyle kabul edildi. Tezkerede“Söz konusu korsanlık eylemibir savaş suçudur. Tüm siyasi partilerimiz ve milletvekillerimizle birlikte TBMM olarak hukuksuz bir şekilde alıkonulan vatandaşlarımızın ve Gazze halkına insani yardım ulaştırmak için yola çıkan insanlık cephesinin tüm üyelerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Küresel Sumud Filosu’nun mensuplarına karşı İsrail işgal güçlerince işlenen tüm suçların uluslararası mahkemelerde hesabının sorulmasının öncüsüolacağız” denildi. / MEHTAP GÖKDEMİR Ankara
Siyasilerden tepki yağdı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Siyonist İsrail terör kuvvetlerinin hukuku, insanlığı ve vicdanı hedef alan bu barbarca eylemi, hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Bu saldırıaçık bir savaş suçudur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İsrail yönetiminin; ekmek, ilaç, dayanışma taşıyan bu filoya müdahale etmesi, hukuksuzluğun da ötesinde açık bir haydutluktur.
Adalet Bakanı Akın Gürlek:Dışişleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımızla eşgüdüm içinde, vatandaşlarımızın hukukunu en güçlü şekilde koruyacağız.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Sivillerin vicdanını temsil eden bu girişimin hedef alınması, yalnızca yardım çabalarına değil, insanlığın ortak değerlerine yönelmiş bir tehdittir.
Re’sen soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Küresel Sumud Filosu’na İsrail’in gerçekleştirdiği şiddet eylemleriyle ilgili re’sen soruşturma başlatıldı.

‘Bu kadar erken beklemiyorduk’
FilodakiDiobol’o adlı teknede bulunan Türk aktivist Ferzan Çiftçi, filonun birlikte hareket ettiğini ancak bazı gemilere beklenenden daha erken müdahale edildiğini söyledi. Çiftçi, “Müdahale edilen gemilerle birlikte ilerliyorduk. Ancak bazı gemilere müdahale oldu. Bu kadar erken bir müdahale beklemiyorduk. Gazze’ye daha yakın bir noktada olacağını düşünüyorduk” ifadelerini kullandı. / ÇİĞDEM YILMAZ - Haber Merkezi
‘Sınır tanımayan apartheid’
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, saldırıyı “sınır tanımayan apartheid” şeklinde niteledi. Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) Sol grup mensubu milletvekilleri tarafından yapılan açıklamada, saldırının uluslararası hukukun ihlali olduğu belirtildi.İtalya Dışişleri Bakanlığı, Tel Aviv ve Atina’dan bilgi talep etti.
AB ise insani yardım aracı olarak filo yöntemini teşvik etmediklerini yineleyerek, İsrail’e uluslararası hukuka saygı gösterme çağrısında bulundu.
İspanya, saldırıyıen sert şekilde kınadı ve İsrail Maslahatgüzarı’nı Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.
Dışişleri Bakanlığı: Uluslararası hukuku hedef aldı
Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Uluslararası sularda yapılan saldırı bir korsanlık eylemidir. İsrail, insani değerleri ve uluslararası hukuku hedef almıştır. İsrail’in bu saldırganlığı aynı zamanda uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi ilkesini ihlal etmektedir. İsrail’in bu hukuk tanımaz eylemine karşı uluslararası toplumu ortak bir tutum takınmaya davet ediyoruz. Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumu konusunda ilgili diğer ülkelerle beraber gerekli tüm girişimler yapılmaktadır” denildi.
MSB: Tedbirler alınıyor
Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
“Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke olarak, bölgede meydana gelen gelişmeler yakından ve hassasiyetle takip edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından daha önce de yaptığımız gibi insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır.”
Sende Yorum yap