Universal, Spotify ve musluk suyu
Global müzik sektörünün en büyük oyuncusu Universal, Spotify’daki hisselerinin yüzde 50’sini 1.4 milyar dolara satışa çıkarıyor. Önceki gün ekonomi sayfalarında gündem olan bu haberde satış, şirketin hisse geri alımı hamlesinin bir parçası olarak ifade edildi. Universal bu kararı yatırım fonu Pershing’in kendisini satın almak için yaptığı 64 milyar dolarlık teklifin ardından aldı.
Müzik sektörü şu ara hareketli sizin anlayacağınız. Universal’in bu hisse satışından gelen paranın bir kısmı sanatçılarına dağıtacak. 2018’de Taylor Swift, Universal ile anlaşmasını yenilerken bazı şartlar öne sürmüş, bu sayede sadece kendisi değil Universal’da bulunan bütün sanatçılar kazanımlar elde etmişti. Bunlardan biri Universal’in Spotify’da bulunan yüzde 3.4’lük hisse payının satışıyla ilgiliydi.

Taylor Swift’in Universal ile yaptığı anlaşmayla tüm sanatçılar kazanımlar elde etmişti
Önceki gün duyurulan satış gerçekleşirse 1.4 milyar dolarlık gelirin bir bölümü Taylor Swift maddesi gereği sanatçılara bir kereye mahsus ve geri alınamaz şartıyla dağıtılacak. Bu iyi haber. Ancak Universal’in bu hamlesi başka bir gelişmenin işareti de olabilir. Universal bir hamle yaptığında sadece kendi bünyesinde değil, müzik sektörünün genelinde sanatçısından set emekçisine, büyüğünden küçüğüne herkes için taşlar yerinden oynar. Benim merak ettiğim, Universal acaba Spotify’ın geleceğini nasıl görüyor? Acaba 10 yıl sonra hayatımızda Spotify olacak mı? Bu ikinci soruyu herkes soruyor ve yanıtını yana yakıla arıyor.
Stream dünyasının geleceğinin yapay zekâ tarafından tehdit edildiği uzunca bir süredir dillendiriliyor. Bu öngörüyü savunanlar yapay zekâ üretimi şarkıların bot hesapların sosyal medyayı istila etmesine benzer bir yoğunlukla ve belki daha da hızlı bir şekilde platformları ele geçirmeye başladığını görüyor ve bu gidişin iyiye doğru olmadığını anlıyorlar. Artık platformlara yüklenen yapay zekâ üretimi içeriklerin sayısı insan üretimi gerçek şarkıların/müziklerin sayısını geçmiş olabilir.
Neden böyle bir trend var, konuyu takip etmeyenler için açıklamaya çalışalım. Yapay zekâ ile müzik üretmek çok kolay. Saniyeler içinde binlerce içerik oluşturabilir bunları platformlara yükleyebilir ve algoritmayı kandırabilirsiniz. Beslenmeyi bekleyen binlerce on binlerce, hatta kullanıcı elinden çıkanları da sayarsak milyonlarca liste için algoritma şarkılar önermek zorunda. Bu şarkıları ararken ihtiyacı olan kriterlerin ne olduğunu çözerseniz ki bu zor değil, iki kere iki dört ediyor. Yaptığınız şey devamlı yeni şarkı bekleyen bir sistemi yapay zekâ kullanarak beslemekten başka bir şey değil. Platformlar türlü yazılımlarla yapay zeka üretimi işleri bulup ayıklamaya çalışsa da halen bu işle başa çıkabilmiş değiller.
Sistem artık giderek insansızlaşmaya doğru gidiyor özetlemeye çalışırsak. Platformların oluşturduğu dijital evrende gerçekleşen trafiğin büyük bölümü yapay zekâ elinden çıkıyor. İnsansızlık bir yana platformlar şarkı olmayan şarkıları dinleyen botların oluşturduğu geliri bu işi yöneten hesaplara aktarırken müzisyenlerin de zaten az olan gelirinden yiyor. Interscope ve Geffen’in kurucularından, sonradan Beats kulaklık markasıyla girişimciliğe atılan Jimmy Iovine geçenlere Spotify’ın gelecekte var olmayacağını çünkü bu gelir sisteminin kimse için sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Iovine platformların müziği değersizleştirdiğini düşünüyor. Bunun için de Avrupa ve Amerika’da restoranlara kullanılan “musluk suyu” örneğini veriyor. Şişe su alırsanız bu ücretlidir. Ancak şişede musluk suyu (tap water) isterseniz bu bedavadır ve işletmeler bunu standart hizmet olarak sunarlar. Iovine’e göre müzik platformlar döneminde bedava musluk suyuna dönüştü.
Bakalım yakın gelecek nelere gebe. Merakla bekliyoruz.
Categories: Universal, Spotify ve musluk suyu
Sende Yorum yap