s

Yapay zekâ toplumsal cinsiyete önyargılı

Dünya genelinde markaların, ajansların ve sektör kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin görüşlerine dayanan rapor, kapsayıcı pazarlamanın bugünkü durumuna, hangi faktörlerin ilerlemesini sağladığına ve ilerlemenin önündeki tehditlere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.

Rapor, Unstereotype Alliance’ın 2021 yılındaki ilk “Sektör Durum Raporu”nu yayımlamasından bu yana, kapsayıcı pazarlamayı ve reklamcılığı en çok şekillendiren beş kilit trendi inceliyor: Marka değerini artıran bir unsur olarak kalıp yargılardan arınmış içerikler, özgünlüğe yönelen tüketici beklentileri, ilerlemenin temeli olarak işyerinde kapsayıcılık, dijital ve sosyal medyanın etkisi ve risk ile fırsatı dengeleyen bir biçimde yapay zekâ ve teknolojinin kullanımı.

Ticari fayda kanıtlandı

Rapor, Unstereotype Alliance’ın Oxford Üniversitesi Saïd Business School ile birlikte yürüttüğü “Kapsayıcılık = Gelir” araştırmasından da yararlanıyor.

Söz konusu araştırma, daha kapsayıcı reklam uygulamalarına sahip markaların kısa vadede yüzde 3,46, uzun vadede ise yüzde 16,26 daha yüksek satış geliri elde ettiğini kanıtlıyor. Kapsayıcı markaların tüketicinin ilk tercihi olma oranı yüzde 62 daha yüksek. Ayrıca bu markalar yüzde 54 daha yüksek fiyatlandırma gücüne ve yüzde 15 daha yüksek müşteri sadakatine sahipler.

Bununla birlikte rapor, bu alandaki gelişmenin hala tutarsız olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 2025 yılı, GUM (Gender Unstereotype Metric) skorlarındaki yüzde 30’luk artışla birlikte 2021’den bu yana toplumsal cinsiyetin olumlu temsilinde en büyük iyileşmeye sahne olurken; küresel veriler, engelli bireylerin ve ileri yaştaki tüketicilerin reklamlarda temsilinin hala yetersiz kaldığını gösteriyor.

Dünyadaki engelli nüfus oranı yüzde 15 olmasına rağmen, incelenen reklamların sadece yüzde 3’ünde engelli bir bireye yer veriliyor.

Üretken yapay zekâ (Generative AI), sektörün karşı karşıya olduğu hem en umut verici hem de en acil konu olarak öne çıkıyor. Raporda yer alan araştırmalara göre, yapay zekâ sistemlerinin yüzde 44’ü toplumsal cinsiyete dayalı önyargı, yüzde 26’sı ise hem toplumsal cinsiyete hem de ırka dayalı önyargı sergiliyor.

Buna karşın pazarlamacıların yalnızca yüzde 51’i, yapay zekâ tarafından üretilen kreatif içerikleri yayınlanmadan önce test etmek için insan denetiminden geçiriyor.

Fırsat ve risk

Mars Küresel Sorumlu ve Amaç Odaklı Pazarlama Direktörü ve Unstereotype Alliance Başkan Yardımcısı Jacqui Stephenson, şu uyarıda bulundu: “Üretken yapay zekâ, pazarlama dünyasında hızla benimseniyor, ancak bu hala gelişmekte olan bir alan ve kapsayıcılığın uygulamada bu sistemlere de yerleştirilmesi konusunda ciddi bir güven açığı var. Bu çok önemli, çünkü üretken yapay zekâ, yaratıcılığı ve verimliliği hızla artırabildiği gibi, eğer bilinçli davranmazsak, ön yargıları da aynı hızda büyütebilir. Mars’ın öncülüğünde Unstereotype Alliance olarak, bu güven açığını kapatmaya yönelik bir çalışma grubu kurduk. Bu yeni inovasyon dalgasının daha geniş bir temsilde ve kapsayıcı sonuçlar vermesini sağlamak üzere üyelerimizi pratik yönergeler oluşturmak için bir araya getiriyoruz.”

Adil Topraklar projesiyle üretici kadınlara destek

Türkiye’de tarım ve gıda sektöründe üretici kadınlar, bilgiye ve pazara erişimde önemli engellerle karşı karşıya kalırken, bu alanda yeni bir destek modeli hayata geçiriliyor. Compass Group Foundation desteğiyle, Sofra/Compass Group Türkiye ve Türetim Ekonomisi Derneği (Türetim) iş birliğinde hayata geçirilen Adil Topraklar Projesi, kadın üreticilerin adil üretim süreçlerini güçlendirerek pazara erişimlerini artırmayı hedefliyor.

“Adil Topraklar Projesi” ile tarım ve gıda alanında emek veren kadın üreticilerin bilgiye, dayanışma ağlarına ve pazara erişimini güçlendirilecek. Proje kapsamında katılımcılara yalnızca eğitim değil, aynı zamanda birbirlerinden öğrenmeye ve desteklemeye yönelik de bir destek mekanizması kurgulanacak. 10 hafta sürecek program kapsamında katılımcılar; Türetim Ekonomisi ve pratikleri, sosyal medya iletişimi, hikâye anlatımı, müşteri ilişkileri, finansal okuryazarlık, kriz yönetimi ve yapay zekâ kullanımı gibi başlıklarda çevrim içi eğitimler alacak. Eğitimlerin ardından sunulacak mentorluk desteğiyle, katılımcıların edindikleri bilgi ve becerileri üretim süreçlerine ve iş modellerine entegre etmeleri hedefleniyor. Proje süresince düzenlenecek çevrimiçi buluşmalarda, tarım ve gıda alanında çalışan farklı paydaşlar deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Bu oturumlarda doğa ve insan için adil üretim örnekleri, saha deneyimleri ve ilham verici başarılı uygulamalar ele alınacak. Programın sonunda gerçekleştirilecek fiziksel etkinlikle restoran şefi kadınlar ile projeye katılan üretici kadınların bir araya gelmesi planlanıyor. Bu buluşma sayesinde türeticiler arasında doğrudan temas kurulması ve adil türetim hikâyelerinin daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.

Projeye katılım kriterleri şu şekilde belirlendi: Tarım veya gıda alanında aktif olarak üretim yapmak, bireysel, topluluk temelli ya da işletme yapısında faaliyet göstermek, kadın liderliğinde ya da kadın emeğinin yoğun olduğu bir üretim yapısı içerisinde yer almak. Başvurularda yaş sınırı aranmıyorç Adil Topraklar projesine başvurular 22 Haziran 2026 tarihine kadar devam ediyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.