Ucuz adamları ciddiye almak...


Türkiye olarak yaptığımız en büyük hatalardan birisi ucuz adamlara ederlerinden fazla değer vermek.
Bunun son örneği İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar.
Televizyona çıkıp, “Türkiye’yi düşman ülke ilan etmeliyiz” dedi, “Türkiye bize saldırırsa bedelini öder” dedi, konuştu durdu.
Şaşırmadım zira seçimlere 4 ay kala konuşacak başka bir konusu yok.
Kendi ülkesinin sanatçılarıyla uzun zamandır kavgalı, İsrail’in Oscar’ı olarak bilinen Ophir Ödülleri’ni iptal edip, sadece kendi ideolojisine yakın filmlerin teşvik edilip, ödüllendirileceği bir sistem kurmaya çalıştı, boykotlardan beceremedi, dışlanınca sinema yasasını kaldırmayı önerdi.
Geçen ay bir yolsuzluk soruşturması nedeniyle saatlerce ifade vermek zorunda kaldı.
Hem faşistliğinden hem de yolsuzluğundan söz ettim ya tahmin edebileceğiniz gibi Zohar’ın siyasi idolü elbette Netanyahu.
Bu tür adamlar sadece İsrail’de değil Yunanistan’da da var, saçmalamalarının sebebi sadece aktif siyaset değil bazen de Türkiye takıntıları.
Önceki gün bir okurum, Yunanistan’da çekilen ve bana saldırılan bir videonun linkini yolladı.
Şaşırtıcı değil, faşistler zaman zaman küfür, zaman zaman tehdit içeren mesajlar yolluyorlar, yine öyle bir yorum sandım, bu kez öyle değildi.
Videoda konuşan kişi Savvas Kalenderidis’ti.
Gayet iyi bildiğim bir isimdir bu, Yunanistan Gizli Servisi’nde görev yaptığı dönemde Öcalan’a refakat etmekle görevliydi. Nairobi’den tek başına döndüğünü hiç unutamadı.
Anadolu’ya uzanan aile kökleri, İzmir’de görev yaptığı dönemde MİT tarafından deşifre edilmesi gibi sebeplerden dolayı Türkiye düşmanlığı tescillidir.
Ajanlık yıllarının başarısızlıklarını yazdım ama siyaset yorumculuğu ajanlık kariyerinden de kötü birisi bu.
Mavi Vatan Yasası haberimi baştan sona çarpıttı, yalanına Yunanistan medyasındaki diğer habercileri ortak etmeye çalıştı, güldüm geçtim.
Geçmişte Öcalan’ın avukatlığını yapmış, oy oranı binde dört olan Yeni Sağ’ın Başkanı da bu listeye girer.
O da sıklıkla Türkiye’ye saldırıp, Türk halkından sanal alemde küfür yiyip, ülkesinde popüler olmaya, dikkat çekmeye çalışıyor.
Ucuz adamlara ederi kadar davranmak, onları görmezden gelmek lazım…
Şikayet değil, hareket zamanı…
Sanal ağlar, kullandıkları algoritmalar, şekillendirilen nesiller, reklam piyasalarının domine edilmesi...
Artık bilmediğimiz tehlike kalmadı.
ABD’den Yeni Zelanda’ya, Brüksel’den Güney Afrika’ya kadar tüm dünyadan bu sanal devlerin zararlarını onaylayan mahkeme kararları geliyor.
Göreceğimizi gördük ama bizim pozisyonumuz hâlâ tehlike var diye bağırmaktan öteye gidemedi.
AB’nin algoritmalarla ilgili düzenlemeleri başta olmak üzere çeşitli yasaları hızla çıkarmamız gerekiyor.
Herkesin gördüğü bir tehlikeyi sadece şikâyet ederek bertaraf edemeyiz.
Kılıçdaroğlu senaryoları...
CHP için bir sürü senaryo yazılıyor. Her senaryonun çeşitli destekçileri var.
Kurulan senaryolarda adı sıklıkla geçen kişilerin başında Kemal Kılıçdaroğlu geliyor.
Sanılanın aksine iktidar seçmeni için Kılıçdaroğlu, “kötünün iyisi” bile olarak kabul edilmiyor.
Özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine “tiyatro” ve “kontrollü darbe” tanımlamaları yapmış olmasını unutmayan çok insan var.
Bir de 2023 seçimlerinden savunma sanayii alanında faaliyet gösteren özel şirketlerle ilgili söyledikleri halen akıllarda.
Senaryolar kurarken bu 2 önemli başlığın sokaktaki algıda nelere yol açtığını atlamamak lazım...
Sende Yorum yap